Bilkent Üniversitesi, Cumhuriyet Koşusu, Spor Salonu

Efendim nasılsınız bu güzel tatlı cumartesi gününde. Allah’a şükür biz iyiyiz keyfimiz de yerinde. Kendimden beklenmeyecek işlere kalkışmaya başladım Allah sonumu hayır etsin. Gece yaptığımız bisiklet turlarından sonra, “tembel turuncu balık” felsefeme ters düşerek, sabah erken kalkarak koşmaya gittim. Evet, inanamadınız di mi? :) Bugün Emre ile “Bilkent Cumhuriyet Koşusu 2007″deydik.

Ben normalde katılmam böyle şeylere ama katılanlara da hayranlık duyarım. Emre’nin teşviki ile niyetlendik gitmeye. Ben dün akşam gece geç saatte yatınca içimden bir ses “bu sene de gidemeyeceksin koşuya” diyordu ama Emre’cim sabah erkenden telefon ederek uyandırdı beni :D Neyse efendim ben hemen gidip spor salonundan göğüs numaramı aldım, Emre’nin ise göbek numarası vardı. Nasıl mı? İşte böyle :D

Emre Deniz, emredeniz

Gördüğünüz gibi Emre göbeğine taktı numarasını. Neyse efendim işte ben yanıma bir poşet alıp çıktım yola. Servislerle koşunun başlangıç yerine gittik. Yarış başlamadan önce insanlar bir yere toplanmış poz veriyorlardı. Biz onlara zıt yönde dururken bi baktık ki yarış başlamış. Milletin gazına gelip deparla çıktık rampa’yı. Haliyle kesildim :S Bu bünyeye fazla yahu bu kadar spor. Neyse efendim biz yarıştan önce birini gözümüze kestirmiştik bu adam iş yapar diye. O abi koşuda birinci oldu. Ben mi? Ben aslında 65. oldum ama bir karışıklıktan dolayı Emre 65., ben ise 66. oldum. Ne derece ama dimi :D

Çok tatlı bir koşu ve Cumartesi sabahı oldu benim için. Geleneksel olarak her sene 29 Ekim civarında gerçekleşen bu koşuya katılmak güzeldi ve bir o kadar da yorucuydu.

Koşuya 4-5 yaşındaki çocuklardan 60 yaş üstüne kadar birçok insan katıldı. Spor salonunda gördüğüm sapsarı saçlı, tatlı mı tatlı bir çocuk vardı. Allah’ım o ne güzelliktir ya. O çocuğun da uzaktan bir fotoğrafını çekme imkanım oldu.

Neyse efendim ben size diğer linkleri veriyorum.

Hepinize spor ve sağlık dolu iyi günler diliyorum.

Etiketler: , , ,