Güzel Bir Gün
Günlük Hayat 31 Mart 2009, Salı
Ankara’lılar uzunca bir süre kar ve doluyla mücadele ettikten sonra nihayet bir gün yüzü görebildiler. Bugün hava inanılmaz güzeldi. Hatta ilk defa okula giderken üzerime mont veya yelek almadan çıktım. Meğer ne güzel duyguymuş bu. Kendimi acayip hafif hissettim, hopladım zıpladım.
Birkaç ay önce Hüseyin’le kendimize bir futbol topu almıştık. Onun da açılışını yapmış olduk bugün. Hava çok güzel olduğu için dışarı çıkıp birkaç saat top oynadık Bilkent’in çimlerinde
İnanılmaz derecede yoruldum ama zevkliydi. Epeyce top oynadıktan sonra açık havada kitap okumanın da keyfine vardık. Sıcak havaları çok özlemişim. Kış bu sene epeyce uzun sürdü ve iki üç defa hasta oldum. Bunları düşününce havaların bu denli ısınmasına neden sevindiğim anlaşılıyor di mi
Staj arama kurtarma çalışmalarım da bir yandan devam ediyor. Başvuru yaptığım yer sayısı 20′ye yaklaştı sanırım. 1′inden red cevabı geldi ama diğerlerinden ses yok. Umarım iyi bir staj yeri bulabilirim. Bunların yanısıra ilk vizelerimiz neredeyse bitti. Ben önceden ders almış olduğum için bu dönem sadece 4 dersim var
Haftada ise 13 saat dersim var sadece. Resmen yatıyorum bu dönem. Boş zamanlarımı değerlendirmek için birşeylerle uğraşabilirim aslında.
Bu aralar biraz ödevlerle projelerle uğraştık ama yine de çok yoğun değildim. Keyfim de uzun zamandır olmadığı kadar yerinde.
Kaplumbağamız Necati de iyi, sevgili menekşemiz Mahmut da bizim evde çiçek açmış. İlkbaharın geldiğini hissetmiş olacak
İlkbahar sanırım hepimiz için biraz uyanış mevsimi oldu. Şu bir haftadır süregelen seçim muhabbetleri de tamamen kesildiği vakit herşey çok daha güzel olacak sanırım. 1 haftadır milletçe yemeden içmeden kesilip laf yetiştiriyoruz birbirimize.
Bir de son olarak aklıma gelmişken ekleyeyim. Bundan 10 yıl önce bugün Matrix’in ilk filminin vizyona giriş günüydü. O nedenle bugüne Dünya Matrix Günü diyebiliriz
Kırmızı hapı alma tercihini yapmış olan herkese selam olsun, yaşasın Matrix. Hepinize Matrix üçlemesini baştan izlemenizi salık veriyorum


31 Mart 2009 Saat:22:09
Evet evet.. bu gün çok güzel bir gündü. Biz de arkadaşlarımla açık havada ders çalışmanın keyfini çıkardık… Yarın da böyle olacakmış.. Gönül ister hep böyle olsun özellikle şenlik zamanı…
Ya bu arada Bilkenti bu dönem çok kıskandım.. MFÖ geliyormuş size yaaa…
31 Mart 2009 Saat:22:14
Biraz karamsar olacak belki ama pek fazla sıcak havaları sevmeyen biri olarak Orhan Veli’nin aşağıdaki şiirini yazmayı istedim.
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
31 Mart 2009 Saat:23:30
Nina; benim haberim yoktu geldiklerinden, gelişmeleri senden takip ediyorum
Şenlik zamanı da iyi olur diye tahmin ediyorum, umarım öyle olur.
cns; uzun zamandır yorumlarınızı göremiyorduk
sıcak havaları sevmez mi insan ya
ben de aslında serin havaları seviyorum genelde ama bu sene kış uzun sürdü, sanırım ondan dolayı çok sevindim ilkbaharın gelmesine. Orhan Veli’nin bu şiirini biliyorum. Keşke bizi de böyle mahvetse bu havalar, bu güzel havalarda aşık olsam
1 Nisan 2009 Saat:10:17
selam bilal. valla cidden havalar çok güzel gidiyo ya, tam benim istediğim gibi. ama yine de dikkatli olmakta yarar var, bu havalar çok pis çarpabiliyor insanı. o yüzden dışarı çıkarken yine de yanında bi polar ya da kapşonlu bi hırka bulundurmakta fayda olabilir.
güzelim baharı nezle ve griple geçirmek çok talihsiz bi durum olurdu.
bugün sabah dolabımı falan topladım, kalın kışlıkları ve montları kaldırdım. öğlenki sunumumdan sonra da bisikletime bi el atıcam. onun da bahar temizliğini ve bakımını yapayım artık. zira kullanım günleri geldi de geçiyo bile tek tek. o yüzden geri kalmamlıyım bu zevkimden.
c ya.
1 Nisan 2009 Saat:11:07
Vaay e.d. bisikleti çıkartıyorsun demek. Ben de bu haftasonuna kadar tamire götüreyim de birlikte süreriz
O dolap temizliğinden benim de yapmam gerekiyo ama kendimi o kadar cesur hissetmiyorum henüz
1 Nisan 2009 Saat:20:51
bugün ve dün hava gerçekten güzeldi ama sana kötü haberim var gökgürültü sağanak yağış geliomuş
1 Nisan 2009 Saat:21:22
Her telden yorum I…
13 saat, valla “kıskandım” desem yeridir.Benim dersane programım sadece 21 saat.Nadiren uğrasam da.:P
Ben de güneşe hasretim valla. Yağmur yağmur bıktım, iki kere de yakalanınca felaket üşüttüm.Sınav zamanı zor oluyor bir de.
İ. Melihten kurtulamadınız gitti ama, üzülüyorum vallahi.
2 Nisan 2009 Saat:12:33
bina yığınlarından dışarı çıkıpta,başını gökyüzüne kaldırıp o güzel bahar havasını içine çekmek gibisi var mı.
ne yazıkı ki bunu yapamayanlar var_insan hastaneye yakın olunca çok şey görüyo.
özellikle çocuklara üzülüyorum.onlar hep gülmeli bence.baharı en çok onlar hak ediyo.
çantamda bir sürü tofita taşıyorum şu ara ve hastanede gördüğüm çocuklara veriyorum.onların o gülümsemesi herşeye değer…bazıları annesinin babasının elini bırakıp benimle gelmek istiyo..çok tatlişler ya
bunları neden söylüyorum_bence bahar etrafta gülen çocuklarla daha güzel…baharımızı güzelleştirelim bir tofitayla da olsa.
herkese gönlünce güzel baharlar.
ve necaticiğe selamlar
2 Nisan 2009 Saat:20:07
songül; maalesef bugün hava biraz kapalıydı. Ama umarım bir haftaya kadar havalar rayına oturur
haspam; Evet kıskanmak lazım
Ben de bu yılki programımı sonradan çok kıskanacağım sanırım.
1,5 sene sonra zaten Ankara’dan gidiyo olurum sanırım. :))
Benim Melih’le çok alakam olmuyor işin açıkçası
Aritmik; Ben de istiyorum tofitalardan! Bizim üniversitede çocuk olsa da ben de versem keşke. Etrafta sadece gençler var
Necatinin de sana selamı var, kabuğundan başını çıkartıp selam verdi