sozluk_5Staj: Yine kapımızda zili çalmaya başlayan davetsiz, hiç de sevimli olmayan misafir. Yine 100 tane şirkete mail atıp 101 tane red cevabı alacağımdan hiç şüphem yok. Ama elimiz de mahkûm, bulamazsak bile denemiştik deriz. Stajımı kabul etmeyen şirketlere karşı bende bir nefret hissi doğuyor, bilmem diğer arkadaşlara da oluyor mu. Sinir bir durum gerçekten, çalışacak yeri nasıl bulacağız mezun olunca bilmem.

Fotoğraf: Dondurulmuş bir hayat parçasından çok daha öte birşey. Bazı fotoğraflar görürsünüz gerçekmiş gibi durur. Sanki içeridekiler sizden daha hayat dolu, daha canlı, daha gerçektir. İşte bir fotoğraf karesi, bin kelimeden daha etkili olabilir. Aynen bir müzik gibi, fotoğraf da aslında sanatın ta kendisi. Bunları fotoğraf kursuna başladığım için değil, kursta fotoğrafın değerini anladığım için yazıyorum. Dua edin de meşhur bir fotoğrafçı olayım ya :)

Neo Kart: İnsana Matrix’teki Neo hissini veremese de, ismini veren kart. Geçenlerde kayboldu maalesef, sevgili bankamı arayıp iptal ettirdim. Herhalde bir insanı en çok telaşlandıran şeylerden birisi bu kart kaybetme işi. İşte o kadar bağımlıyız ki paraya, şu ilginç düzene, bir kartımız kaybolunca yüreğimiz hop ediyor. Neyse karttan başka bir çekim işlemi yapılmadığı için şanslıyım sanırım

Vefa: Sandığınız gibi İstanbul’da bir semt adıdır demeyeceğim :) Bence bir insan için en önemli değerlerden biri vefadır. Halbuki o kadar vefasız oluyoruz ki çoğu zaman, bunu itiraf etmekten bile kaçıyoruz. “Meşguldüm, şuydu, buydu, şöyleydi…” derken hayatımıza renk katan insanları unutuyoruz, sonra da hayıflanıyoruz neden hayatımızda renk yok diye. Bu konuda kulağı çekilesi insanlardanım, ama şunu da söylemeliyim ki, birçok eski arkadaşım benden çok daha vefasız.

Etiketler: , , ,

Bu yazıyı paylaşın