Sevgili Ankaralı kardeşlerim, size bugün başkentimizde bulunan, Türkiye’nin en büyük kütüphanesi, “Milli Kütüphane”den söz edeceğim. Aslında Milli Kütüphane ile alakalı bir yazı yazmıştım bundan yaklaşık 4-5 ay önce. Bugün tekrar gittim MK’ye ve üzerimdeki emeğini düşündüm. “Vay be” dedim içimden, buraya kayıt olalı tam 8 ay olmuş. En azından 30-40 kere gelmişimdir bu zaman zarfı içinde. Özellikle de geçtiğimiz Mayıs’ta epeyce sık gidiyordum, neredeyse ikinci dönemini okulun Milli Kütüphane’de yaşadım. Gün aşırı gider olmuştum. Fizik 102 dersinden A harf notunu almamda en büyük pay MK’nindir diyebilirim. Yaptığım ödevlerde soruları düşünürken az mı gözüm takıldı geniş pencerelerine.
Bu defa MK’yi içeriden anlatmayı uygun gördüm. Aslında bu yazının çekirdeği MK’de yazıldı bugün. Burası bir kütüphane ama benim için daha çok bir çalışma merkezi. İçinde 3-4 tane kitap okuma salonu var, daha doğrusu çalışma salonu. Benim favori salonum Müjgan Cunbur okuma salonu gerçi ama bugün bi değişiklik yapıp Adnan Ötüken salonunda çalıştım. Her salonda yaklaşık 400 kişilik yer mevcut. Her yerin başında sadece o küçük yere ait florasan bulunuyor. İki dirseğinizi yanyana koyun, işte bir kişiye ayrılan yerin genişliği o kadar. Yani bana kalırsa yeterince geniş. Alanınız belli olduğu için çok dağınık olmuyorsunuz, bu sayede çalışmanız ve odaklanmanız daha kolay oluyor. Ölçümlerime göre 6 tane A4 kağıdını 2 sıra halinde 3 sütun olarak dizdiğinizde hemen hemen size ayrılan yeri kaplıyor. Bana kalırsa bu epeyce yeterli bir alan. Tavanı çok yüksek salonların, o yüzden aydınlatma az gibi geliyor ama biraz önce dediğim gibi masalardaki florasanlarla istediğiniz gibi aydınlatma şansınız var. Çok işlek bir caddenin yanında Milli Kütüphane ama buna karşın oldukça iyi bir ses yalıtımı var, rahatsız olmuyorsunuz. Kendi içinde kantini, gazete okuma salonu, mescidi olduğu için saatlerce içeride kalabiliyorsunuz. Tek eksiği arkadaşınızla çalışmaya gittiyseniz, yan yana oturma ihtimaliniz galiba on binde bir felandır. Çünkü size oturacağınız yeri bilgisayar söylüyor, rastgele bir atama yapıyor.
Milli Kütüphane Türkiye’nin en büyük kütüphanesi. Hemen hatırlatayım bizim okulumuzun yani Bilkent’in kütüphanesi ise Türkiye’de ikinci büyük kütüphane. Bu büyüklük sıralamasını neye göre yapıyorlar tam bilemiyorum. Milli Kütüphane’de kitapları bulması bazen zor olabiliyor gerçi. (Bugüne kadar hiç kitap almadım ama olsun
) Bunun yanı sıra siz şimdi şunu sorabilirsiniz: Neden kendi kütüphanende çalışmıyorsun da MK’de çalışıyorsun? Birincisi, MK’nin üzerimde emeği var, ikincisi gidiş gelişi hemen otobüsle yapabiliyorum ama yine de geri dönmesi göz korkutuyor. Bu sayede hemen yurda gelip bilgisayar başında vakit öldürme şansımı yüzde sıfıra indiriyorum. Ayrıca o kadar çok kişiyi çalışırken görmek çok hoşuma gidiyor.
Bence Ankara’lı bir öğrenci için çok büyük bir şans Milli Kütüphane. Yani başınıza gelebilecek en iyi şey
. Çok sessiz ortamıyla Milli Kütüphane’yi, kitap okumak, ders çalışmak isteyen herkese şiddetle öneriyorum. Kalın sağlıcakla…
Etiketler: Ankara, çalışmak, kitap, milli kütüphane





22 Kasım 2007, 01:05
hımmm.. hep girmek istemişimdir şu MK’ya fakat hiç nasip olmadı..
şimdi bildiğim kadarıyla K’ların büyüklükleri sahip oldukları basılı yayın sayısında, abone oldukları sürekli yayınlara ve bunun yanında arşivlerinin büyüklüklerinde dayanıyor.. bi de günümüzün vazgeçilmezi (çok işimize yaradığı için biliom) online dergilere olan abonelikler…
bu faktorler bi kütüphanenin büyüklüğünü belirten önemli faktorler..
MK, BK dan büyük fakat eski ve hani derler ya out-of-date kalmış
BK ise MK dan sonra ikinci büyük K’sı Türkiyenin ama daha yeni ve hani derler ya up-to-date
bizim B’nin online yayın üyeliklerimiz kadar geniş bi yelpaze Türkiye’de hiç bi K’da yok mesela
bu online yayınlar bizim Molecular Biology & Genetics bölümü için olmazsa olmazlardandır, o yüzden sık sık kullanırız bunları.. hatta diğer üniversitelerin MBG’sinde okuyan ya da çalışan insanlar Bilkentte erişimi olan kişilerden yayınları indirip yollamaları ister
hehe, niyetim Bilkent reklamı yapmak değil de, sadece bildiğimi aktarıom yani..
lafın yeri gelmişken MK ile BK arasındaki farkı bilelim istedim
bilale özendim ben de kısatlma kullandım, hatta kısatlmaların dibine vurdum
MK: Milli Kütüphane
BK: Bilkent Kütüphane
K: Kütüphane
22 Kasım 2007, 13:24
Bizim kütüphanemizde çok güzel ve büyük..Bilkent yada Milli ile yarışamasa da…


http://www.kdm.anadolu.edu.tr/
maksat ders çalışmak,aradıgını bulmak olduktan sonra halk kütüphaneleride işe yarar hem..
Ayrıca bu da bir reklemdır,uyarırım…
görüşürüz sertalp…
22 Kasım 2007, 15:53
Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi, a.n.k.o.s. üyesidir (Anadolu Üniversite Kütüphaneleri Konsorsiyumu)
Bakınız böyle bir durumda varmışş..

24 Kasım 2007, 11:39
Ben öğrenciliğimden beri Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi’nin Sanat-Tasarım bölümüne hayranımdır Sertalp! Cuma günü yine ordaydım, çok seviyorum :)) Milli Kütüphane’ye ise hiç gitmedim, ne ayıp değil mi.. Peki orada da sanat, tasarım bölümleri Bilkent kadar geniş mi acaba, bir fikrin var mı? Yoksa bile gidip bakmam gerekir, çok ayıp bana :/
24 Kasım 2007, 11:58
Valla abla işin aslı Emre’nin de dediği gibi MK biraz demode kalmış. Sanat-tasarım bölümünün olup olmadığını bile bilmiyorum ki onların da göstermeye pek niyetleri yok gibi. Ellerinden geldiğince sert davranıyorlar insanlara (özellikle bazı görevliler).
Ban da ayıp valla bi gitmemişim oraya. Arada bir sergi olunca gidiyorum ama..
:D 
Bizim kütüphaneninki güzeldir eminim
En büyük kütüphane bizim kütüphane