Yaşamak istediklerimizi yaşayamamaktan ya da yaşadıklarımızı yaşamak istememekten olsa gerek… Belki de yaşadıklarımızı anlayamamaktandır yorgunluğumuzun sebebi; bunu becerebilmiş olsak daha kolay ve sevilir olurdu her şey.
Yaşamak istemeyip ama yaşamak zorunda olduklarımızı anlamaya ve sevmeye, böylece daha hafif ve mutlu olmaya çalışmak da çok doğru olmayabilir… Bu yüzden asıl yaşamak istediklerimizden uzaklaştırır kendimizi, zorlamayla da olsa, aslında bize ait ve ruhumuzda köklü bir yeri olmayan durumları seviyormuş, hayalimizmiş gibi görür ve gösteririz.
Ama diğer yandan bunu yapmamak da mutsuzluğun dibine sürükleyebilir bizi; bazen, içimizden gelmese de sevmeye çalışmak ve sevmediğimiz şeylere içimizde bir yer hazırlamak hem çıldırmaktan korur bizi hem de sevmediğimizi zannettiğimiz bir şeyi aslında sevdiğimizi ve onunla da mutlu olabileceğimizi keşfederiz.
universite garip bir dönem aslında hiç bitmeyecek sandıgınız ama bıttıgınde özledınız bır donem hatta okul bıtsın ankaraya gıdersem bır daha serefsızım demıstım:) ama sımdı ozluyor ve her fırsatta gıdıyorum degerını bıl bılalcıgım :))
insan o kadar çok şey yaşamak istiyor ki, fakat imkanlar ve vakit kısıtlı olduğu zaman da bu hayallerinin hepsi suya batıyor… hal böyle olunca insan hayal kurmaktan soğuyor, biliyor nasılsa boşa çıkacağını, sonrasında da yoruluyor hayatı yaşamaktan
sanmıyorum ki hayatımızda bizi gerçekten yoran işler olsun…
dolayısıyla,
kanımca,
yaşamak değil yaşayamamak bizi yoran…
Yeni yazı yazıldığı zaman, yazılar otomatik olarak e-mailinize gelir. Bu sayede siteyi ziyaret etmenize gerek kalmadan yazıları rahatça okuyabilirsiniz.
Açılan sayfadaki onay kodunu girip 'complete' tuşuna basınız.
6 Ocak 2008 Saat:00:44
bende bilal bende…
6 Ocak 2008 Saat:00:49
benim bugünkü yazımla ne kadar doğru orantılı bi yazı olmuş bu. acaba genel bi rüzgâr mı esiyor gençliğin üzerinden heeey gidi heeyyy
6 Ocak 2008 Saat:01:52
kıyamam :))
turuncu kedicik çok güzeell!
6 Ocak 2008 Saat:13:26
ben de sertalp bende… :cry:
ve bu kısa ama hoş şiire en iyi cevap :
…
6 Ocak 2008 Saat:13:40
Tuuce; sanırım bunda senin yazını okumamın da etkisi oldu… Bozdun psikolojimi
Bembi; abla sen de ne zaman kedi alacaksın ya
6 Ocak 2008 Saat:19:30
İnşallah ilerde yaşlı ve emekli bir çizer olduğumda
Henüz sorumluluğunu alamıyoruz.
6 Ocak 2008 Saat:19:39
senin çizdiğin kediler çok daha güzel oluyor abla bu arada
6 Ocak 2008 Saat:19:52
Yaşamak istediklerimizi yaşayamamaktan ya da yaşadıklarımızı yaşamak istememekten olsa gerek… Belki de yaşadıklarımızı anlayamamaktandır yorgunluğumuzun sebebi; bunu becerebilmiş olsak daha kolay ve sevilir olurdu her şey.
Yaşamak istemeyip ama yaşamak zorunda olduklarımızı anlamaya ve sevmeye, böylece daha hafif ve mutlu olmaya çalışmak da çok doğru olmayabilir… Bu yüzden asıl yaşamak istediklerimizden uzaklaştırır kendimizi, zorlamayla da olsa, aslında bize ait ve ruhumuzda köklü bir yeri olmayan durumları seviyormuş, hayalimizmiş gibi görür ve gösteririz.
Ama diğer yandan bunu yapmamak da mutsuzluğun dibine sürükleyebilir bizi; bazen, içimizden gelmese de sevmeye çalışmak ve sevmediğimiz şeylere içimizde bir yer hazırlamak hem çıldırmaktan korur bizi hem de sevmediğimizi zannettiğimiz bir şeyi aslında sevdiğimizi ve onunla da mutlu olabileceğimizi keşfederiz.
6 Ocak 2008 Saat:23:28
ben de finallere çalışmaktan yoruldum
7 Ocak 2008 Saat:00:18
7 Ocak 2008 Saat:00:19
yorgunum yorgunsun yorgunuz.. var biraz ortalıkta sanırım :))
sınavlarda başlamıştırdimi.. Allah yardımcın olsun
gönlünce kal bakalım..
7 Ocak 2008 Saat:09:14
sonunda eve ulaşmak var ya…
katlanılır be sertalp
7 Ocak 2008 Saat:11:41
Finallerim yarın başlıyor. 2 haftada 7 sınav bekliyor bizi…Dualarınızı eksik etmeyin inşallah…
7 Ocak 2008 Saat:13:47
universite garip bir dönem aslında hiç bitmeyecek sandıgınız ama bıttıgınde özledınız bır donem hatta okul bıtsın ankaraya gıdersem bır daha serefsızım demıstım:) ama sımdı ozluyor ve her fırsatta gıdıyorum degerını bıl bılalcıgım :))
12 Ocak 2008 Saat:22:09
insan o kadar çok şey yaşamak istiyor ki, fakat imkanlar ve vakit kısıtlı olduğu zaman da bu hayallerinin hepsi suya batıyor… hal böyle olunca insan hayal kurmaktan soğuyor, biliyor nasılsa boşa çıkacağını, sonrasında da yoruluyor hayatı yaşamaktan
sanmıyorum ki hayatımızda bizi gerçekten yoran işler olsun…
dolayısıyla,
kanımca,
yaşamak değil yaşayamamak bizi yoran…
12 Ocak 2008 Saat:22:10
Aynen dediğin gibi Emre…
Bizi yoran yaşayamadıklarımız…