san_franciscoSon birkaç saattir şiir yazmaya çalışıyorum ama tek yaptığım yazıp yazıp silmek oldu. İlham gelmeyecek gibi, ben de beklemekten yorulup, sözlük yazayım dedim.

Kariyer Fuarı: Sanıyorum ki üniversite hayatımda içi dolu birşey zannedip halbuki tamamiyle fasa fiso çıkan organizasyonların başında kariyer fuarları geliyor. Fasa fiso diyorum başka da birşey demiyorum. Sadece eşantiyon toplamaya gidiyoruz fuara. Neden mi? Bir başvuru bile almıyorlar. Neymiş efendim internet sitelerinde varmış da felan da fişman. O zaman ne diye geliyorsunuz, sitenizde olmayan birşey mi var sanki? Bilgi almak için güzel bir yer olabilir ama niyetiniz iş veya staj başvurusu ise bence yanlış yerdesiniz. Şu sözümün altını çiziniz: “Kariyer fuarına CV’lerle gideceğinize, büyükçe bir poşetle gidin.”

Tylol Hot: Sevgili Novartis’in sahibi olduğu, aklı başında tüm TC vatandaşlarının en azından bir kere ismini duymuş olduğu, tozdan ilaç. Efendim ben her zaman yedekte tutarım bu tylol’lardan. Sayım yaptım sanırım 6 tane felan var şu an elimde. Şu küçük hastalığım sırasında da bir tane içtim. Gerçekten iyi geliyor mu gelmiyor mu bilemeyeceğim, ama psikolojik olarak bir rahatlama sağlıyor şöyle ki: “-Annecim, hasta oldum  -Doktora gitmedin mi yavrum daha?  -Yok anne gitmedim ama Tylol Hot içtim :) ” deyip mesele atlatılabilinir, belki aferin bile alınabilinir.

San Francisco: Hayalimdeki şehir (bkz. yukarıdaki fotoğraf). Ah ulan, birisi elimizden tutsa da bizi şu şehirde bir üniversiteye öğrenci yapsa. Kardeşim İstanbul gibi görünmüyor mu buradan şimdi şu şehir. Bu kadar yıl denizsiz memlekette üniversite okuduktan sonra, artık denizi olan bir yerde eğitim kariyerime devam etmek istiyorum. Olmuşken de güzelinden olsun be, daha kaç yıl okuyabileceğiz sanki, bırakın da iki sene tadını çıkartalım. Aslında SF olması da önemli değil, yurtdışı havasını alabileceğimiz bir ülke olsun, deniz kenarında olsun tamam. Barcelona da olur, Miami de olur hatta Sicilya Mafyası bursuyla Palermo’da bile okurum. Yok mudur sesimi duyan bir eğitim gönüllüsü :)

Post-It: Aslında şu sarı yapraklı yapışkan şeyleri seviyorum. Ama sevmediğim bir yönleri var, yapışkanını çok kalitesiz yapıyorlar. İlerde çalışmaya başladığımda masamı bu kağıtlarla dolduracağımı düşünüyorum. Aslında iyi yapışsalar şimdi de kullanmak isterim ama bizim çalışma masasının tahtasını tutmuyorlar. Buradan post-it yapımcılarına sesleniyorum; kalitesiz uhu kullanmayın, 404 kullanın! Biz de post-it kullanalım di mi? Bi de delikanlı post-it dediğin sarı renk olur. :)

Neyse, şimdilik bizim cepheden bu kadar. İyi haftalar efendim.

Etiketler: , , , , , , ,

Bu yazıyı paylaşın