Sözlük – 2
Sözlük 26 Eylül 2008, Cuma
Yağmur: Kapalı yerde olan insanların en sevdiği hava durumu sanırım. Hayatımda, dışarıda yağmur varken, sıcak bir odadan yağmuru izlemeyi sevmeyen birine rastlamadım. Dışarıdaki bir insan için, duruma göre iyi veya kötü olabiliyor. Ama yağmurun yağması her zaman bir rahatlama gibi gelmiştir bana. Bardaktan boşanırcasına yağan Karadeniz yağmurlarını özlüyorum Ankara’dayken. Yağmur yağarken avucumu açıp, üzerine gelen damlaları izlemek de çok keyif veriyor bana. Şimşekli, gök gürültülü oldu mu tadından yenmez yağmur
Her ne kadar hâlâ gök gürlediğinde birazcık korkuyor olsam da seviyorum yağmuru. Daha önemlisi suyu seviyorum. Belki su grubu bir burçtan olduğumdandır
Bal-Tereyağı: Ramazan ramazan bahsetmek istemiyorum aslında acıkırsınız diye ama söylemeden de duramıyorum. Biz lisedeyken (ben yatılı öğrenciydim not edeyim) bize kahvaltıda sık sık yağ ve bal verirlerdi. İlk başta alışamamıştım ben bu duruma, sadece balı yiyordum. Sonra arkadaşlarımın bal ve yağı karıştırdığını görünce bende ampuller yandı tabi
Bir kahvaltıda en sevdiğim şeylerden biri artık tereyağı ve bal karıştırmak. Normalde sadece bal yiyen bir insan çok az yediği zaman kesiliyor, daha yiyemiyor. Ama yağ, balı öyle hafifletip güzelleştiriyor ki, yeme de yanında yat
Bu efsane kombinasyonu kim bulduysa alnından öpmek lazım. Dün akşam Hüseyin’le yaptık aynı karışımı, tabak tabak yedik.
Ring: Bilkent’te geç farkettiğim, ama değerini hızlı anladığım taşıt servisi. Üniversite etrafında fır fır dönen küçük minübüsler var. Bunlar üniversitenin ücretsiz arabaları. Sürekli aynı yol üzerinde turladıklarından olsa gerek adlarına “ring” deniyor. (Ring; halka, daire anlamına geliyor.) Yurtta kalan bir öğrenci, saat buçuk olduğunda ringe binip, istediği fakültedeki 40 geçe dersine çok rahat yetişebiliyor. Gerçi ben bisiklet kullanıyordum üniversitede ama, dün acı bir şekilde zinciri kırıldı bisikletimin. (Hayır, kilolu olduğumdan kırılmadı!!)
Rİng’leri benle tanıştıran Hüseyin de tam bir ring manyağı. Kaç dakika olursa olsun gelmesini bekliyor. Tabi bu ring işi, bizim fazla kilocuklarımız için pek de iyi olmadı işin açıkçası
Şom ağız: Biraz önce yaptığım şey
Yağmur yağsa felan dedim ve daha yazı bitmeden şakır şukur yağmur yağmaya başladı. Umarım dışarıda birileri yoktur şu yağmur altında…
Hepinize tatlı ve güzel bayramlar diliyorum şimdiden. Bizim üniversite hafta içini tamamen tatil ettiğinden 9 gün tatil yapacağım. Gerçi staj raporu yazarken nası bi tatil olacak bilemiyorum ama…
Etiketler: bal, bilkent, ring, tereyağı, yağmur


27 Eylül 2008 Saat:07:25
Yağmur: Köyde iken Gökgürültülü yağmur yağdığında mutfağa gider karşıdaki köyleri her şimşek çakışında gece vakti gündüz gibi görmeyi çok ilginç bulurdum. Gökgürültüsünden korkmam ama o şimşek çakması görüntüsü korkutur (tabii dışarıda isem) beni. Hem korkutur hemde hayranlık uyandırır.
Bal Tereyağı:Ortaokul ve lisede iken bende yurtta kalmıştım. Bal yerine daha çok reçel çıkardı bizde. Tereyağı yerinede margarin verilirdi. Sanırım size verilenler küçük kutular içinde olurdu. Bizde ise toplu olarak yendiğinden kepçe ile verilirdi reçeller. Ben asla yağı tek başına yemezdim. O yüzden yağla reçeli karıştırır öyle yerdik. Çok güzel bir tadı olurdu…
Diğer favori karışımım da “Tahin-Pekmez” dir.
Şom ağız: Bu mesajı gece işten geldikten sonra yazıyorum. Gelirken öyle bir yağmur yağıyorduki İstanbul’da, elimde koca bir şemsiye olmasına rağmen belime kadar ıslandım. Tabii bunda senin bir suçun olduğunu sanmıyorum
Biz ıslanırsak ıslanalım, yeterki yağmur yağsın.
Sana iyi tatiller diler ve şimdiden “Ramazan Bayramını kutlarım”.
Birde yazılarında kullandığın “İStockphoto” yerine şu siteyi kullanmanı tavsiye ederim.
http://www.sxc.hu/
Üyelik şartı var ve kullanacağın resimlerde reklam bulunmaz. Her fotoğrafın lisans bilgileri ayrı ayrı sayfasında bulunmakla birlikte genelde ticari faaliyetler dışında ücretsiz olarak kullanılmaya izin verilmiş fotoğraflar.
27 Eylül 2008 Saat:11:41
hehehehhe..
..
bizim yurtta da ballı süt verirlerdi…gücümüz kuvvetimiz yerıne gelsın dıye
sütü sevdirdiler bana..
Gerçi eve geçince yine kendisinden hoşlanmamaya basladım ya neyse.. :/
13 Ekim 2008 Saat:23:47
o bal ve tereyağı karışımı vücüda girdiği gibi istikameti neresi oluyor bilion mu
göbeeek
14 Ekim 2008 Saat:00:50
göbeksiz erkek balkonsuz eve benzer…miş…