Hakkımda
Sertalp Bilal Çay, 1988 model bir ihtiyardır
Bu site onun günlük hayata karşılaştığı, düşündüğü, paylaşmak istediği muhtelif içeriklerden oluşmaktadır. Nisan 2007′den beri blog tutmaktadır, kendini bir yazısında 100 maddede şöyle tarif etmiştir;
- 21 yaşındayım.
- Bilkent Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği’nde son sınıfa geçtim.
- 1.76 (veya buna epey yakın) bir boydayım. Uzun zamandır uzamıyorum sanırım
- Bilgisayarla ilk defa 1998 yılında tanıştım. O gün bugündür bilgisayar ve türevi aletleri severim.
- Okuduğum bölümde olmam aslında bir tercih hatası sayılabilir.
- Pilavı çok severim. Bence pilav yediğimiz yemeğin tadını daha da fazlalaştıran süper bi’şey.
- Gençliğimde çok çok zayıf olmama ve sürekli kilo almaya çalışmama rağmen, artık kilo vermeye çalışan birine dönüştüm.
- Eleştiri yapmayı çok sever, eleştirilmeyi hiç sevmem.
- Kendi kendimin arkadaşı olsaydım, fazla katlanamayacağımı düşünürüm. Ama Cabi bunun doğru olmadığını söylüyor.
- Hızlı hareket etmeyi severim. Hızlı yürürüm, işlerimi hep hızlı bitirmeye çalışırım. Bir iş ne kadar uzarsa o kadar cılkı çıkıyor bence.
- Galatasaray’lıyım. Küçükken Beşiktaş’ı tutmuşluğum da vardır. Ama “never ever” Fenerbahçeli olmadım. Avrupa takımlarından Liverpool’u bir başka severim.
- Burçlara çok inanırım. Balık burcuyum ve keşke akrep olsaymışım demişliğim çoktur.
- Ablama, anneme ve babama çok düşkünümdür.
- Üzerim açık şekilde uyuyamam. Mutlaka birşey örtmek isterim. Ama çok uykum varsa mekan-zaman-koşul farketmeksizin uyuyakalabilirim.
- Gençken matematiği çok severdim. Lisedeyken de matematik olimpiyatlarında Karadeniz ikincisi olmuştum. Ama üniversite matematiğinden sonra matematiğe karşı soğudum. Artık çok sevmiyorum.
- Aslen Fatsa’lıyım ama ailem ve ben 15 senedir Ünye’de oturuyoruz. Ünye-Fatsa arasında bir rekabetin olduğunu bilmeyeniniz yoktur (ya da var mıdır)
- Lisede, yurdumuzdaki deniz manzarasının güzel olduğunu ancak son sınıfın son ayında farkedebilmiştim. Ankara’da okumak çok acı verici.
- Tabancaları sevmem ama kılıçlara bayılırım. Bir gün kendime güzel bir kılıç almak istiyorum.
- Özgürlük taraftarı bir insan olduğumu düşünüyorum. Ama yaptığım testlerde hep otorite yanlısı çıkıyorum
- İçecek olarak limonatayı ve gazozu çok severim. Çocukken kolaya çok düşkündüm sanırım.
- Hala süt içiyorum. Hem de çocukluktan gelen bir alışkanlıkla evdeyken sürekli kakaolu süt içiyorum.
- Şekere ve şekerli şeylere karşı zaafım var
- Bugüne kadar 10′dan fazla site yaptım. Frontpage’in süper bir program olduğunu düşünürdüm küçükken. Hala da severim ama artık hiç kullanmıyorum.
- Yüzmeyi severim ama çok başarılı değilim. Kendime yetecek kadar yüzüyorum yani. Ama dalış konusunda iyiyimdir. Havuzlarda dipten yüzmeyi ayrıca seviyorum.
- Dine ve dini şeylere karşı saygım vardır.
- Bilmediğim şehirlerde gezmeyi severim. İlk defa görmüş olduğum yerler beni heyecanlandırır. Şehirleri, gece vakti daha çok severim.
- Vapurla seyahat beni çok rahatsız eder, hemen başım dönüyor.
- İlkokul yedinci sınıftan beridir Bilkent’e gitme hayali kurmuştum. Şimdi neredeyse mezun olmak üzereyim ve bu defa UFL hayalleri kuruyorum.
- 99 Model bir Mégane kullanıyorum. Ve çok uzun yıllar kullanmayı istiyorum. Çünkü çok anımız var bu arabayla. 1.9 motor ve 110 beygir dizel, ve inanılmaz derecede az yakıyor. Babam çok kıskanıyor mesela
- Kendi kendime sürekli diş fırçalamaya başlama sözü veriyorum, ama bu sözü sadece bir dişim ağrımaya başlayınca yerine getiriyorum.
- Yabancı dil konusunda aşırı kötüyüm. İngilizceyi öğrenmem bile yıllar aldı. Aldığım bir kurluk İtalyanca’dan da üç beş cümle dışında pek bir şey hatırlamıyorum. “Bongiorno signor Rivelli!” -Bu Rivelli dediğim adam, İngilizce’deki Mr.Brown gibi bişey
- - Kitap okumayı severim. Ama kötü bir kitap okuduğumda uzun süre okuyamıyorum. O nedenle okuyacağım kitaplar konusunda titiz davranmaya çalışıyorum.
- Film izlemeyi de severim. Arkadaşlarla birlikte olunca çok daha tatlı oluyor.
- Sabahları zor uyanırım. Uyansam da geri yatma ihtimalim çok oluyor. Bu nedenle alarm kurarsam telefonu uzak bir yere koyuyorum ki yataktan kalkmak zorunda kalayım. Ama evdeysem böyle yapmıyorum çünkü ablam benden önce uyanıp bana kızıyor
- Roma’yı çok merak ediyorum.
- Kepek problemim var, saçlarımla iyi anlaşamıyoruz.
- Kısa SMS atıyorsam ya o an çok meşgulümdür, ya da mesajı alan kişiye kızmış/kırılmışmdır.
- Soğuk havaları, sıcaklarından daha çok severim. Eğer bir Zanpakutō’m olsaydı muhakkak buz tipi olurdu.
- Çizgi filmleri, animeleri severim. Sevmeyenlere şaşırıyorum.
- Son 7 senedir yurtta kalıyorum.
- Lisedeyken, okul birincisi olmama rağmen okulum bana yamuk yapmış, mezuniyet törenine kadar okul birincisi hesapları yetişmediği için başka birisini sahneye çıkarmışlardı. Hala içimde yaradır.
- Hiç yurtdışına çıkmadım, ama çok merak ediyorum.
- Uçaklardan çok korkuyorum. Bir gün binmek zorunda kalacağımın da farkındayım.
- Uğurlu sayım 3′tür. Çocukluğumdan beri böyle kalmış hep aklımda. Ama neden 3, bilemiyorum.
- 5-6 yaşlarında kırdığım Transformers oyuncağım hala aklımdadır. Bir gün kendime aynısından almak istiyorum.
- Yağmuru severim, birçok insan gibi özellikle yağmur yağarken sıcak bir yerden izlemeyi daha çok severim.
- Çok düşünen, çok okuyan insanlara hayranım. Ama düşünceleri abartılı olmayanlara.
- Küçükken epey ip atlardım diye hatırlıyorum.
- Çok değer verdiğim insanlardan dilimin yandığı çok oldu.
- Bazı insanlar var ki sen ona bağırırsın bir şeyler söylersin, kendini parçalarsın, o hiçbir şey demeden öylece yüzüne bakar. Böyle insanları hiç anlayamıyorum, ve bu davranışlarından nefret ediyorum. İnsanı deli eder.
- İlerde kendi evim olunca büyüüük bir kitaplık ve akvaryum sahibi olmak istiyorum.
- Ben büyüdükçe adaletin varlığına olan inancım küçülüyor.
- Az haber okur, çok az televizyon seyrederim. Okuldayken hiç seyretmiyorum.
- Çok hayal kurarım. Bir gün Bleach dünyasında uyanmayı ümit ediyorum.
- Bilgisayar programlama dillerinden Java’ya karşı çok ilgim var. Oyun felan yazıyoruz, eğlenceli oluyor.
- Özellikle bilgisayarda yavaş yüklenen her şey başımı ağrıtıyor.
- İlk sinemada izlediğim film “Büyük Hazine”ydi ve lise arkadaşım Kenan’la gitmiştim. Ne üzücü ki Kenan o filme benle gittiğini hatırlamıyor.
- Araya uzaklık giren tüm arkadaşlıkların zaman içinde kaybolacağını düşünürdüm, ama üniversiteye geçtiğimden beridir öyle düşünmüyorum, çünkü aksini ispatlamama yardım eden lise arkadaşlarım var.
- Hiç sigara ve alkol içmedim, ve hiç ilgi de duymadım.
- Genellikle yemek yediğim tabağın içindeki herşeyi yer, ekmekle üzerinden geçerim. Tabak yıkanmış hissi verebilir
- İnternet bankacılığına hayranım. Bence çok büyük bir teknoloji. Özellikle Garanti Bankası’nınki mükemmel.
- Dondurmada kakao, sade ve karamel seviyorum. Çilek, muz vb. olanlarından yiyemiyorum.
- İnsanları takdir etmeyi ve bunu dile getirmeyi severim. Takdir edilmeyi de aynı şekilde severim.
- Yaptığım stajlar içinde Park Makine çok verimli, Mercedes stajı göreceli olarak verimsiz geçti. Normalde büyük bir şirketteki stajın daha iyi olmasını beklersiniz.
- Şimdi ÖSS’ye girmiş olsam yine Bilkent’i tercih ederdim, SBS’ye girmiş olsam Galatasaray Lisesi’ni.
- Çok rüya görürüm. Ve genellikle gördüğüm rüyaları uyandıktan 1-2 dakika sonra epeyce hatırlarım. Rüyadan uyandırılmayı hiç sevmem.
- İleride kendi şirketimi kurmak istiyorum.
- Yazmayı seviyorum. Küçüklükten beri şiir yazıyorum. 2 yıldan fazla bir zamandır da blog yazıyorum.
- Mail ve mektup yoluyla irtibat kurmayı, telefona veya msn’e tercih ediyorum. Çünkü insan mailde daha çok şey anlatıyor, karşısındakini de daha iyi tanıyor.
- Okuduğum kitapların yazarlarının fotoğrafını görmek beni kötü etkiliyor, okuyasım gelmiyor. Agatha Christie hariç, çünkü onun önce fotoğrafını görüp sonra okumaya başlamıştım
- Normalde yürümeyi sevmem, ama yanımda birileri varken ağır ağır yürümeyi seviyorum.
- Küçük yaşlardan beridir kalbimde masum üfürüm var. 2 yılda bir EKO çektiriyoruz.
- 1.25 derece astigmatım. Lise son sınıfta ÖSS çalışırken bozulmuştu sanırım gözlerim. O zamandan beri gözlük kullanıyorum.
- Gözlüğümü çıkarttığım zaman hemen uykum geliyor.
- Çok az elektro gitar çalıyorum. Birkaç parça kadar. Hazırlıktayken başlamıştım çalmaya, ama okul dersleri ağırlaşınca hiç gidemedim. Başımda takip eden biri olmayınca da devam edemedim. Ama gitarım ve anfim sapasağlam duruyor.
- Müzikte belli bir tarzım yok, çok farklı şeyler dinleyebiliyorum. Radiohead ve Pentagram’ı ayrıca severim.
- Halısahalarda yaygın bir bahane olarak kullanılan “2 yıldır maç yapmadım” söylemine karşın, ben cidden 2 yıldır sadece 2 maç yaptım
- Hem evde hem de yurtta ranzada uyuyorum. Yurttakinde alt katta, evdekinde üst kattayım. Ve şahsi düşüncem alt katın daha güzel olduğu
- Tozu hiç sevmem.
- Yazıcıdan çıktı almaya bayılırım. Sanal birşeyi somutlaştırmak gibi geliyor bana. Süper bişi.
- Kütüphaneleri severim. Hem Bilkent Kütüphanesi’nde hem de Milli Kütüphane’de çok ders çalışmışlığım vardır.
- Ankara doğumluyum. Sırasıyla Kızılcahamam, Terme ve Ünye’de yaşadım.
- Küçükken denizden çok korkardım. Annemlerin beni denize sokmaya çalışırken ağladığım bir fotoğrafım da vardı sanırım.
- Çoğu öğrencinin aksine sınava girmeyi severim. Özellikle iyi bildiğim derslerde çok keyifli oluyor.
- 90′lı yıllarda doğanlar şimdi üniversitede olduğu için kendimi yaşlı hissediyorum. Cidden.
- Günlük tutmuyorum, ama tutmanın hoş bir şey olduğunu düşünüyorum.
- “Yapacaksan en iyisini yap” sözünü çok severim.
- 750 GB’lık bir harici harddiskim var. “Man, this is insane!” diyesim geliyor her düşündüğümde. Benim bilgisayarımın 18.75 katı kadar alanı var. Teknoloji çok ilerlemiş.
- 2005′te babamların aldığı Toshiba L10 dizüstü bilgisayarım var. Nam-ı diğer öğretmen laptopu. Yaşlı ve biraz yavaş ama seviyorum onu
- Göz rengime hala tam karar vermiş değilim. İçinde hem yeşil hem mavi var. Ama sorana mavi diyorum.
- Her türlü kalemi seviyorum, klasik kurşun kalemler hariç. Küçükken sürekli parmağımda su toplamasına neden olurdu.
- Yazım oldukça düzgündür. Bir gün bir blog yazımı elle yazıp buraya koyacağım.
- Nüfus cüzdanı fotokopisi çektirmekten nefret ederim. Bu yüzden bir word dosyasında tutuyorum siyah-beyaz halini, lazım olunca onun çıktısını alıyorum.
- Dizi seyretmeyi çok sevmem. Lost, Prison Break vs vs. dizileri seyretmiyorum.
- Trakya’da dinlediğim “a be kaynana naptın” ve “tıy tıy tıy” şarkıları kişiliğimde tamiri mümkün olmayan hasarlara yol açtı. Hala kafamda tınlıyorlar. Hüseyin, bu lafım sanaydı.
- Güneşte çok çabuk yanarım. Derim soyulmaya başlar bir süre sonra.
- Birisine birşey anlattıysam bunu çabuk unutuyorum. Kime ne anlattığını bilmemek zor oluyor. Okulda sözüme hep “abi bunu sana anlattıysam söyle” diye başlıyorum. Acı verici.
- İnsanlara yardım etmeyi seviyorum.
- Kol saatlerine hayranım. Özellikle sokaklarda 10 tl’ye satılanlar çok süper oluyorlar
- Satranç ve Scrabble severim


2 Ekim 2007 Saat:03:24
Yeni taşındık o yüzden bu yazıyı kısıtlı tuttuk. Hedefim İpek Abla’nınki gibi uzuuun bir tanıtım sayfası yazmak
2 Ekim 2007 Saat:20:10
Seni örnek alcam Bilal abi.İnşallah senin gibi biri olurum
5 Ekim 2007 Saat:19:09
..
ben bu tanıtım yazı-cı-ğını görmemişim yahu..
demek benim gibi uzun tanıtım yazısı yazacam..ay pek bi merak ettim..neler yazacaksın..kolay dı sanki.. o yazı için kaç sene gerekli biliyor musun..daha en az 17 sene bekliyeceksin..puhahah hatta zuhaha
..
gönlünce kal..ipek ablan kadar başına taş maş da düşmesin..
8 Ekim 2007 Saat:12:32
ben burayı okumayı unutmuşum


valla nedenir bilmem seni yeni tanımış gibi yorum yazıcam ama.gerçekten komik,içten,samimi…bir üslubun var.beğendirme kaygısı gütmeden yazıyosun yazıları gösterişten uzak.insanların ardığı ilk şey bu samimiyet.okadar uzak kaldık ki samimiyetten herşey sahte her suratta sahte gülümsemeler…..ııııy nefret ediyorum
nerden nereye geldim ya konu saptırmaya ben bu derim
13 Ekim 2007 Saat:02:41
merhaba, artık takiptekiler listeme güzel bir blog daha ekliyorum, üstelik meslektaşmışız da.
13 Ekim 2007 Saat:16:54
ne turuncu balığıymış..Pirana pirana..
17 Ekim 2007 Saat:16:16
merhaba canım,
sitelerine baktım ve seninle bir kez daha gurur duydum. çalışmalarının devamını diliyorum.
Ayrıca; herhangi bir konuda benimle irtibat kurarak ilgilendiğim akkusilcesi.com internet sitemizde yazılarını görmek istiyorum.
senin için demlediğim çay epey bayatladı (1 ay oldu) bir an önce gel çayını iç.
19 Kasım 2007 Saat:20:53
Turkısh cıtızen



















Java programmer
firefox user
chess player
Ben gidiyorum.blogspot fan
Adidas user
creative muvd tx fm user
goggle user
Italian+english speaker
Linkin park fan
Naruto fan
table tennis player
Toshiba satellite user
wikipedir user
windows xp user
youtube
Windows live messenger user
Steven gerrard fan
counter-strike player
age of empires CONOUERORS player
……….
ne bunlar yaw…
21 Kasım 2007 Saat:13:37
he heey
imzan çok hoşuma gitti bilalcim yaw
çok karizma ve yaratıcı olmuş
26 Kasım 2007 Saat:11:33
fecebook yeni alışmış olan biriyim emekli mutavazi birisiyim kaybetigim dostlarımı arıyorum fakat bu siteyi tam kavramış deyilim yol gösterirseniz sevinirim :
8 Aralık 2007 Saat:16:52
sımdı senı daha yakından tanıdım valla 10 parmagında 10 marıfet ne dıyım
13 Aralık 2007 Saat:00:34
hiç de zor değildir tutunmak hayata mutlu huzurlu tarafından…
şimdi içinde bulunduğun yaşadığın sıkıntılar kaçınılmaz onları bi kenara atamayız ne sen ne ben ne de bir başkası ama işte hayatının bundan sonraki kısmı huzur ve mutlulukla geçicek benbunu farkettim sen de..!!
hem hakedenlerdensin de… hakedene de verilir elbet unutma…!
yolunhep açık aydınlık olsun inşaallah..
memnun oldum seni tanıdığıma…
her ne yaparsan yap ve her ne olursan ol en iyisini olmaya çalışacağından şüphem yok.. amacların hedeflerin ve adımların var attığın bunlar için..!! kimileri belkisana küçük gelicektir ama emindirler..
gönlünden geçirdiğin gibi mutlu huzurlu bir hayatın sahibi olman dileğiyle..
:))
20 Aralık 2007 Saat:21:12
bitanem benim ablasının zuzusu….buraya yorum yazmakta geç kaldım farkındayım ablanın teknoloji özürlü olmasına ver affet :).yazılarını çok beğeniyorum devamını da bekliyorum ileride bastırdığın şiir ,hikaye ,deneme kitaplarını da okumak nasip olur inşallah.herşey dilediin gibi olur umarım ablasının küçücük bebeği
20 Aralık 2007 Saat:21:28
Ablaların bir tanesi de teşrif etmişler sonunda


Estağfurullah ablacık olur mu öyle teknoloji özürlü felan, biraz benim zorlamam gerekti sadece seni
Çok çok teşekkür ediyorum bu değerli yorumun için
Ablasının minik kuzusu Sertalp Bilal
20 Aralık 2007 Saat:21:43
çok tatlı bu yaa..

bende abıcıkle böleyım ıste..
umarım tanrı hiç mutlulugunuzu bozmaz..
mutlulukla kalın vallla ya..
27 Aralık 2007 Saat:16:59
Bu arada burnunun hala yapma olduğu kanısındayım..Neden böyle bir izlenime kapıldım bilmiyorum ama… Çok iyi yapmışlar…Gerçek gibi duryor..
1 Ocak 2008 Saat:14:39
ayrıçana kendisi Dünayayı Gurtaran Duruncu Balık’tır.Boş zamanlarında insanları dünyayı ele geçirmeye kararlı robotlardan kurtarmakla geçirirmektedir,hatta bi afişi bile vardır
burada
2 Ocak 2008 Saat:21:53
Resim için tekrar tekrar teşekkürler 3lf
12 Ocak 2008 Saat:22:16
puahahhahaha, çok güldüm resme yaa.. yapanın ellerine sağlık… hani bi değim vardır ya ‘cuk oturmak’ diye
he işte senin resimlerin de cuk oturmuş bu afişe
5 Şubat 2008 Saat:21:05
Merhaba Sertalpcim,
Aslan kuzenim
Malesef çok uzun zaman oldu görüşmeyeli dimi
İnan seni ve ablanı görmeyi çok istiyorum.İ
Ben de istanbuldayım bildiğin gibi ve yakında baba olucam inşallah.
İstanbula geldiğinizde yolunuz düştüğünde mutlaka misafirim olucaksınız sör ver bana
Sayfan gerçekten çok güzel ve şiiirlerini de çok beğendim
İlerde çok önemli yerlere geleceğini ve kariyerini çok çabuk geliştireceğini biliyorum.
Bu abinizi unutmayın olur mu?
Kendine çok iyi bak
5 Mart 2008 Saat:16:52
Tsk ettim Sertalp Bilal. İade-i ziyaretlerini bekleriz. Özgün içerik bulacagından eminim, takipteyiz.
18 Mart 2008 Saat:17:13
eveet sen bizim lisedeki sertalp bilalsin
sevindim blogcu olmana. toplantıya da gel mutlaka. görüşmek üzere..
(umarım hatırlamışındır beni)
15 Temmuz 2008 Saat:18:03
canım kuzenim sayfanı şimdi gördüm ve seninle gurur duydum bende bir balık burcu olduğum için doğrusu etkilendim.ablanı ve seni çok özledim.ilk gözağrılarım kuzenlerim öpüyorum yanaklarınızdan.sertalpçiğim ileride çok iyi yerlere geleceğinizden şüphem yok kendine çok iyi bak.başarılarının devamını dilerim
7 Şubat 2009 Saat:17:14
Bilkent’te okumak…
Çok güzel doğrusu ama hiç orda okumak gibi bir hayalim olmadı. =)
Kolay gelsin.Başarılar.
11 Şubat 2009 Saat:03:39
Sitene Geyik Mühendisi linkiyle uğradım. İlk intiba güzel, tam benim takip edeceğim tip bir blog, başarılar…
11 Şubat 2009 Saat:10:43
Sana ve Mühendislerin Şahına Teşekkür ettim Seamus. Senin siteni inceledim ben de, seninki de çok güzel.
İkinci mimin benden olur
Bir daha mim gelirse ilk seni mimleyeceğim bu arada