sevgili_gunluk_2Sevgili günlük,

Herşey Hüseyin’in hasta olmasıyla başladı. Onun hasta olması da Ankara’daki şu dengesiz havadan dolayı… Ankara’daki havayı Bengi’nin tabiriyle “sıcak, kapalı ve rüzgarlı” olarak tanımlamak gerekiyor. Kalın mı giyinmeli, az mı bilemiyor insan. Ve sevgili oda arkadaşım Hüseyin de rüzgardan nasibini alarak odaya hasta olmuş geldi. Durumu epey fena görünüyordu, ona seni Sağlık Merkezine götüreyim diye teklif ettim ama iğneden korktuğunu söyledi :D Hiç korkulur mu iğneden Hüseyin’im :) :) Neyse, ondan bana geçeceğini tahmin etmiştim, zaten bünyem çok kuvvetli değildir. Hüseyin’i haftasonu odadan şutlamama rağmen yine de hastalık bana geçmiş. Evet günlük, şu satırları sana hafif öksürerek yazıyorum. Ekrana gelen yağmur damlaları değil yani :mrgreen:

Necati de delirdi bu arada. Sevgili su kaplumbağamızın aslında su değil kara kaplumbağası olduğunu düşünüyorum. Geçen gün suyunu değiştirirken yoğurt kutusuna aldık, su boyundan yüksek olduğu için (abartmıyorum) hayvancağız iki ayağı üzerine kalkıp kafayı suyun dışına çıkardı. Kesin eminim Necati bize su kaplumbağası taklidi yapıyor. Ama iştahı açıldı ona sevindik. Bu sefer de suyunu çok kirletiyor. Bi de akvaryumdaki taşları eşeleyip içine saklanıyor. Sanki kış uykusuna yatmak istiyor. Bi alem bu Necati de ya. Şu yoğurt kutusu meselesinden dolayı biraz korkar oldu bizden, o yüzden pek üzerine gitmiyorum, akvaryumda kapalı bir alan yaptım, kış uykusuna yatsın isterse. Gerçi geceleri geç yattığımız için hayvan gece-gündüz iyice şaşırdı, bence akvaryum camına çentik felan atsın ya, böyle olmaz.

Fotoğraf kursum da iyi gidiyor işte. Acayip şeyler görüyoruz hepsini aklımda tutamıyorum ama defterde tutuyorum. Sanki bu işler beni biraz aşıyor gibi hissetmeye başladım, ama bi bakacaz durumlara.

Dün oda çok dağınıktı. Biraz toplayayım dedim, ve iyi sonuçlar elde ettim. Bir gün de dolabımdaki kıyafetlerimi katlarsam (ki buradan nasıl bir dolap olduğu anlaşılıyor sanırım) çok daha iyi olacak. Şu andaki hali epey iyi görünüyor odanın. Hüseyin gelince dağıtmazsa iyi olacak.

Okulu sorarsan iyi gidiyor. İlk iki ödevin ikisini de verdim. Çok az devamsızlık yaptım ama çok da geride değilim. Bugün biraz ders çalışırsam epeyce iyi durumda olacağım. Ders aksatmamam lazım artık. Bak şuraya yazıyorum, bu hafta ders kaçırmayacağım.

Ya günlük sana son olarak yeni bir arkadaşımdan söz etmek istiyorum. Adı Tuzki. Eveeet birkaç okurumun gözleri parladı, bilenleri görebiliyorum buradan. Emre Deniz ve Nina mesela :D Ben şahsen Nina‘dan öğrendim adını, daha önceden bu sitede resmi vardı Tuzki’nin. Birkaç resmini ekliyorum buraya günlük, bak sen de resmini ekleyince hatırlarsın sanırım.

117808807494611780880555051178087952283

Daha da çok eklemek isterim ama şimdilik bu kadar :D Bu ifadelerden bir çizgi roman vardı bizim sitede şurada. Siz de Tuzki’yi sevdiyseniz google’da tuzki yazıp bir arayın. Hatta aramayın burada aranmışı var direk buraya tıklayın :D

Neyse günlük, bu kadar geyik yeter bu günlük. Bu güzel pazar gününde ekran başından kurtulup o çok sevdiğim kitaplarımla buluşmak istiyorum :D Kendine iyi bak günlük, hadi…

Bu yazıyı paylaşın