Oruç: Ramazan’da birçok kişinin yerine getirdiği ama anlamını bir türlü kavrayamadığımız ibadet. Bir teist arkadaşım vardı bana “siz orucu aç insanların halini anlamak için tutmuyor musunuz?” diye sormuştu. Orucun amacının bu olmadığını, bunun sadece faydalarından biri olduğunu anlatana kadar canım çıkmıştı. Orucun tek kötü özelliği Ramazan ayında tutulmadığı zaman, kazasının yapılmasının işkenceye dönüşmesi.

Bisiklet: Yol arkadaşım. Bisiklet sürmeyi sevdiğim kızın evinin önünden geçmek için öğrenmiştim, daha ilkokul dördüncü sınıftayken. O zamandan beridir bisiklet en favori ulaşım aracım. Özellikle kampüste, derslere giderken çok kullanıyorum. 7 senelik bisikletimi üniversite 1.sınıfta satıp, kendime yeni bir bisiklet almıştım. İyi ki de almışım. Bilkent’te bisiklet deyince aklıma Emre geliyor sürekli. Zat-ı Alîleri bisiklet manyağı, psikopat bisikletçi, yorulmayan insan. Bisiklet sürerken bana verdiği “SNICKERS SATISFIES” çikolatası hala rüyalarıma giriyor :)

Şahin: Efsane otomobil. Ankara’ya gelirken yolda bir Şahin gördük. (belki de Doğan’dı, ayırtedemiyorum ki :D ) Arkadaşımız “Şahin” yazan yerdeki harfleri söktürüp yerine “İSMAİL” yazdırmış hem de orjinaline benzer bir yazı tipi ve metal harflerle :) Ablam’la gülmekten çatlamıştık. Artık adam “Şahin kim ulen, bu araba benim, yaz koçum oraya İsmail” mi dedi bilemiyoruz. Ayrıca bu arabalar annemin büyük takdirini toplamış “Toroslar Reno 12′ler yolda yok ama Tofaş’ın arabaları hala yolda, bunlar daha dayanıklı heralde” iltifatına nail olmuştur. İsmail YK gençliğinin favorisidir, dediğim gibi efsanedir :)

İtalyanca: Ömrümden ömür yemiş dildir. Efendim ben 13 yıldır Türkçe dersi almaktayım, bu kadar zorlanmamışımdır :P Bir arkadaşın gazıyla almıştık, ben vazgeçtim. Dil konusunda gazlı olan bu arkadaş şimdi Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Fransızca, Almanca bilmektedir, kendisine “sen şimdi beş insan mı oldun?” dediğimde bana “biz bir adam olabilsek bize yeter” deyip, beni şok etmiştir. İtalyanca öğrenirken hep İtalya’ya gittiğimi hayal ederdim. Aklımda kalan tek cümle “Le presento il signor Rivelli” (Size Senyor Rivelli’yi takdim edeyim) ‘dir. Aslında sadece İtalyanca değil, İngilizce hariç tüm yabancı dillerden uzak durmam lazım bunu anladım. Lazım olursa okul sonrası bir kursa gidip bir dil öğrenmek hedefim, kim bilir belki tekrar barışırım italyanca ile…

Etiketler: , , ,

Bu yazıyı paylaşın