Her Telden – 6
Günlük Hayat 6 Mayıs 2009, Çarşamba
29 Nisan’daki olaylardan bu yana nedense birşey yazmak istemiyordum. Ama yine de kafamda yazmak istediğim şeyler çoğalınca bir yazı patlatayım dedim, saat gecenin 12′si olsa bile.
Efendim, bugün bir dersimizin vize (midterm) sınavı vardı. Çok iyi geçmedi işin açıkçası ama yine de moralim bozuk değil. Çünkü sözel bir derste elimden gelen bu kadar oluyor. Sayısal adamım ben. Her ne kadar yazmayı sevsem bile, birşey ezberlemek, özellikle de işime yaramayacak iki gün sonra unutulacak birşey ezberlemek bana göre değil. İşin içinde bir analitik düşünce olmalı, yeni birşeyler yapılmalı. Yoksa banane kim neyi nasıl üretmişse üretmiş kardeşim…
Birkaç gün önce blogdan tanıdığım Bengi Abla ve eşiyle tanışma fırsatım oldu. Onlar kahvelerini ben de sıcak çikolatamı içerken herşeyden muhabbet ettik. Ama cidden herşeyden konuştuk
Siyaset, internet, üniversite ve daha birçoğu. Benim açımdan çok zevkli geçti diyebilirim. Hem onlarla tanışmak, hem de üniversiteyi gezdirmek güzel oldu sanıyorum. Umarım onlar da memnun kalmışlardır. Sonradan aklıma geldi, keşke fotoğraf makinemi yanıma alıp fotoğraflarını çekseymişim
Size yazmadım ama Arçelik-LG’nin staj sınavı sonuçları geldi. Ve en sonunda ilk staj kabulümü almış bulunuyorum
Proje geliştirme departmanında temmuz ve ağustos aylarında staj yapacağım. Şimdilik İstanbul ve Gebze’ taraflarında kalacak yakın bir yer arıyorum. İşin en çetrefilli kısmı da burasıymış sanırım. Ama olsun, kocaman bir işletmede 20 gün geçirebilmek benim için çok hoş bir deneyim olacak. Gerekirse parkta yatarım
Bunu da buraya yazmadım ama geçenlerde bir haftalığına eve gittim. Başımda sivilce gibi birşey vardı, doktor beye onu lazerle yaktırdım. 1 haftadır başım yarılmış gibi yarabandı ile dolaşıyorum, gören geçmiş olsun diyor
Aslında o kadar da büyük bir şey değil ama sanırım abartılı bir bantlama tekniğim var.
Hüseyin ve ablamla beraber ODTÜ’deki tiyatro günleri çerçevesinde iki tane oyuna gittik. Ben ilk gittiğim oyunu pek beğenmedim işin açıkçası. Felsefikmiş. Felsefik şeylerden bir 3lf anlar, bir de Hüseyin. O çok beğendi ama bence zaman kaybıydı. İkinci oyun ise hiç şüphesiz mükemmel bir oyundu. Adı “Yaşlı Kadının Ziyareti”. Eğer olur da bir yerde denk gelirseniz izleyin. Ama ODTÜ’dekinde başrolü oynayan kişi role tam uygun birisiydi. Hele bir ses tonu vardı ki yani bu kadar olabilir dersiniz. Hüseyin o tiyatro aşkıyla bugün bir de Bilkent’te tiyatro izledi ama o kadar iyi değilmiş sanırım.
Ve son olarak, geçen gün Cabiyle 4 yapraklı yonca aradık ama bulamadık
Yazılarımı uzun yazdığıma dair birkaç uyarı aldığım için burada bırakıyorum yine. Yarın yine yazarım birşeyler. Kendinize iyi bakın, güzel bir hafta diliyorum
Etiketler: ben bir Bengi gördüm, bizim hüseyin entel olmuş, felsefikmişmiş, kafasında bir ton yara bandı taşıyan adam, kötü oynayıp "felsefikti herkes anlamaz" diyorlar, odtüyü kıskanmıyoruz, rezalet bir oyundu işte ne felsefiği, staj staj dedim taaa kocaelide staj bulduk işe bak


6 Mayıs 2009 Saat:09:42
staj kabulu almana çok sevindim,hayırlı olsun.
konaklamak için parka birde uyku tulumu almanı öneririm:)
6 Mayıs 2009 Saat:10:08
Ayyy.. Stajına çok sevindiiim… Hayırlı uğurlu olsun… Oradakilerin gözüne girmeye bak.. Sevdikleri adamları topluyorlar kendi kadrolarına… Bi tanıdığım staj yaparken ordaki yöneticinin gözüne iyi girdiği için mezun olur olmaz oradan çağrılıp işe başlamıştı.. Umarım sana da öyle olur.. Bol şans..
6 Mayıs 2009 Saat:12:20
kübra; teşekkürler tavsiyen için. Uygun fiyata bulursam alayım bir tane
Evet çok haklısın, ben de o yüzden Capital felan okuyorum. Bildiklerimi de uygulama imkanım olursa çok güzel olur. Kendime yeni kıyafetler seçmeye bile başladım
Nina; ben de çok sevindiiiim
6 Mayıs 2009 Saat:16:30
bak halaa abla dio
biz çok keyif aldık, çok güzel zaman geçirdik sertalpcim, çok teşekkürler!
bir dahaki buluşmaya çekeriz
8 Mayıs 2009 Saat:04:45
Bundan sonra ben de yorum yapıcam. Hakkında düşündüklerimi herkes bilsin. Yüzüne söyleyemediklerimi buradan hem de Allah ne verdiyse:) Bu arada staj sınavına giderken “Yaauuw Enes Hoca kazanamiicam ben yaauw” demiş olduğunu herkese duyuruyorum. Ama feribot havası beni açtı diye itiraf edeceksen onu bilemicem:)) Verdiğimiz paranın uykunu açtığı kesin:)
9 Mayıs 2009 Saat:03:13
Enes hoca, verdiğimiz feribot parasını hatırlatma istersen.
Staj sınavı öncesi takım elbiseli gençleri görünce kim olsa öyle düşünürdü. Herkes çekmiş siyah elbiseyi, bi ben piyadeydim. Ben kazanamicam dedim, sen de “Yaauw yegenim, sen kazanamican da kim kazanıcak” dedin, onu da eklemek isterim.