2.Sınıf Biterken
Okul Hayatı 15 Mayıs 2008, Perşembe
Şu Manufacturing quizlerinden birisinden de rahat çıkayım, gönül ferahlığıyla çıkayım… Nerede uyuz soru var hocalarımız bizim için özenle seçip, ince eleyip sık dokuyup, önümüze koyuyorlar. Ondan sonra uğraş dur. Ölüyoruz sorularla boğuşurken yahu. O kadar ezberlenecek şey içinde benim aklıma nereden gelsin “Selective Laser” bilmemnesinin nasıl olduğu… Bu derse hoca olmak kolay, sınav sorusu hazırlamak ondan da kolay. Öğrenci yerine düşünüp empati yapmaya gerek yok, aç slaytlarından birini (hatta kendi slaytlarını da açma diğer hocanın slaytlarını aç) yaz ordan bir soru, öğrenciler yapamasın. Ağlayasım geliyo şu Manufacturing dersi yüzünden ya… Kaldırsınlar şu dersi…
Neyse boşverelim Manuf’u. Okul bitiyor. 30 Mayıs’ta artık hür ve özgür bir öğrenci olacağım. Aslında bir öğrenci hiçbir zaman özgür olmaz ama neyse. Artık 2.sınıf bitiyor. Şükür vallahi, öğrencilik hayatımın en zor yılı oldu. Buna çatlayana kadar ÖSS çalıştığımız Lise 3 de dahil. Projesiydi, ödeviydi, vizesiydi derken çok yoğun bir senenin bitimine sadece günler kaldı. Tabi o günler de öyle boş günler değil
8 günde tam 6 tane finalim var. 8 gün, 6 sınav, 1 öğrenci!
İlk iş olarak Hüseyin’le Eskişehir’e gideceğim finaller bitince. 3-4 gün orada kaldıktan sonra belki Ankara’ya bir uğrayacağım. Nihai hedef tabii ki Ünye
Annemi, babamı, evi, yatağımı, sevgili karanfilim Mahmut’u, balkonu, televizyonu ve elbette annemin yemeklerini çok özledim. 1 ay boyunca güzel bir tatilin ardından 1-30 Temmuz arası staj yapmak üzere Ankara’da olacağım. Ve Ağustos’ta tekrar eve dönüp 1 ay daha tatil yapacağım. Bu seneki tatil planım 1+1 şeklinde özetlenebilir
Ve unutmadan (babama da mesajen söylüyorum) bu yaz bol bol arabayı kaçıracağım…
En sonunda “sophomore”den “junior”a geçiyoruz. Hiç bitecek gibi gelmeyen seneyi sonlandırdığıma inanın hiç de üzgün değilim
Lisede ortaokulda insan üzülüyo biraz ama üniversitede inanın dua ediyor bittiğine senenin. Okulun bitmesinin en zor tarafı ise eşyaları taşımak. O kadar eşyayla nereye kadar gidebilirsem artık
3.sınıf için planları şimdiden yapmaya başladık Hüseyin’le. Tombul’un ölümünden sonra balık almam sanıyordum ama Hüseyin çok ısrar ediyor. Farklı bir tür balık besleyelim akvaryum boş boş durmasın diyor. Bu konuyu daha detaylıca bir düşünmek lazım… Bunun yanı sıra yine aynı yurtta kalacağız gelecek sene Hüseyin’le. Formlarımızı teslim ettik, her ne kadar ben kağıdımı teslim ederken elim titrese de
Hüseyin’le aynı odada kalmayı kabul etmek zorunda kaldım
Hüseyin hakkaten dağınık (kendine bak deme sakın döverim seni) biraz sorumsuz ama iyi bir oda arkadaşı. En azından fikirlerimiz epey birbirine benzediğinden hiç sıkıntımız yok. Bazen dövesim gelmiyor değil ama gücüm yetmiyo. Bu yaz biraz da kas çalışayım ben
2.Sınıfa dair aklımda kalanları bir özetleyeyim bakalım. Eylül ayında “bu dönem adam gibi çalışalım” diye Cabi’yle konuştuğumu hatırlıyorum. Sonra IE271 projesi için Sincan’a ilk gidişimizin 1.5 saat sürdüğünü. Probability dersinde hocaya “vallaha bugün quiz yok dediniz” diye yemin edip, bizi kurtarmıştı bir kız onu da hatırlıyorum. Ramazan ayında ODTÜ’de yaptığım iftarı zaten hiç unutmadım
Sonra Aba Piknik’in Karanfil’deki büyük şubesinde Ahmet’lerle yaşadığımız ilginç olayı (garsonla tartışmıştık) da hatırlamaktayım. Sömestr’da Hüseyin’le puzzle yaptığımız günler de aklımda Eskişehir’deyken. Ne soğuk vardı bir ara Ankara’da yahu… Kaç kat giyiniyorduk öyle
1 hafta beklemiştim Sömestr’da bölüm değişikliği için ama maalesef not ortalamasını tutturamayıp Endüstri Mühendisliği limanına demir attık. Yine sömestrda Mahmut’u eve götürdüm annemin ellerine teslim ettim. Çok büyümüş kerata çok özledik Hüseyin’le onu. Unutmadan benim ehliyet sınavımla matematik sınavımın çakışması
Ehliyet sınavına birkaç ay sonra girmem ve sınavdan da birkaç ay sonra gidip ehliyetimi almam… İlk dönemin hemen başında Mustafa Nakeeb’in kahkahaları unutulacak gibi değildi. Ve yine ilk dönemin sonunda bir gecede yazdığımız müthiş IE271 projesi raporu. Cıvatalar, sayılar, Cabi, Ahmet, process chart, flow bilmemne, chart churt
İkinci dönem başında ekonomi dersi almaya karar vermemiz… Hep sıkıcı olmasını nasıl başardıklarını bilmediğim Manuf dersleri… Son derslerde sarhoş olduğunu düşündüğüm ekonomi hocası
ve onun esprileri. İstatistik ve Tarih’de hocaların arada bir bana soru sormasından duyduğum büyük heyecan ve korku
Cabi ile aylar aylar sonra ilk defa Milli Kütüphane’ye gitmemiz… Doğum günümden bir gün önce yediğim müthiş mantının tadı da damağımda hala. Sonra Tombul’un odaya gelmesi, hasta olması… Benim akvaryum arayışlarım, yem almalarım… Tombul’un vefatından sonra odaya lale aldığım günü de hatırlıyorum hala. Sonra ablamın hediyesi fritözün odaya girmesi ile odada patates kızartması fırtınası esmesi
Manuf midtermi sonrası çimlere gidip kendi kendimi tartaklamam (nasıl yaptın demeyin hatırlamıyorum detayları
) Sonra birçok şirketten yağmur gibi yağan “Staja kabul edilmediniz” yazıları. Hatta cep telefonuma gönderen bile oldu (Mosch adlı şirket
)
Vel hasılı kelam, bir sene acısı çok acı olarak, tatlısı da azcık tatlı olarak bitti.. Umarım daha güzel bir sene bizi bekliyordur.
30 Mayıs’ı iple çekiyorum!
Etiketler: bilkent, Cabi, final, Mahmut, manufacturing, okul, oper, sınav, tombul, ünye


15 Mayıs 2008 Saat:19:43
kısa çaplı mazi yapmışın anlaşılan
ben gözümü kapattım,bi açtım okul bitmiş…
Nasıl bitmiş neler olmuş hiçbi fikrim yok…
Bu aralar kafam çok bulanık.Öküzcan’la da uğraşasım yok,acayip sıktı…Eh sende yoksun ortalıkta kimsecikler yok dertleşçek,keserim ullryyn diye tehdit etçek…:(…
16 Mayıs 2008 Saat:12:50
şafak kaç…
17 Mayıs 2008 Saat:12:22
allahım yaa…

ama sende gelen yorumlara karşılık vermıyosun..
insanın yorum yapma hevesıde kacıyor sertalp..
17 Mayıs 2008 Saat:13:22
İki kelime yorum mu olurmuş bea!
Şaka şaka cevap veriyorum, nası vermiyo muşum yahu… Şafak 13 eğer yazıyı okusaydın 30 Mayıs’ta bittiğini görmüş, şafağı hesaplamış olurdun Duygu.
17 Mayıs 2008 Saat:14:59
yaa off…
tamam..böle bozulmaz ki ınsan…
17 Mayıs 2008 Saat:17:46
bu arada yazının tamamını okudum ben tamam mı?..
o kadar uzun olmasına rağmen okudum..özet çıkarayım mı
18 Mayıs 2008 Saat:10:50
uffff ufaklık döşemişsin
ne kadar da zenginsin yahu (kelime açısından)
bu arada gecer yıllar ne sana ne bana nede ona sorar ni_sa’n bitti mayısta gelir
hepsi hersey gönlünce olsun inşallh hayırlısı ile ufaklık öpüldün
19 Mayıs 2008 Saat:00:40
lise 3 de dahil en zor senem oldu demişin…
zaten ÖSS gazozmuş meğerse… koysunlar şimdi önüme gazoz diye içerim valla
19 Mayıs 2008 Saat:01:22
@GM: Doğru ama çalışması hakikaten çok zordu. Vallahi uzuuun bir maraton oldu Öss meselesi de…
20 Mayıs 2008 Saat:10:21
az kaldı sertalp ha gayret!
20 Mayıs 2008 Saat:11:17
dım dım…dım dım..dım dım..
son 10 gün.. =) =)
25 Mayıs 2008 Saat:13:16
abiiii tırstım walla daha önümde kaç sene var

26 Mayıs 2008 Saat:23:49
üniversiteye girdikten sonra öss güldürüyor
yani onun için çekilen sıkıntı çalışılan zaman ve yoruculuğu.. peehh halt etmiş şimdikilerin yanında o neymiş ki dimi :))

hocalardaki mantık; kimse bana acımadı ben ne zor şartlardan geçtim de geldim onlarda yapsınlar
güzel bir sene olmuş yani ..
seneye daha zor bir yıl bekliyor hepimiz ama güzel bir tatilden sonrada bomba gibi döneriz dimi
az kaldı aazz hadi hayırlısı..
27 Mayıs 2008 Saat:15:04
merhabalar bilalcim.. vay be, junior olacan ha
hemencik bitiyo bi de.. senior oluverdim bile
valla ben oldum, bişiye benzemiyor yawf
seneye hangi yurtta kalıyorsunuz? 75e devam mı? ben bi arkadaşımla birlikte 60larda 2 kişilik oda istedim.. bakalım çıkar inşallah…
finallerinde kolay gelsin.. 6 sınavdan kakçı bitti
yarılamışsındır herhalde 
28 Mayıs 2008 Saat:11:04
75′e devam ediyoruz inşallah Senior Emre’cim. Valla insanın inanası gelmiyor üçüncü sınıf olacağına. Sadece 1 sınav kaldı şu dakika itibariyle