Yazmasam Deli Olacaktım#

Sait Faik (Abasıyanık)’ın sanırım blogcuların hiç dilinden düşürmediği bir yazısı var. 1938 yılında pasaportuna yazılan “mesleksiz” ibaresinden dolayı çok kızmış ve şu satırları karalamıştır:

“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütücüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”

Eskiden bir kez blog yazarlığını bırakmayı düşünmüştüm. Canım çok sıkılmıştı bazı şeylere. Bir hırs olarak görmüyordum ama insanın kendini böylesine ifade etmesini de açıklayamıyordum. Hâlâ, bana sorulan “neden blog tutuyorsun ki?” sorusuna net bir cevap verebilmiş değilim. Her ne kadar Özel Hayatın Gizliliği Prensibi’nin (ÖHGP :) ) bir savunucusu olsam da, yine de yazmadan edemiyorum. Yazmak zamanla yapmam gereken bir ödev gibi oldu. Her ne kadar son zamanlarda bilgisayar üzerine “ucuz” yazılar yazdıysam da beni tatmin eden yazı stili onlar değil.

İnsanın yaşamının her anında birşeyleri üretmesi güzel birşey. Yazı yazmanın üzerimde birçok olumlu etkisi olduğuna inanıyorum. Sevincimi, üzüntümü buraya aktarıyor, burada değerli insanların yorumlarını alıyorum. Bu inanın, beni çok ama çok mutlu ediyor. Bazen kelimeler kifayesiz kalıyor, derdimi anlatamıyorum.

Bugüne dönelim, Oper dersinin sınavı vardı. Sene başından beri ısınamamıştım, artık tamamen buz tuttum. 3 saatlik sınavda 1 saat oturmaya ancak dayandım. İşin aslı şu ki, insan yapmak istemediği şeyleri cidden yapamıyor. Hep derler ya başarmanın ilk şartı inanmak diye.. Doğru ama kısmen. İnanmak yeterli değil ama büyük bir yardımcı. Dersi başından beri sevmiyordum, hala da sevmiyorum.

Sınavın kötü geçmesine üzüldüm ama daha çok yaptığıma üzüldüm. Evimden buraya, derslerden kalmak için gelmedim. Üzerimdeki emeğin haddini hesabını tutamıyorum ama nedense ders çalışmada yetersiz kalıyorum. Ne kadar acı… Eğer üzerimdeki şu emeklerden dolayı hesaba çekilirsem inanın ne derim bilmiyorum. Annemin, babamın, ablamın hakkını neyle ödeyebilirim ki? Benden tek beklentileri okulumu tamamlayabilmem şu anda. Öyleyse açık sözlü olayım. Neden çalışamıyorum? Galiba yeteri kadar bu bilince hala kavuşamadığımdan. İç disiplin eksikliğinden ya da… Yani gelip başka biri bana bunu veremeyeceğine göre galiba yavaştan yavaştan şu ders çalışma disiplinimi rayına soksam iyi olacak.

Üzgün müyüm? Biraz. Umutsuz muyum? Henüz değil.

Sizi çok sıktıysam affola. Hayatınızın her gününün, size ayrı bir sevinç ve enerji vermesi dileğiyle…

Etiketler: , , , , ,