<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sertalp bilal &#187; Kitap Tanıtımı</title>
	<atom:link href="http://www.sertalpbilal.com/kategori/kitaplar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sertalpbilal.com</link>
	<description>turuncu balığın hayata dair gözlemleri...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Dec 2011 00:54:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ninni</title>
		<link>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/ninni/</link>
		<comments>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/ninni/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Dec 2007 23:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertalp bilal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Chuck Palahniuk]]></category>
		<category><![CDATA[Fight Club]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Ninni]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/ninni/</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceden okumakta olduğumu söylediğim bir kitap vardı, Ninni. Fight Club&#8217;ın yazarının bir başka eseri olan Ninni&#8217;yi okuduktan sonra üzerine 4-5 kitap okudum ama farkettim ki tanıtım yazısını yazmayı unutmuşum. Hemen oturup, ödevimi tamamlıyorum! Ninni, Chuck Palahniuk&#8217;un bir romanı. Anlattıkları ve anlatış tarzı ile ilginç bir kitap. Bir popüler kültür düşmanı olan Chuck Palahniuk, yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img src="http://www.sertalpbilal.com/wp-content/uploads/2007/12/ninni.jpg" alt="Ninni Chuck Palahniuk" align="right" hspace="10" vspace="10" />Daha önceden okumakta olduğumu söylediğim bir kitap vardı, Ninni. Fight Club&#8217;ın yazarının bir başka eseri olan Ninni&#8217;yi okuduktan sonra üzerine 4-5 kitap okudum ama farkettim ki tanıtım yazısını yazmayı unutmuşum. Hemen oturup, ödevimi tamamlıyorum! <img src='http://www.sertalpbilal.com/wp-content/plugins/smilies-themer/Phoenity/smile.png' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p align="justify"><span id="more-300"></span>Ninni, Chuck Palahniuk&#8217;un bir romanı. Anlattıkları ve anlatış tarzı ile ilginç bir kitap. Bir popüler kültür düşmanı olan Chuck Palahniuk, yine toplumu eleştiriyor. Kitapta bazı cümleler farklı versiyonlarda birkaç kez karşımıza çıkıyor. (&#8220;Ah şu &#8230;-kolikler. Ah şu &#8230;-fobikler&#8221; gibi) Kitapta bir kurgu anlatılıyor, bir roman ama topluma yöneltilen ince dokunuşları ve eleştrileri hemen her sayfada görmek mümkün: &#8220;Ah şu ses-kolikler. Ah şu sükûnet-fobikler.&#8221; (Sy.24) Anlatılanların bir kısmında ciddi tahliller var ama onun dışında hikaye de enteresan. Her şey bir ölüm şarkısı (ölüm ninnisi) ile başlıyor. Aslında hikayemiz, romanın başlangıcından da ötede ama biz bunları roman ilerlerken öğreniyoruz. Amerika genelinde artan bebek ölümleriyle ilgili bir araştırma yapan gazeteci Carl Streator ile hayaletli evleri satan Helen Hoover Boyle&#8217;nin yolları kesişir. Helen&#8217;in yardımcısı (Mona) ve onun erkek arkadaşının da (İstiridye) hikayenin içine girmesiyle işler iyice karışır. Kitabın öyküsünü çok anlatıp tadını kaçırmak istemem. Ölüm şarkısının, ölümcül bir silah olduğunu keşfeden Carl, Helen ile birlikte bu ninniyi yok etmek ister. 4 kişi olarak yola çıkarlar. Bundan sonra gelişen olaylar var.</p>
<p align="justify">Romanda ara ara çok garibinize gidecek bölümler var. İtalik yazılmış bu yazılar, aslında hikayenin sonunu oluşturuyor. Yani kitap bitince bu kısımları tekrar okumanız gerekecek. O yüzden bu kısımların aralara serpiştirilmesi çok ince bir düşünce olmuş. Yani kitabınız bitince derin bir &#8220;haaaaa&#8221; deyip geri dönmeniz olası. Bu türden kitapları çok sevdiğim için çok hoşuma gitti diyebilirim.</p>
<p align="justify">Bunun dışında kitapta bazı kısımlarda rahatsız edici derecede argo bir dil kullanılmış ve olayların bazıları da çok tatsız. Onun dışında Ninni, gerçekten çok güzel bir kitap diyebilirim.</p>
<p align="justify">256 sayfa olan Ninni, Ayrıntı Yayınları&#8217;ndan çıkmış. Yeraltı Edebiyatı&#8217;nın güçlü kalemi Chuck Palahniuk&#8217;un asıl adı Lullaby olan ve 2002&#8242;de piyasaya çıkan eserini Funda Uncu Irklı&#8217;nın çevirisi ile okuyoruz.</p>
<p align="justify">&#8220;Sopalar ve taşlar kemilerini kırabilir ama kelimeler seni asla incitmez.&#8221; (Syf.46)</p>
<p align="justify">Kitap hakkında birçok yazı ve inceleme bulunuyor. Aşağıda alakalı diğer linkler de mevcut.</p>
<ul>
<li><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Lullaby_%28novel%29">Kitabın Wikipedia&#8217;daki İncelemesi (İngilizce)</a></li>
<li><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=115882">Kitapyurdu&#8217;nda Ninni</a></li>
<li><a href="http://www.randomhouse.com/features/lullaby/">Kitabın Resmi Sitesi (İngilizce)</a></li>
<li><a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=chuck+palahniuk">Ekşisözlük&#8217;te Chuck Palahniuk</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/ninni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köprü</title>
		<link>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kopru/</link>
		<comments>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kopru/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2007 11:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertalp bilal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[b.traven]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kopru</guid>
		<description><![CDATA[Okumam yaklaşık 1 ayı bulduğu için nedense bu kitap bende hoş hatıralar bırakmadı. Ne kadar sınav ödev varsa hep bu kitabı okuduğum zaman diliminde oldu. Son 5 aydır en uzun sürede bitirdiğim kitap da bu oldu aynı zamanda. B.Traven&#8217;in Köprü adlı romanı, beni cidden yordu farkettiğim kadarıyla. Köprü, bir Amerikalı&#8217;nın (ki hikayeyi birinci ağızdan anlatan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img src="http://www.sertalpbilal.com/wp-content/uploads/2007/12/kopru_b-traven.jpg" alt="Köprü B.Traven" /></p>
<p align="justify">Okumam yaklaşık 1 ayı bulduğu için nedense bu kitap bende hoş hatıralar bırakmadı. Ne kadar sınav ödev varsa hep bu kitabı okuduğum zaman diliminde oldu. Son 5 aydır en uzun sürede bitirdiğim kitap da bu oldu aynı zamanda. B.Traven&#8217;in Köprü adlı romanı, beni cidden yordu farkettiğim kadarıyla.</p>
<p align="justify"><span id="more-276"></span>Köprü, bir Amerikalı&#8217;nın (ki hikayeyi birinci ağızdan anlatan kişi) Kızılderili köyünde yaşadığı bir günü anlatıyor. Bir misafir olan yazarımız, Kızılderilileri izlerken medeniyetin özellikleri hakkında derin bir düşünce yaşıyor. İki ırk ve ülke arasındaki farkları, yaşayışlarını karşılaştırıyor. Bu düşüncelere sebep olan olay ise, bir Kızılderili küçük çocuğun, hergün geçtiği köprüden geçerken ayağının kayıp ırmağa düşmesi, boğulması ve akabinde gerçekleşen cenazesi. Okurken insanın yüreğini burkan yerler var. İnsanın gerçekte ne olduğu, nasıl duygular yaşadığına dair çok hoş incelemeler de bulunuyor. Eğer vaktiniz varsa ve düşünmekten hoşlanıyorsanız Köprü size göre bir roman. Ama yok, siz sadece olaylardan oluşan romanlardan hoşlanıyorsanız, o zaman köprü sadece anlattığı 5-6 saatlik bir olay dilimiyle sizi sıkacaktır. Medeniyetin yararlı mı zararlı mı olduğunu daha iyi tahlil etmemize oldukça yardımcı olacak bir kaynak Köprü.</p>
<p align="justify">Her zaman yaptığım gibi kitabın arka kapağındaki yazıyı da ekliyorum:</p>
<p align="justify">&#8220;Romanın öyküsü oldukça basit: Bir yerli çocuğu (Muchacho) Tamesi nehrinde boğulur ve bütün köyün katılımıyla birkaç saat içinde gömülür. Traven, öykü ve romanlarında rastlanmayan bir ruhsal-psişik ayrıntı gerçekçiliğiyle, okuru uygarlık ile cangılların yerli halkı arasındaki gerilimin içine taşır. Yerli anneyi, tropikal cehennemde hızla çürüyen oğlunun acısıyla kıvrandıran bu ölümcül kaza, bir tesadüf değil, uygarlığın yol açtığı bir felakettir; çünkü çocuğun çıplak ayakla her gün kolayca geçtiği köprüden tökezleyip suya yuvarlanmasının nedeni, Teksas&#8217;tan getirilmiş bir çift çizmedir. İlkel dünyanın, uygarlığın (Amerika&#8217;nın) lanetine uğramasının simgesidir bu çizmeler. Ve bu laneti davet edenler, bir yandan da tekilaları çekip, Amerikan müziği eşliğinde, çocuğun mezarı başında dans eden yerlilerdir. Uygarlığın adının sanayi ile yer değiştirdiği, sanayinin de çoktan &#8220;çevre felaketi&#8221; olarak yorumlanmaya başladığı günümüzde, Köprü, apayrı bir boyut kazanıyor.</p>
<p>Köprü: Cangıldaki uygarlık.&#8221;</p>
<p>Bordo Siyah Klasik Yayınlar&#8217;dan çıkan Köprü, toplam 283 sayfa. Orjinal adı &#8220;The Bridge In The Jungle&#8221; ya da &#8220;Die Brücke im Dschungel&#8221;. İlk olarak 1929&#8242;da basılan kitabı, Esat Nermi Erendor&#8217;un 1976&#8242;da yaptığı çeviri ile basılan 2006 baskısından okudum. Aşağıda da ilgili linkleri bulabilirsiniz:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=90925&amp;sa=30905141">Kitapyurdu&#8217;nda Köprü</a></li>
<li><a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=b%2E+traven&amp;nr=y&amp;pt=traven">Ekşisözlük&#8217;te B.Traven</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kopru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğu&#8217;nun Limanları</title>
		<link>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/dogunun-limanlari/</link>
		<comments>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/dogunun-limanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2007 15:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertalp bilal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Amin Maalouf]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[YKY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/dogunun-limanlari</guid>
		<description><![CDATA[  Çocukluğumdan beri mavi kapağıyla ilgimi çekmişti Doğu&#8217;nun Limanları. Her gördüğümde büyük bir merak hissetmiştim fakat hiç okumaya cesaret edememiştim. Dilinin ağır olduğunu düşünüyordum galiba. En nihayetinde kitapyurdu.com&#8217;dan satın aldım ve okumaya başladım. Korktuğum gibi değildi. Hatta bunun da ötesinde son okuduğum kitaplar arasında anlatımı en iyi olan kitap Doğu&#8217;nun Limanları. Kısa, bir solukta okunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <img src="http://www.sertalpbilal.com/wp-content/uploads/2007/11/dogunun_limanlari.jpg" alt="Doğu’nun Limanları, Amin Maalouf" /></p>
<p align="justify">Çocukluğumdan beri mavi kapağıyla ilgimi çekmişti Doğu&#8217;nun Limanları. Her gördüğümde büyük bir merak hissetmiştim fakat hiç okumaya cesaret edememiştim. Dilinin ağır olduğunu düşünüyordum galiba. En nihayetinde kitapyurdu.com&#8217;dan satın aldım ve okumaya başladım. Korktuğum gibi değildi. Hatta bunun da ötesinde son okuduğum kitaplar arasında anlatımı en iyi olan kitap Doğu&#8217;nun Limanları. Kısa, bir solukta okunan ama tadına doyulmaz bir kitap.</p>
<p align="justify"><span id="more-200"></span>Yine arkasında yer alan yazıyla başlıyorum. &#8220;Adana&#8217;da ayaklanmalar olmuştu. Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti. Altı yıl sonra çok daha büyük bir çapta olacakların bir provası. Ama bu kadarı bile korkunçtu. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Nubar&#8217;ınki de dahil, sayısız ev yıkılmıştı. Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı.&#8221; &#8220;Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğu&#8217;nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.&#8221;</p>
<p align="justify">Amin Maalouf&#8217;un çok usta bir gözlemci olduğu, kitabın her sayfasında kendini belli ediyor. Türk &#8211; Ermeni ilişkileri, Fransa&#8217;daki devrimciler, Yahudi &#8211; Arap ilişkileri, bir savaşın seyri sırasında mükemmel bir dille anlatılıyor. Baş kahramanımız İsyan, aslında hanedan soyundan gelmektedir. Babası ile ilişkileri, yaşadıkları ve en önemlisi büyük aşkı Clara ile yaşadıkları kitabın temelini oluşturuyor. İsyan&#8217;ın adım adım mahvolan hayatı aslında savaşın insana nasıl dokunabildiğinin ilginç bir yaklaşımı.</p>
<p align="justify">Okurken yüreğiniz parça parça oluyor. Yaşananlar bazı yerlerde o kadar acı ki. Sevdiğim birine yaptığım yorumda &#8220;Eğer filmi olsaydı kesin ağlardım&#8221; dedim. O derece acı var bazı yerlerde. 4 günde anlatılan kocaman bir hayat, kocaman bir yürek. Bu kitap hem bir aşk romanı okumak isteyenler, hem de o zamanın şartlarını incelemek isteyenler için tek kelimeyle eşsiz bir kitap. İnsan ilişkileri ve karakter analizleri çok başarılı gerçekten. Kendinizi İsyan&#8217;ın yerine hissediyorsunuz okurken. Sayfalar öylesine hızlı geçiyor ki.</p>
<p align="justify">Amin Maalouf, gerçekten çok usta bir yazar. Kullandığı dil mükemmele yakın, tabii bunda çevirmenin de büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Eğer hala siz de okumadıysanız, Doğu&#8217;nun Limanları&#8217;nı size tavsiye ediyorum.</p>
<p align="justify">Kitap; YKY Yayınları&#8217;ndan çıkmış. Türkiye&#8217;de ilk baskısı Kasım 1996, benim okuduğum 35. baskı ise Mart 2007&#8242;de yayınlanmış. Kitap, Saadet Özen tarafından çevirilmiş. 183 sayfa. Kitabın orjinal adı ise &#8220;Les Echelles du Levant&#8221;.</p>
<p align="justify">Hepinize kitap dolu günler diliyorum, kitapla ilgili linkleri aşağıda bulabilirsiniz.</p>
<ul>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amin_Maalouf" title="Amin Maalouf" target="_blank">Amin Maalouf kimdir?</a></li>
<li><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=17329&amp;page=3&amp;session=53063137513917919930&amp;LogID=" title="KitapYurdu'nda Doğu'nun Limanları" target="_blank">Kitapyurdu&#8217;nda Doğu&#8217;nun Limanları</a></li>
<li><a href="http://www.birikinti.com/kitap/dogunun.htm" target="_blank">Başka bir yazarın dilinden Doğu&#8217;nun Limanları</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/dogunun-limanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OlasılıkSız</title>
		<link>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/olasiliksiz/</link>
		<comments>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/olasiliksiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Oct 2007 12:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertalp bilal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Adam Fawer]]></category>
		<category><![CDATA[determinizm]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Heisenberg]]></category>
		<category><![CDATA[istatistik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Laplace]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[olasılık]]></category>
		<category><![CDATA[olasılık teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[olasılıksız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/olasiliksiz</guid>
		<description><![CDATA[Diyelim ki şöyle bir süredir güzel bir kitap okumadınız ve kurgu kitaplara bayılıyorsunuz. Şöyle hayalgücünüzün sınırlarını zorlayacak, düşündürecek ve size bambaşka dünyaların kapılarını açacak bir kitap arıyorsunuz. Ama öyle klasik tarzda olmasın. Gerçeğe yakın olsun, heyecanlandırsın diyorsanız Adam Fawer&#8217;in Olasılıksız adlı kitabını okuyun derim. Neden mi? Olasılıksız, Adam Fawer&#8217;in ilk kitabı. Farkettim de bu aralar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img src="http://www.sertalpbilal.com/wp-content/uploads/2007/10/olaslksz2.jpg" alt="Olasılıksız, Improbable, Adam Fawer" /></p>
<p align="justify">Diyelim ki şöyle bir süredir güzel bir kitap okumadınız ve kurgu kitaplara bayılıyorsunuz. Şöyle hayalgücünüzün sınırlarını zorlayacak, düşündürecek ve size bambaşka dünyaların kapılarını açacak bir kitap arıyorsunuz. Ama öyle klasik tarzda olmasın. Gerçeğe yakın olsun, heyecanlandırsın diyorsanız Adam Fawer&#8217;in Olasılıksız adlı kitabını okuyun derim. Neden mi?</p>
<p align="justify"><span id="more-196"></span>Olasılıksız, Adam Fawer&#8217;in ilk kitabı. Farkettim de bu aralar okuduğum birçok kitap yazarının ilk kitabı. Olasılıksız, bir dönem ülkemizde de çok satanlar listesinde kalmış öğrendiğim kadarıyla. Peki neden bahsediyor OlasılıkSız? Kitapta ana konu, gelecekten haber verme meselesi. Olasılıksız, aslında 4-5 kişinin hayatını kesiştiren ilginç bir kitap. Her olasılığı kafasından hesaplayabilen David Caine kitabın ana karakteri. Aslında kitapta diğer kişiler de detaylı anlatıldığı için tam olarak ana karakter diyemiyoruz, ama meselenin ortasında o var. Ajan Nava Vaner, David&#8217;in ikizi Jasper, bilimsel deneyler yapan Dr.Tversky, kızını kurtarmaya çalışan bir baba Martin Crowe. Kitap, olasılık teorisi ve bilimi, felsefe, matematik, aksiyon, kuantum fiziği, kumar ve zaman tanımı ile karışık bir içeriğe sahip. Fawer, ihtiyacı olan nesneleri müthiş bir şekilde organize etmiş. Hikaye bazı yerlerde karışık gibi ama emin olun mükemmel.</p>
<p align="justify">Kitap kurgusal olarak tek kelimeyle müthiş. Özellikle determinizm (nedensellik, bkz. Wikipedia) hakkında yapılan tartışmalar benim çok ilgimi çekti. Bu konuda internette biraz araştırma yapma isteği bile hissettim. Olasılıksız&#8217;ın gözüme çarpan tek kötü özelliği edebi açıdan çok başarılı olmaması. Anlatım eğer çok fazla kitap okuyorsanız size basit gelebilir. Aslında bu sadelikten de öte birşey. Konular arasında konan ayrımlar bazı yerlerde yanlış olmuş. Aynı olay devam ederken ayraç konulmuş vs.. Ama beni çok rahatsız etmedi, sizi de edeceğini düşünmüyorum, en azından ümit ediyorum.</p>
<p align="justify">Size Olasılıksız&#8217;ın arkasında yazan yazıları aktarayım,</p>
<ul>
<li>&#8220;Bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksiniz.&#8221;</li>
<li>&#8220;Bir sabah yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?</li>
<li>Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, &#8216;OlasılıkSız&#8217; tam size göre bir roman.</li>
</ul>
<p align="justify">diyorlar. Tabi daha uzun bir metin ama ben size birkaç yeri aktardım.</p>
<p align="justify">Olasılıksız, A.P.R.I.L. Yayınları&#8217;ndan Nisan 2006 tarihinde piyasaya sürülmüş. Türkçe çevirisini Okyayuz Yener yapmış. 472 sayfa. Orjinal adı Improbable. Kitabın bir de internet sitesi var. İçinde kitap ve yazarla ilgili bilgilerin yanı sıra, küçük de bir oyun düşünülmüş. Aşağıda kitapla ilgili linkleri bulabilirsiniz.</p>
<p align="justify">Son Söz: Olasılıksız hayatımda okuduğum en iyi kurgu kitaplarından biri. Tam mânâsıyla filmi çekilecek bir kitap. İlk okuduğumda bunu düşündüm. Her sayfa diğerini kovalıyor. Okumak için sabırsızlanıyorsunuz. Sanırım böyle bir kitabı okumak için daha iyi nedenler olamaz :). Hepinize kitap dolu günler diliyorum.</p>
<p align="justify">Linkler</p>
<ul>
<li><a href="http://www.improbablebook.com/index.html" target="_blank">Kitabın internet sitesi (İngilizce)</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Determinizm" title="Wikipedia'da Nedensellik" target="_blank">Determinizm</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Belirsizlik_%C4%B0lkesi" title="Heisenberg'in Belirsizlik İlkesi nedir?" target="_blank">Heisenberg&#8217;in Belirsizlik İlkesi</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pierre-Simon_Laplace" title="Pierre Simon Laplace, Olasılık Kuramının kurucusu" target="_blank">Olasılık Kuramı&#8217;nın kurucusu Laplace</a></li>
<li><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Laplace%27s_demon" title="Laplace's Demon" target="_blank">Laplace&#8217;ın Şeytanı (İngilizce)</a></li>
<li><a href="http://www.itusozluk.com/goster.php/olas%FDl%FDks%FDz" title="Öğrencilerin gözüyle Olasılıksız" target="_blank">İTÜ Sözlük&#8217;te Olasılıksız</a></li>
<li><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=104539" title="Kitapyurdu'nda Olasılıksız" target="_blank">Kitapyurdu&#8217;nda Olasılıksız<br />
</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/olasiliksiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaybedenler Kulübü</title>
		<link>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kaybedenler-kulubu/</link>
		<comments>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kaybedenler-kulubu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Oct 2007 01:27:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertalp bilal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[kaybedenler kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyelerim]]></category>
		<category><![CDATA[richard perez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kaybedenler-kulubu</guid>
		<description><![CDATA[Aslına bakarsanız Jean Jacque Rousseau&#8217;nun &#8220;Yalnız Gezenin Düşleri&#8221; kitabını bitirdikten sonra kitap okuma hızımda oldukça büyük bir yavaşlama olmuştu. Rousseau&#8217;nun daha çok meseleleri soyut biçimde ama oldukça irdeleyerek incelemesi beni çok etkilemişti ve biraz daha fazla şey öğrenebilmek için kitabı en yavaş hızımla okumuştum. O kitaptan sonra kitapyurdu.com&#8217;dan satın aldığım Kaybedenler Kulübü&#8217;nü okumak benim için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://www.sertalpbilal.com/wp-content/uploads/2007/10/kaybedenler_kulubu.jpg" alt="Kaybedenler Kulübü, Richard Perez" /></p>
<p align="justify">Aslına bakarsanız Jean Jacque Rousseau&#8217;nun &#8220;Yalnız Gezenin Düşleri&#8221; kitabını bitirdikten sonra kitap okuma hızımda oldukça büyük bir yavaşlama olmuştu. Rousseau&#8217;nun daha çok meseleleri soyut biçimde ama oldukça irdeleyerek incelemesi beni çok etkilemişti ve biraz daha fazla şey öğrenebilmek için kitabı en yavaş hızımla okumuştum. O kitaptan sonra kitapyurdu.com&#8217;dan satın aldığım Kaybedenler Kulübü&#8217;nü okumak benim için gerçekten güzel bir tesadüf oldu. Rousseau&#8217;nun yaşadığı yalnızlığın aynısının bu kitaptaki ana kahraman olan Martin&#8217;de görmek mümkün oldu.</p>
<p align="justify"><span id="more-51"></span>Kaybedenler Kulübü, genç bir yazar olan Richard Perez&#8217;in bir kitabı. Kitabın tanıtımına öncelikle arkasında yazan yazı ile başlamak istiyorum:</p>
<p align="justify">&#8220;Yazar Martin Sierra, hayatını kazanmak için sevmediği bir işte çalışmaktadır. Sistemle uyum içinde yaşayamaz, ama gerçek bir başkaldırıda da bulunamaz. Onun yerine New York&#8217;un gece hayatında kendini unutmaya çalışır. Yazdıklarını bir türlü yayımlatamaz. Yayınevlerinden gelen ret mektupları koleksiyonuna her gün bir yenisi eklenir. Yalnızlığını kişisel ilanlarla giderir. Tuhaf ilişkilerde kendini kaybeder. Rüyalarının kadınıyla tanışır, ama bir türlü aşkını itiraf edemez.</p>
<p align="justify">Bukowski tadında, aykırı, enerjik, mizah dolu, tüm dünyada yankılar uyandıran bir roman. Hayatın kıyısında yaşayanların, kaybedenlerin öyküsü.&#8221;</p>
<p align="justify">Aslına bakarsanız bu kitabı &#8220;acaba ne okusam&#8221; derken buldum. Adı bana (favori filmim olan) Dövüş Kulübü&#8217;nü hatırlattı. Kitabı genel olarak değerlendirmek gerekirse, yazar, ilk kitabı olmasına rağmen çok usta karakter tahlilleri yapmış. Başkahramanımız Martin, (tanıtım yazısında da belirtildiği gibi) sevmediği bir işte çalışmaktadır. Kişisel ilanlar yoluyla kendine yeni arkadaşlar aramaktadır. Aramakta olduğu yalnızca bir kız arkadaş değildir, aslında Martin, kendi özünü bulmaya çalışmaktadır. Kitabın 53. sayfasında Martin hakkında önemli bir ipucu elde ediyoruz: &#8216;Kendini bir kaybeden olarak görmektedir.&#8217;</p>
<p align="justify">Kitapta Martin&#8217;in hayatında olan 3+1 kadını sürekli olarak görüyoruz. Nikki, Lola, Amaris ve soyut olarak kendisini sürekli etkileyen (vefat etmiş) annesi. Biz bu üç ilişki ışığında Martin&#8217;i ve hayat anlayışını anlamaya çalışıyoruz. Kitabın dili oldukça sade, ama maalesef yazar çok fazla argo sözcük kullanmış. Bazı yerlerde de beni rahatsız edecek derecede açık bir dil kullanmış. Buna karşın insan tahlillerini seven insanların seveceğinden eminim. Ben birkaç bölüm dışında, kitaptan inanılmaz zevk aldım. Kitabı okumam üç gün sürdü nitekim. Kitapta en çok hoşuma giden kısımlardan biri de yazarla yapılan röportajın arkaya eklenmesi olmuş. Ayrıca yazar kitabın sonunda bize üzerinde düşünmemiz için 14 tane de soru vermiş.</p>
<p align="justify">Say Yayınları&#8217;ndan çıkan 239 sayfalık Kaybedenler Kulübü (Orjinal Adı: The Losers&#8217; Club) Nur Nirven tarafından Türkçe&#8217;ye çevrilmiş. 2007 yılında Türkçe 2.baskısını yapan bu kitabı &#8220;acaba ne okusam, kitap tavsiyen var mı?&#8221; diyen ve kişisel betimleme tarzı kitapları seven herkese tavsiye ediyorum.</p>
<p align="justify"><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=122792&amp;session=S3230945066249721319&amp;LogID=" title="Kaybedenler Kulübü, Richard Perez, Say Yayınları" target="_blank"> <img src='http://www.sertalpbilal.com/wp-content/plugins/smilies-themer/Phoenity/arrow.png' alt=':arrow:' class='wp-smiley' /> Kitapyurdu&#8217;nda Kaybedenler Kulübü</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertalpbilal.com/kitaplar/kaybedenler-kulubu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

