Hepinize çok çok selam ederim. Kısa bir ayrılıktan sonra tekrar birlikteyiz. Aslında yazı yazmadığım bu zaman diliminde aklıma çok yazacak konu geldi, ama yine bilgisayar başına geçince hafif hafif uçmaya başladılar. Onlar kaçmadan aktarıyorum gündem başlıklarını.

İlk konumuz Blog Ödülleri Yarışması 2009. Bu sene de yarışmaya katılmama rağmen bir değişiklik yapıp başka bir bloga oy verdim! :) Kendime oy vermenin hiç hoş bir yanı yok sanırım. Bu nedenle şu an 0 (evet sıfır :D ) oyum var. Ben de sizden oy istiyorum, ama kendime değil. Tek ricam vaktiniz varsa biraz gezinip oy kullanmanız. Kişisel blog kategorisinde çok fazla sayıda site olduğu için tavsiyem Geyik Mühendisi sitesini bir ziyaret etmeniz. Eğer beğendiyseniz bir de oy atarsınız benim için.

İkinci konumuz staj başvurularım. Halen başvuru yapmaya devam ediyorum. CV’ler, internet başvuruları, cevaplar, sınavlar derken durum hayli karışık. Bu cuma günü (yani yarın) Arçelik Klima’nın staj sınavına girmek üzere (büyük olasılıkla) Gebze’ye gideceğim. Aslında yeri benim staj yapmam için çok ters kalıyor, ama yine de şansımı denemek istiyorum. Şu ana kadar olumsuz tek cevap Roche’den geldi. Şu anda cevap beklediğim 25′e yakın şirket var. Bakalım en sonunda nerede yapacağız stajımızı. Bu arada bir karar alıp, mümkünse bu yaz 2 staj yapmaya da karar verdim. Bu sayede mezuniyetim öncesinde olabildiğince farklı departmanları görüp, kariyer yolumu ona göre çizmek istiyorum.

Üçüncü konumuz yine kariyer isteklerimle alakalı. Bugün oturup kendime “ileride en çok çalışmak istediğim şirketler” listesi yaptım. 15′e yakın şirket oldular, arada aklıma gelince güncelliyorum listeyi. Master mı, özel sektör mü, devlet mi, doktora mı, yurtdışı mı diye kafam halen karışık ama en azından özel sektörde çalışmak istersem nerelere öncelikli başvuracağımı kesinleştiriyorum sanırım.

Dördüncü konumuz, “Her güne en az 1 fotoğraf” adıyla başlattığım çalışma. Artık her gün en az 1 tane fotoğraf çekiyorum. Şimdiden 15 fotoğraf oldu sanırım. Bu çalışma sayesinde sene sonunda en az 500 fotoğraflık dev bir arşivim olacak. Aslına bakarsanız bu iş de günlük tutmak gibi eğlenceli bir iş. Ben baktığımda az çok nerede, nasıl çektiğimi hatırlayabiliyorum. Çok inatçı kişiler çıkıyor, “benim fotoğrafımı çekme”, “ben fotojenik değilim”, “abi sevmiyorum fotoğraf çektirmeyi” diyorlar. Ben biliyordum böyle diyeceklerini o yüzden cevaplarım hazır: “Abi nolur ya, 1 fotoğraf çekecem, yemedim ya seni…” Şu ana kadar çekemediğim kişi yok. Bundan sonra da tam hız devam! :wink:

Geçtiğimiz günlerde Yekta Kopan’ın “Aşk mutfağından yalnızlık tarifleri” adlı kitabını okudum. Orada bir yer gözüme çarptı. Babasına benzediği için dert yakınan birisi var. Düşündüm, ve bir şeyi çok haklı buldum. Birçok kişi, büyüdükçe babasına benzemeye başlıyor sanırım. Tabii ben de öyleyim sanırım. İşin güzel tarafı, kitaptaki dert yanan adama karşın, ben babama benzemekten çok mutluyum. Direksiyonu tutarken ablamın “babam gibi tutuyorsun” dediğini hatırlıyorum. Evet öyle yapıyorum, çünkü hayatım boyunca örnek alabileceğim, beni çok iyi yetiştirdiğine inandığım bir ailem var, ve ben onlara benzemekten çok mutlu oluyorum.

Evet genel olarak bahsedeceklerim bunlardı. Tekrar tekrar bu konuyu açmak sizin için hoş olmayabilir ama ben tekrar buraya not almak istiyorum. Staj konusu bizim gelecekte çalışacağımız yeri belirleme adına önemli bir adım. Bu nedenle bu yazıyı okuyan herkesten ricam, eğer staj yapabileceğim bir kurum varsa bana mail yoluyla (veya iletişim kısmından) bildirmeniz. Bilmeyenler için yazıyorum, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde 3.sınıftayım ve tam burslu öğrenciyim. Stajımız yönetim ağırlıklı olacağından birçok firmada (bankalarda, fabrikalarda, danışmanlık şirketlerinde, …) staj yapabiliyoruz.

Hepinize güzel bir gün diliyorum..

(Fotoğraf: Colors (c) Deviantart)

Bu yazıyı paylaşın