Last_Fall_II_by_mrsselfdestructEylül’ün tekrar gelmesiyle birlikte herkesin en azından bir sene boyunca ne işle uğraşacağı, nerede kalacağı belli oluyor. Sanıyorum ki son defa bu sene de Ankara’da olacağımı biliyorum. Gelecek sene bugün ne yapıyor olacağımı çok merak ediyorum cidden. Bizde birinci döneme “Fall” (Sonbahar) deniyor. Bu kelimenin aynı zamanda “düşmek” manasına gelmesi gerçekten ilgi çekici bir tesadüf. Okuldaki son sonbaharımıza yani “The Last Fall”umuza Salı günü ders kayıtlarıyla başlıyoruz.

Üniversite zamanı cidden hızlı geçti, geçiyor. Hâlâ son sınıf olduğuma inanasım gelmiyor. Geçen sene bu zamanlarda da aynı şeyi üçüncü sınıf olmak için söylüyordum sanırım. Her neyse :) Bu sene her zamankinden daha yoğun olacağımı hissediyorum. Ve geçen senelerin aksine bu defa gerçekten çok endişeliyim. Derslerin, projelerin, ödevlerin, sınavların altından kalkıp sağ çıkabilir miyim kestiremiyorum.

Bu sene ayrıca bitirme projesi ile uğraşacağız. Bizim bölümde bitirme projesi epey önemli bir olay. 6 kişilik takımlar oluşuyor ve tüm bu uğraş kısmen yarışma şeklinde yapılıyor. Yani epey heyecanlı ve yorucu bir şey bizim için. Bakalım hangi şirketle ne projesi yapacağız. Aslında İstanbul’dan bir proje alsak ve sürekli gitsek hoş olabilir :)

Pazar günü Ankara’ya gidiyorum. Ama hiç eşyalarımı toparlayasım yok. Zira bavul toplamak çoğu insan gibi beni de sinir ediyor.

Aslında çok dizi izlemiyorum sanırım, ama birkaç gündür “The Big Bang Theory” adlı diziyi izliyorum sürekli. 2 sezon yayınlanmış sadece ve neredeyse bitirdim sayılır. Bu sene düzenli olarak takip edeceğim bir dizim daha oldu bu sayede. İzlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim.

Bu arada “Londra’dan Ünye’ye” adlı yazımdan sonra, Kocaeli’den de bir kartpostal aldım. Bay Seyyah Emre‘ye çok teşekkürler. İtalya’daki Trevi Çeşmesi’nin fotoğrafını yollamış. Daha önce blogunda okumuştum, içine sırtını dönüp omzu arkasından para atan kişi hayatında en az bir kere daha Roma’ya gidermiş :) O da tüm sevdikleri adına atmış parayı. Umarım dediği gibi gitme sırası bana da gelmektedir. Zira daha önce belirttiğim gibi Roma’yı çok merak ediyorum. Keşke İtalyanca konusunda daha başarılı olsaydım :D Aslında üçüncü sınıfta Erasmusla yurtdışına gitmediğime sonradan çok pişman oldum. Yazıyorum ki başkaları pişman olmasın, fırsatınız varsa gidin. Ben de fırsatım varken master için yurtdışını zorlayayım bu sene.

Herkesin sonbaharı hayırlı olsun :) En kısa zamanda görüşmek dileğiyle.

Dip Not: Bundan ayrıca bahsedecektim ama buraya yazayım. Blog nasıl yazılır, nasıl tutulur, kimseye karışmak niyetinde değilim. Fakat bence bir yazar kendine yapılan yorumlara cevap vermelidir. Hiç olmazsa bir teşekkür etmelidir. Ben bolca cevap yazıyorum yorumlara, çünkü benim istediğim fikir alışverişinde bulunmak. Yorum yazdığım yerlerde cevap alamamak çok rahatsız edici oluyor. Sizin vaktinizi harcayıp konuşmaya çalıştığınız insanların sizi umursamaması gibi. Blogcular, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Fotoğraf: #

Bu yazıyı paylaşın