Sözlük - 1
Sözlük 13 Eylül 2008, Cumartesi
Oruç: Ramazan’da birçok kişinin yerine getirdiği ama anlamını bir türlü kavrayamadığımız ibadet. Bir teist arkadaşım vardı bana “siz orucu aç insanların halini anlamak için tutmuyor musunuz?” diye sormuştu. Orucun amacının bu olmadığını, bunun sadece faydalarından biri olduğunu anlatana kadar canım çıkmıştı. Orucun tek kötü özelliği Ramazan ayında tutulmadığı zaman, kazasının yapılmasının işkenceye dönüşmesi.
Bisiklet: Yol arkadaşım. Bisiklet sürmeyi sevdiğim kızın evinin önünden geçmek için öğrenmiştim, daha ilkokul dördüncü sınıftayken. O zamandan beridir bisiklet en favori ulaşım aracım. Özellikle kampüste, derslere giderken çok kullanıyorum. 7 senelik bisikletimi üniversite 1.sınıfta satıp, kendime yeni bir bisiklet almıştım. İyi ki de almışım. Bilkent’te bisiklet deyince aklıma Emre geliyor sürekli. Zat-ı Alîleri bisiklet manyağı, psikopat bisikletçi, yorulmayan insan. Bisiklet sürerken bana verdiği “SNICKERS SATISFIES” çikolatası hala rüyalarıma giriyor
Şahin: Efsane otomobil. Ankara’ya gelirken yolda bir Şahin gördük. (belki de Doğan’dı, ayırtedemiyorum ki
) Arkadaşımız “Şahin” yazan yerdeki harfleri söktürüp yerine “İSMAİL” yazdırmış hem de orjinaline benzer bir yazı tipi ve metal harflerle
Ablam’la gülmekten çatlamıştık. Artık adam “Şahin kim ulen, bu araba benim, yaz koçum oraya İsmail” mi dedi bilemiyoruz. Ayrıca bu arabalar annemin büyük takdirini toplamış “Toroslar Reno 12′ler yolda yok ama Tofaş’ın arabaları hala yolda, bunlar daha dayanıklı heralde” iltifatına nail olmuştur. İsmail YK gençliğinin favorisidir, dediğim gibi efsanedir
İtalyanca: Ömrümden ömür yemiş dildir. Efendim ben 13 yıldır Türkçe dersi almaktayım, bu kadar zorlanmamışımdır
Bir arkadaşın gazıyla almıştık, ben vazgeçtim. Dil konusunda gazlı olan bu arkadaş şimdi Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Fransızca, Almanca bilmektedir, kendisine “sen şimdi beş insan mı oldun?” dediğimde bana “biz bir adam olabilsek bize yeter” deyip, beni şok etmiştir. İtalyanca öğrenirken hep İtalya’ya gittiğimi hayal ederdim. Aklımda kalan tek cümle “Le presento il signor Rivelli” (Size Senyor Rivelli’yi takdim edeyim) ‘dir. Aslında sadece İtalyanca değil, İngilizce hariç tüm yabancı dillerden uzak durmam lazım bunu anladım. Lazım olursa okul sonrası bir kursa gidip bir dil öğrenmek hedefim, kim bilir belki tekrar barışırım italyanca ile…


14 Eylül 2008 Saat:15:55
ya evet bilal, o “SNICKERS SATISFIES” cidden insanın hayatında unutulmayacak bi iz bırakıyor
salı günü gelse de gezsek bisikletle.. özledim valla ramazan geceleri gezilerini..
14 Eylül 2008 Saat:16:15
Emre acaba e-bay’dan felan mı getirtsek onlardan

İnşallah alırız bisikleti de dediğin gibi tekrar gezeriz bisikletle.
14 Eylül 2008 Saat:16:47
alsak mı bi kutu snickers
14 Eylül 2008 Saat:21:01
Bilmem, alsak mı ki
Bence normal boy satanlara sorabiliriz satisfies olanından satabilir misiniz diye
Ondan sonra bir sene boyunca yeriz 

Çok mu iştahlıyız nedir…
18 Eylül 2008 Saat:00:45
şahin ismail olmuş hee :=)
tr burası :=))
18 Eylül 2008 Saat:18:16
ama bu papatya ve palık çok sevimli olmuş sertalp…
18 Eylül 2008 Saat:22:32
Evet öyle oldular
18 Eylül 2008 Saat:23:23
palıkkk…


asagıdakı balık ve papatyanın arasında kalp var ..
bde yukardakı balığın yanagı kırmızı..
aşıkmısın palııııkkk
annaaaaammmm süpeeerr palııııkkkk
19 Eylül 2008 Saat:11:14
bende isterim bana da alıınn



ismail de güzelmiş
adama bak yahuu nerden de esmiş öyle
italyancaya nieöyle diyosun yaa korkutmasana gözünü insanların aa belkisecicek olanlar var aa
19 Eylül 2008 Saat:16:00
s.a nasılsın aabey..
20 Eylül 2008 Saat:00:24
hadi balık sensin bilalcim, peki papatya kim
20 Eylül 2008 Saat:00:50
bilal; iyiyim sen nasılsın

emrecim; sorulara cevap verdik sanırım biraz kaçamak da olsa
25 Eylül 2008 Saat:15:16
iyiyim abi nool sun alışmaya çalışıyom istanbula..
biraz geç bi cevap oldu ama anca net bulabildim …
hade Allaha emanet ol!