Uzunca bir zamandır bahsini ettiğim Amerika başvurularımdan en sonunda bir haber geldi. Boston University, Information and Systems Engineering (Bilgi ve Sistem Mühendisliği) bölümüne asistanlıkla kabul aldım :) Dün gelmiş haber, ben gece 3-4 gibi gördüm. İlk iş Enes’i uyandırdım, çocuk gecenin o saatinde bi şaşkınlık yaşadı sanırım. Gittik zıpladık, Olcay’a haber verdik onunla da zıpladık, ben hemen birkaç kişiye daha haber verdim. Sabahleyin bir bayram havası yaşandı. Özellikle benden daha fazla sevinen kişilerin olduğunu bilmek beni ayrıca mutlu etti. :) Hepinize hem desteğiniz, hem iyi dilekleriniz, hem dualarınız, hem de en sıkıntılı olduğum zamanlarda bile moral verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Şüphesiz ki, tek başıma bu kadar işi başaramazdım. Belki kabul aldığım yer öyle çok süper bir yer değil, ama hem birşeyleri başarabilmiş olduğumu görmek, hem de bunu sevdiğim insanların desteğiyle başarmış olmak inanın beni çok mutlu etti.

Şimdi herkesin sorduğu soru “peki gidecek misin?”. Aslında bu soruya tam bir cevap vermedim ama yüzde doksan gideceğim gibi görünüyor. Zaten artık yoldaşım olan Enes’in de Boston’ı benden önce kabul etmiş olması bu ihtimali epey arttırdı. Hiç düşünmezdim aynı yerden kabul alabileceğimizi. Halen üzerimde ilginç bir şaşkınlık da var. Ev tutacak mıyız Enes ya?

Bir de “Special Thanks to” bölümü var. Başta tüm eğitim hayatım boyunca elbette ki en büyük destekçim olan ve beni daha fazla okumam için sürekli teşvik eden anneme ve babama; yine aynı şekilde beni büyüten ve Amerika’ya başvuru konusundaki tereddütlerimi bitiren ablama,benimle beraber oturup, sinirlendiğim zaman alttan alan, tüm başvuru sürecinde benimle birlikte olan ve hakkını ödeyemeyeceğim kardeşim Enes’e; başvurular konusunda ufkumu genişleten ve karar vermemde yardımcı olan Hüseyin’e; tüm hikaye boyunca kabul almamı kendisininmiş gibi isteyen Kenan’a; sıkıntılı zamanlarımda nazımı çeken Olcay, Cansu, Yasemin, Zeynep ve 3lf’ye; belki de hiç tanımamalarına rağmen yorumlarıyla bana destek olan okuyucularıma; üniversite hayatım boyunca yanımda olan ve yardımlarını esirgemeyen Ahmet ve Cabi’ye; eğitimim boyunca üzerimde emeği geçmiş olan tüm hocalarıma (hepsinin adını tek tek yazmam gerekir aslında); ve sabah haberi  paylaştığında duyduğum sevinciyle, benim sevincimi katlamış olan Orihime’ye; az da olsa emeği geçmiş kim varsa hepinize sonsuz teşekkürler. Bu listeyi hazırlarken de unutmuş olduklarım varsa onlardan da önce özür dileyip, sonra sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Biraz önce de dediğim gibi, sizin desteğinize sahip olmak kabul almaktan çok daha güzel. Hepinizi tebessüm ettirebilmişsem ne mutlu bana :)

Bu yazıyı paylaşın