Uyku, Sleep, Baby, Bebek

Merak ve heyecanla beklediğimiz lineer sınavının bitmesi ile birlikte, üzerime tarifi mümkün olmayan bir ağırlık çöktü. Normalde kitap okumak, ders çalışmak, yani vaktimi güzel değerlendirmek istiyordum ama üzerime çöken bu duyguyu atamayarak uykuya boyun eğdim. Kaç haftadır uyku düzenim iyice rayından çıktı. Gerçi yazın evde de geç yatıyordum ama en azından bir düzenim vardı, gece 4′te yatıp 13′te kalkıyordum. :D Ama maalesef şimdi o ödevdi, bu sınavdı derken mahvoluyorum. İyiden iyiye karıştı her şey. Bi gün 19-23 arası uyuyorum, ertesi gün okuldan çıkınca seriliyorum, bazen gece 1-2 felan… Anlayacağınız iyice karışık bir durum. Uyuyan bir çocuk resmi koymam manidar olmuştur umarım. İşte aynen öyle uyumak istiyorum. Düzenli ve tatlı tatlı…

Emre’nin de yazısında bahsettiği gibi artık her bir tarafımız ders oldu. O sınavdı, bu quizdi, şu ödevdi derken iyice koptuk hayattan. Hüseyin her sabah açıp interneti gazete başlıklarını okumasa, ülkede ne oluyor onu bile bilmeyeceğiz. Hem Hüseyin’in hem de benim canım da iyice sıkıldı. Ama o başlattı.. Kaç gündür bir değişiklik istiyor. Eh, benim elimden gelen birşey yok ki, tatlı sözlerle de avunmuyor bu zibidi. Bugün o sınavdan sonra gezmeye gitti, bense odada öylece kaldım. Ne mi yaptım? Uyudum. Böyle saçma sapan saatlerde uyuyunca da kendime kızıyorum iyice.

Düzen istiyorum. Yatmadan önce dişimi fırçalamak, hergün aynı saatte yatmak, masayı hep toplu bulmak, her sabah kahvaltı yapmak istiyorum. Ya, anlayın halimizi. Kahvaltı yapmadan derse gittiğimiz gün sayısı o kadar fazla ki. Halbuki aç bir insanın kafası çok çalışmaz. Ben bunu bilir, bunu söylerim.

Neyse efendim, durumlar öyle işte. Bugün sınavdan çıkınca başka bir şey daha yaptım azıcık bisiklet sürdüm. Bilkent’in büyük otoparkının orada çok komik bir olaya denk geldik Cabi ile. İki kız (birisinin Jeep’i diğerinin Megané Coupe’u var) peşpeşe otoparka geldiler. Arkadaş olduklarını sonradan anladığımız kızlar arabalarını park etmeye çalışıyorlar. Normalde bir okulda pazar günü ne kadar araba olabilir ki parkta? Çok geniş bir alan var park için. Kızlar arabalarını yan yana parkettiler ama iki arabanın arasında yaklaşık 30 derece fark vardı. Biri sağa yatık, biri sola yatık parkettiler. O kadar komikti ki kendileri bile güldüler. Cabiyle ben de epey bir güldük, özellikle jeep’i olan kızın “ay bu kadar da yamuk parkedilmez ki” demesi duruma son noktayı koydu. Önceki bir hipotezimi şimdi teze dönüştürüyorum: “Bayan sürücülerin geri gitmek ve park etmekle alakalı ciddi sıkıntıları var, sürücü kurslarında buna yönelik fazla ders verilmeli.” Geçen günlerin birinde yolda yürüyorken, arabasını iki arabanın ortasına park etmeye çalışan bir ablamız da vardi ki tam seyirlik. Arabasını arkadaki arabaya öyle bir vurdu ki görmeliydiniz. Bunun nedeni de frenle gazı karıştırmış olması :D :D

Araba demişken, güzel bir haberim de var sizlere. Annemden gelen talimat sonrası artık ikinci el, güzel bir araba gözetler oldum. :D Valla şu Aralık’ta ehliyeti de alırsak yaşadık demektir. Eh bundan güzel haber olabilir mi?

Saat de 18′e yaklaşıyor, ben yemek için müsaadenizi isteyeyim. Size anlatacaklarım var daha ama burada bırakayım. Ben de uykudan başladım arabadan çıktım yahu. Öyle saçma bir yazı oldu idare edin artık :D

Hepinize huzur ve uyku dolu günler efendim.

:arrow: Üstteki resmin kaynağı

Etiketler: , , , , ,

Bu yazıyı paylaşın