İnsanlar ve Şikayetleri

Bir önceki yazıda hayallerden bahsetmiştik sanırım. İnsanları isteseniz de ayıramayacağınız ikinci konu da “şikayetleri”dir. İnsanoğlu, herşeyden şikayet etmeye meyilli canlılardır. Kıldan, tüyden, eften, püften ne bulursa bulsun rahatsız olur, şikayet eder. Bunu bana söyleyen ise geçenlerde bindiğim bir EGO otobüs şoförü. Tam anlayamadım ama ya eşinden, ya da başında bulunan sorumlu kişiden şikayetçiydi. Bana okuyup okumadığımı felan sordu, sonra her nasılsa konu açıldı.

Diyor ki amcamız: “Bu insanlara yaranılmaz. Bak ben bunu bu yaşımda öğrendim, sen daha gençsin sana tavsiyem bu. İnsanları mutlu etmeye çalışma, olmazlar. Mutlu edersin iki dakika sonra unutur başka şeyler istemeye başlar. O yüzden hiç kendini yorma, saçların beyazlar yoksa, yazık…” Valla işin açıkçası bu konuşmadan çok etkilendim. Sanki diğer insanlar diye bir grup varmış da onlar böyle huysuzmuş gibi düşündüm. Diğer insanlar grubu, benim tanışmadığım insanlar yani. Sonra düşündüm de ben de bu gruba dahilim di mi? Eh, ben de insanım, şoför amca da insan. Onun da istekleri ve tabii şikayetleri bitmiyor. Bence en güzeli, bazı şikayetlere kulak tıkamak. Her ne kadar insana zor ve yanlış gibi gelse de şikayetlerin bir kısmına kulak tıkamak lazım diye düşünüyorum.

Peki cidden insanları mutlu etmenin bir yolu yok mu? Valla bu konuda şüphelerim mevcut. Ben insanlara küçük hediyeler verip mutlu etmeyi seven biriyim. Acaba mutlu olmuyorlar mı? Yoksa mutlu gibi mi görünüyorlar? Allah’ım ben paranoyak mı oluyorum? İmdaaat!

Sorular içinde boğulur gibi oluyorum hep böyle (şikayet-1), nedense… Hem neden gözlerim ağrıyo benim gece geç yatınca (şikayet-2). İnsanlar neden bu kadar şikayetçi ya, böyle olmak zorundalar mı (gecenin finali) :)

Etiketler: , , , ,