taken from http://dymention.deviantart.com/art/A-leaf-42433138

Bir şarkı var dinlemenizi istediğim. Şarkı da değil aslında bir çizgi film müziği. Biraz hüzünlü ama beğeneceğinizi umuyorum. Dün biri şarkı istemişti benden msn’de iken, ona yollayacak birşey ararken tekrar farkettim bu müziği. Çok ağır değil zaten, öyle gürültülü zangır zangır da değil. Daha çok hüzünlü bir sahnede insanı ağlatmak için yapılmış gibi :)

Siz şimdi şurada çıkarsa onun play tuşuna basarsınız, ben de yazıma devam edeyim. İnsanların arasındaki en tatsız durumlardan bir tanesi araya buzların girmesi sanırım. Veya anlamamak da sayılabilinir. Birçok kez söylenmesi gereken birşey söylenmediğinden meydana geliyor sanırım bu tür tatsızlıklar. İlacı; dinlemek, konuşmak. Bir şekilde iletişim kurabilmek gerek. Biz çok önemsiyoruz gururmuş felan. Sanki çok da iyi birşey yapıyoruz.

Tek yapmamız gereken şey içimizden geçeni söyleyebilmek, insanlara onları sevip sevmediğimizi söyleyebilecek kadar dürüst olmak.

Dün akşam eski bir blogcu abla ile konuşurken ona da söyledim “artık yazdıklarımdan ben bile birşey anlamıyorum” diye. Giderek kötüleşiyor hakikaten yazılarım sanırım, o bunun yaz rehavetinden olabileceğini söyledi. Bilmiyorum, ama yine de tam anlatamadım anlatacaklarımı, neyse boşlukları siz tamamlayın, size de bulmaca olsun :)

Yaprak
Bir yaprağım sonbaharda,
Sararmışım, koparılmışım,
Üstüme basmışlar da,
Rüzgârlar arasında yuvarlanmışım.

Ne ağaç sahip çıkmış,
Ne biri yerden kaldırmış,
Gözlerimi gökyüzüne dikip,
Öylece kalakalmışım…

Şimdi diyorum ki acaba,
Biri farkeder mi beni,
Kırılan kalbimi,
Eline alıp beni sever mi ki?
Bahar yağmuru gibi…

Etiketler: , , ,

Bu yazıyı paylaşın