Günlük Hayat
19 Kasım 2010, Cuma
Bi kitapçıya gittim bugün. İçimden “bi dergi al da oku, ne zamandır dergi almıyorsun eline” dedim. Herhangi bir tür kısıtım yoktu, ilgimi çeken dergiyi alacaktım. Ben onlara baktım, onlar bana baktı. Hiçbiri bir mânâ içermedi gözümde; siyasi, mizah, gezi, tasarım, doğa, vahşi yaşam, ekonomi, erkek, kadın, fotoğraf, spor, sinema… Hiçbir dergi türü… Sonra yine içimden “ne kadar da boş bi adamsın ya” dedim, o kadar boşum ki zihnimde ilişkilendirebildiğim bir dergi türü yok… Neyse deyip rastgele iki tane aldım. Kendimi cidden ödev + sınav + bilgisayardan başka birşey hissetmiyormuşum uzun zamandır, onu da anlamış oldum.
Cehalet fena şey…
Denemeler
18 Kasım 2010, Perşembe
Çok şey istedikçe, mutsuzluk riski artıyor hayatta. Sakin bir ruha sahip olmalı, pozitif bakmalı ama kafayı da çok takmamalı. Eskiden beridir hep “büyük hayaller peşinde koşun ki geldiğiniz yer büyük olsun” dediler bize. Ama büyük yerlere gelebilmek mutluluk demek değil her zaman. Küçük hayallere sahip olmak (ama sahiden küçük, öyle evim olsun bahçesinde kuzu olsun değil, sadece sağlık dilemek gibi mesela) daha iyi geliyor kulağa. Hem riski az, hem de (eğer paylaşmayı bilirseniz) mutluluğu daha fazla. Ulaştığınız güzellikleri sizinle takdir edecek kimse yoksa, o güzelliğin, başarının hiçbir anlamı kalmaz. Ve ne kadar ulaşılmaz noktalara ulaşırsanız, bunu sizinle başarmış olan kişi sayısı azalacağı için belki de size katacağı mutluluk o kadar azalacaktır.
İnsan yaşarken farkedemiyor, ama hep geriye dönüp bakınca farkediyor. En güzel yıllarımız, hep daha azıyla mutlu olmayı bilebildiğimiz zamanlar oluyor. Ve elimizdeki tüm güzellikler için teşekkür etmek, tüm bu tabloyu eksiksiz tamamlıyor.
Kategorisiz
5 Kasım 2010, Cuma
Dün televizyonda Tonight Show vardı. Caddeden geçen rastgele insanları durdurup marka sloganlarını söyleyip hangisine ait olduğunu tahmin etmesini istiyorlardı bir kısmında. O kadar alakasız sloganlar var ki… Ayrıca firmalar reklama bu kadar emek ve para harcıyorlar ama kaç tanesi aklımızda kalıyor ki sanki… Bir kısmı da rezalet ötesi reklamlar yapıp duruyor zaten.
Tüketici toplumun kaçınılmaz sonuçları…
Okul Hayatı
4 Kasım 2010, Perşembe
Geçen sene boyunca “bitirme projesi bizi böyle yordu, şöyle yordu” diyip durdum bu siteden. Daha sonrasında YAEM 2010′da Türkiye çapındaki proje yarışmasında ikinci olduğumuzu da söylemiştim sanırım. İşte bu yarışmada ilk üçe giren projeler için “Endüstri Mühendisliği” dergisi özel bir sayı yayınladı, ve bizim de makalemiz yayınlandı =) Akademik dünyadaki ilk makalemi de böylece yayınlamış oldum =)
Destekleri için başta nişanlıma, emekleri için tüm proje ekibine, birinci yazar olmamı öneren Enes’e, ve diğer tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. Duygulandım yaaa =D
Okumak isterseniz işte derginin online linki: Endüstri Mühendisliği / Eylül 2010
Denemeler
2 Kasım 2010, Salı
Bazı insanlar, dünyadaki herşeyi anlamışlar, herşeyi öğrenmişler, optimal yolu bulmuşlar gibi davranıyorlar ya, uyuz oluyorum. Hiçbir insan yoktur ki, kendi yaşadığı hayat herşeyin en üstü olsun. Olabilir mi sence böyle birşey okur? Ya da bir insan dünyadaki tüm ilmi bilebilir mi? Nedir bu işgüzârlık?
Bu yazının devamını da okuyun »
Günlük Hayat
30 Ekim 2010, Cumartesi
Bleach diye bir manga (çizgi roman) var, birkaç defa bahsetmiştim, yıllar süren sayıların ardından 2 hafta ara verilmişti, şimdi hikaye en başa döndü gibi. Yazarı-çizeri olan eleman bi baştan başlayayım dedi heralde. Çok yeni bir başlangıç yaptı hatta bu hafta. Forumlarda geziniyordum, insanlar ne düşünüyor bu yeni başlangıç üzerine diye merak ettim. Seveni var, sevmeyeni var, herşeyde olduğu gibi
Bu yazının devamını da okuyun »
Okul Hayatı
15 Haziran 2010, Salı
Bugün karşınızda bir Endüstri Mühendisi duruyor. Mezuniyet törenimizle birlikte resmi diplomamı elime aldım. 5 seneyi bitirdim, ama Bilkent’i bitiremedim =) Elimde diplomamın, yüreğimde bu haklı gururun olmasını sağlayan aileme, arkadaşlarıma, hocalarıma ve herkese ayrı ayrı ve tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Diplomada “yüksek şeref” yazıyor, ama bu şeref size ait =) Hepinizi çok seviyorum. Benim yaşadığımdan daha güzel günler geçirmeniz dileğiyle.. =)
Not: Bundan sonra bol bol yazı yazacağım, sahalara dönüyorum =)
Günlük Hayat
25 Mayıs 2010, Salı
Herkes gibi şu yazıyı yazabilmeyi istiyordum ben de. Üniversitede lisans hayatımın son sınavından çıktım. Orta geçti, ama önemli olan geçip gitmesiydi zaten. Şu an çok mutluyum. Çok da rahatladım.
Master görevlerime de pazartesi başlıyorum. Bu arada eve gidip hasret gidereceğim bizimkilerle. Çok fena yorulmuşum bu dönem, iyice bir dinlenmek istiyorum her boşlukta =) Üniversitenin en rahat senesini bu zannediyoduk, ama çok eminim ki en fazla bu dönem yoruldum.
Bu arada yeni bir bilgisayar aldı bizimkiler bana. Toshiba L505 13W. Windows 7′ye alışmaya çalışıyorum, ama bilgisayarın üst üste 10-15 firefox penceresi açabiliyor olması beni mutlu ediyor yeterince =D
Okulun bitmesiyle alakalı bir yazıyı da önümüzdeki günlerde yazacağım sanırım. Zira hayatımın en güzel, en eşsiz zamanlarından birini yaşıyorum =)
Saygılarımla ve en güzel dileklerimle..
Okul Hayatı
24 Mayıs 2010, Pazartesi
Hani çok tuttum kendimi ama yine de birkaç satır yazmadan edemeyeceğim. Herkes gibi ben de “bu yorumu yapıp bu konuyu kapatıyorum”
Ne bitmez konuymuş, ne büyük bir olay varmış kaç yorumdur kapanamadı. Neyse efendim, mesele şu ki, Endüstri Mühendisliği bölümümüz her sene bitirme projelerinden oluşan bir fuar yapıyor. Belli sayıda proje final sunumuna davet ediliyor ve bir yarışma yapılıyor. En güzel poster, mansiyon ve ilk üç derece ödülleri veriliyor. Ödüllerin dağılımı konusunda garip bir durum oldu, ama önce bizden bahsedeyim.
Bu yazının devamını da okuyun »
Okul Hayatı
19 Mayıs 2010, Çarşamba
İnşallah bu mayıs ayı sonunda okul bitiyor. 15 Haziran’da mezuniyet törenimiz var. Gelecek sene Bilkent’te Endüstri Mühendisliği’nde yüksek lisansa başlıyorum, ya da devam ediyorum demeliyim. Bunun yanı sıra hazirandan itibaren bölümün sistem yönetiminin de bir kısmını yapacağım. Bölümümüzün IT altyapısını sıfırdan kuran Emre Uzun’dan şimdi herşeyi tuğla tuğla öğreniyorum =) Hem şaşırıyorum, hem hoşuma gidiyor.
Sistem serverlarından Hillbert’le bugün ilk bağlantımı kurdum, dahası web sitesinde küçücük de olsa bir dosya güncellemesi yaptım. Şimdi bana gereken ilk şey daha hızlı bir bilgisayar =) bir de Emre’nin dediklerini kaçırmamak için bir ses kayıt cihazı =)
Ağustos ayı geldiğinde ise güzel bir tatil yapmak var planlarımda. Eğer herşey yolunda giderse güzel bir süreç başlıyor gibi =)
Şu finaller bitsin, daha sık yazı yazacağım =) Mola istiyorum =D
Son Yorumlar