Sözlük – 9
Sözlük 13 Eylül 2009, Pazar
Çaykur Rize Turist Çayı: Sallama (poşet) çaylar arasında en güzeli bu çaydır. 4 yıllık üniversite yurt hayatımda pek çok farklı çay tecrübe etmişimdir, ama gördüm ki bundan iyisi yok. Üniversiteye yeni başlayacak yavrucaklara nacizane tavsiyemdir. Ama derseniz ki “ille ben de deneyecem hepsini”, buyrun deneyin, yıllar sonra “sertalp doğru söylemişmiş” dersiniz.
Wallpaper Calendar 3 (WalCal3): Sevgili Enes’ten öğrenmiş olduğum çok değerli bilgisayar programı. Bence her öğrencinin/çalışanın bilgisayarında olması gereken bir araç. Masaüstünüzde sizi hiç rahatsız etmeyen ve yüksek esneklik sağlayan bir takvim programı. Sınavlarınızı, randevularınızı vb. kaydetmek, bunları görmek çok kolay. Geçen seneye kadar kareli kağıda elimle çiziyordum takvimleri, onun da tadı ayrıdır, sevgili mini mini birler isterlerse elleriyle çizsinler, isterlerse şuradan bahsettiğim programı indirsinler. Ama bir takvim şart. Programı internette bulmak çok zor, ben kendim sizler için yükledim, tadını çıkarın!
Kablosuz Mouse: Kullanmamışlar bilmez, müthiş bir rahatlıktır. Temassızlık sorunu olmaz mesela, uzun zaman kullanabilirsiniz. Bence mouse alacaksanız iyi bir yatırım yapıp kablosuz alın, ilerde rahat edersiniz. Mesela dün gece yattığım yerden yaklaşık 1,2 metre uzaklıkta olan bilgisayarı kontrol edip GS-BJK maçını izledim. Valla süperdi
Hele 3-0 kazanmamız ayrıca bir keyifliydi.
Muramasa: Zanpaktou’ları maddeleştiren zanpaktou. Bleach’in son bölümlerindeki ana düşman. Çok acayip bir tipi var, tırnakları da çok kötü. Ama her kötü karakter gibi (Ichigo’yu) ezmeye çalışma denemelerini onda da görmek mümkün. Beni en çok şaşırtan Hollow Ichigo ile Ichigo’nun son bölümde beraber savaşması oldu. Bankai’siz haliyle Zangetsu’yu darmaduman etti ki, görülmeye değerdi. Karakura Arc’ları saymazsak en iyi dövüş sahnelerinden biriydi. Sırf orayı görmek için izlenebilir bu doldurma bölümler. Bakalım daha ne kadar uzayacak bu Zanpaktou hikayesi.
Dip Not: Fotoğraf ve düzenleme yine bana ait


13 Eylül 2009 Saat:15:49
Çaykurun sallama çayını hiç denemedim ama benim favorim Liptonunki.Bi ara züğürt kaldığımız zamanların birinde oda arkadaşımla Bim’de satılan Berk marka sallama çaydan almak zorunda kalmıştık,O neydi öyle ya rezalet bir şeydi tat yok bir şey yok ,kesinlikle hiçbir şekilde çaya benzemiyordu tadı ,artık içine ne koydular bilemiyorum =)
kablosuz mouse konusunda katılıyorum sana,gerçekten büyük rahatlık .Bi tek pil derdi var işte =)
13 Eylül 2009 Saat:15:53
Yavrucak haa, ezdin resmen bu yıl üniversiteye başlayacak tüm çıtırları! hıh! Sanki kendisi çok yaşlı da haspam! -kendim hariç herkese kullanıyorum bunu da şimdi keşfettim.
-
Ben çay sevmem ; ama aklımda bulunsun.
Takvimi de indireyim büyük sözü dinlemek lazım.
13 Eylül 2009 Saat:15:57
Lipton’da fena değildir aslında..
Bir ara berke çay mı ne onu da denemiştim. Demlik poşet çayı bardak poşet olarak kullanmışlığımda vardır.
Kablosuz mouselarda pil sorunu olur diyorlar ama..?
13 Eylül 2009 Saat:15:57
Fotoğraf çok hoş, ama ikisi aynı renk olunca azıcık boğmuş gibi geldi, yazı tipiyle taşın rengi işte.
Bu yeni makinenle mi çekildi??? Hayırlı olsun tekrar.
13 Eylül 2009 Saat:17:04
fotografların gittikçe ilgi çekici oluyorlar bilal (:
tebrikler.
takvim için teşekkürler, böyle bi şey aklımdaydı hep, aramaya üşeniyordum.
bende logitech v400var kablosuz olarak. iki yıldır kullanıyorum. evladiyelik bi fare (: 10 metreye kadar kablosuz çekebiliyor. bilg. masanın üstündeyken, odanın karşı tarasındaki yatakta, dizim üstünde oynatıyorum fareyi. müthiş bi keyif (: iki yıl öncesine kadar çok acı çekmişim kablolularla, onu anlıyorum her geçen gün (:
13 Eylül 2009 Saat:17:20
Seinep; Bim’in o çayından biz de oda arkadaşımla içmiştik.
Pil derdi var, ama çok uzun süre gidiyor bir pil. Ben lazım oldukça Bim’den 4′lü pil alıyorum, ki o kadar kalitesiz olmasına karşın 2 ay felan gidiyor bir tanesi yaklaşık.
haspam; Ezmiyorum, onlara şefkat gösteriyorum
Bu arada evet fotoğrafı yeni makineyle çektim. Aslında asfalt sarı renk çıkmıştı, Photoshop’lanmış haliyle böyle oldu. Yaprağı biraz daha sararttım. Yazıyı öyle yaptım ki yaprak daha belirgin olsun.
Ersin; lipton’u Hüseyin seviyor sanırım ama bence Çaykur daha iyi. Pil sorunu temassızlık sorunundan daha az baş ağrıtıcı. Yaşasın özgürlük!
e.d.; çok sağolasın (:
Cidden müthiş keyifli bir şey. İşte, kullanan biliyor hehe.
Takvim işine yarar umarım.
Bende de logitech var, ama modelinden emin değilim
13 Eylül 2009 Saat:18:53
Oda arkadaşıyla içilen züğürt yurt öğrencisi çayı diyebiliriz o zaman biz ona kısaca :))) Çok kısa oldu hakketten
2 ay mı
yok daha neler
Hemde Bim’den alınmış piller ile
Benim kazık yiyip de aldığım şarjlı pillerim ancak 3 hafta falan gidiyor
Bak sana güvenip alıp deneyeceğim ,umarım mausumu mındar etmez içine akıp makıp
13 Eylül 2009 Saat:18:54
Ayrıca belirtmeden edemeyeceğim E.d’nin tabirine çok güldüm
Evladiyelik fare
Benimki de öyle bir şey işte
13 Eylül 2009 Saat:19:38
Ama markasına modeline alanına göre değişir süresi
İçine doğru akmaz ama ben yine de sorumluluk kabul etmiyorum
13 Eylül 2009 Saat:22:02
çaykur’un üstüne tanımam gerçekten… Diğerleri onun eline su dökemez!
Muramasa’ya gelirsek.. Bence ilginç bi karakter.. Tırnak bakımından Mayuri’ye bensiyor.. onunda bi tane tırnağı çok uzun ya..
ama bence yakışmış…
Şunuda söylemek isterim ki karakura arc üstüne tanımıyorum.. Diğer bütün arc’lardan daha güzel kanımca…
14 Eylül 2009 Saat:04:37
Eveet doğru, Mayuri’nin de bir tırnağı epeyce uzundu. Muramasa’nınkiler biraz da kirli mi duruyor ne? Kessin bence

Sizin kotaya noldu, sen izliyo musun hala?
Karakura Arc’ın üzerine yok cidden. Ne savaşlar gördük beah.
14 Eylül 2009 Saat:22:53
yaa babam baktı kotalıyı accık aşsak kotasız kadar ödüyoruz, amaaaan dedik kotasıza geçtik..
Davul zurna çaldıracam mahallede sevincimden…
15 Eylül 2009 Saat:03:01
Ooo süper olmuş
Ben de sevindim senin için hehe… Artık Bleach konuşuruz senle bol bol.
25 Eylül 2009 Saat:21:09
foto ve bilgilendirici ayzın çok güzelll Sertalp.ayy iyikii o 100 mimi ayzmışsın ve seni bulmuşum:):)
25 Eylül 2009 Saat:21:28
Sağolasın sanem
bence de iyi ki yazmışım