Her Telden - 2Bazen nedense yazacak hiçbir şey gelmiyor aklıma. Yani ne bileyim, okuduğum kitabın özetini yazayım diyorum canım istemiyor. Bugün aklıma gelen bilgisayarla alakalı bir meseleyi dökeyim diyorum sayfalara, nedense elim varmıyor. Bir türlü yazamıyorum son günlerde. Zihnim sürekli olarak parça parça olduğundan galiba bu durum. Dersiydi, ehliyetiydi, sitesiydi, bilgisayarıydı, oyunuydu derken bin bir tilki dolaşıyor kafamda. Hiçbirini de kuyruğundan yakalayamıyorum. Ama yine de Allah’a şükür dersler fena gitmiyor. Şu geçen gün olduğumuz Lineer sınavından da çok hoş bir not almışım. Daha ne olsun di mi?

7 ders alıyordum bu dönem ama bir tane dersten çekildim şimdi. Yani üniversitede bilinen adıyla “withdraw” ettim. Not ortalamamı etkilemeyecek bu ders ama gelecek dönem almam gerekiyor. Bir arkadaş da etti, onunla birlikte ikinci dönem alırız galiba. Dersin adı mı? “Cultures Civilizations and Ideas I” yani bizim tabirimizle “Humanity”… Yarın advisor’ıma da kağıdı imzalattığımda dersten çekilmiş olacağım. Hayırlısı olmuştur inşallah.

Bugün direksiyon dersim vardı. İlk direksiyon dersim olmasına karşın epey iyi geçti bence. Kalkmayı, durmayı, dönmeyi, basit motor problemlerinin nasıl halledileceğini öğrendim. Bir de U dönüşü yaptım hatta ama hiç sormayın tam anlamıyla rezil oldum :D . Şimdi efendim 6 tane kutucuk var bu aküde, 2′şer volttan toplam 12 volt enerji üretiyormuş. Akü oksitlenirse de sıcak su ile silmek, sıcak su yoksa zımparalamak gerekiyormuş. Hararet göstergesi yüksekte ise motora ılık su ilave etmek de gerekiyormuş. Arabaya binince de üç tane önemli nokta var: Koltuk ayarı, ayna ayarı ve tabii ki emniyet kemeri. Motoru açmadan göstergeleri de kontrol ediyoruz ki problem olmasın. Sonra arabayı çalıştırıyoruz. Debriyaja sonuna kadar basıyoruz ve gaz ile motor devrini 2000′e getiriyoruz. Sonra ayağımızı yavaşça çekiyoruz debriyajdan… Ve nihayet yoldayız :) Nasıl durulur anlatmayacam, yazının devamını okuyana kadar sürekli yolda kalın en iyisi :D :D

Hüseyin’le geçen gün konuşunca yeniden aklıma geldi bu arada, bir konu var ilerde uzun bir yazı yazarım ama şimdilik sadece anafikrini paylaşmak istiyorum. Bilim ve sanat bir arada olmadan bir toplumun ilerlemesi zor. O yüzden bilim ve sanatın aynı anda ilerlemesi lazım. Bakınız Avrupa’ya, Rönesans döneminde bilim ve sanat paralel büyümüştür. Belki de ülkemizin sorunu budur. Biz sanata ve sanatçıya gereken değer ve önemi vermiyoruz. Sanatçı demişken, gerçek sanatçıyı kastediyorum. Müzik kanallarında gördüğünüz, vücudu ile bir yere gelmeye çalışanları değil. Sağolsun medyamız pek bir değer veriyor zaten onlara… Onlar diyorum çünkü sanatçı değiller. Ne demişti Atatürk: “Biz hepimiz milletvekili olabiliriz, bakan olabiliriz, hatta cumhurbaşkanı olabiliriz; ama hiçbirimiz sanatkar olamayız.”

Her telden yazmak istedim, öyle yazdım, siz kusuruma bakmayın. Kafanız iyice karışmıştır ve bilirim, bu tip yazılara yorum yazmak da zordur. Elimden bu kadarı geldi… Gönlünüzce…

Etiketler: , , , , , , , , ,