Çizgi Film Sevdası
Günlük Hayat 2 Eylül 2008, Salı
Seviyorum kardeşim çizgi film izlemeyi. Hayat çizgi filmsiz geçmez derim ben. 70 yaşıma gelince de izleyeceğim eminim. Belki o zaman gizli izlerim ama
Kardeşim o kadar fikir nereden geliyo bu insanlara. Fikir geliyo hadi de nasıl çiziyorsunuz. Valla Allah çizgi filmi çizenlerin ellerine beyinlerine zeval vermesin. Seviyoruz sizi vallahi.
Tom ve Jerry’le büyüyen bir kuşağın çocuğu olarak kötü karakterlerin hep kaybetmesine alışkınız çizgi filmlerde. Herhalde çizgi film izleyen insanların hayalci ve pozitif olmasını sağlayan şeylerin başında bu geliyor. Sonra ana karakterler tabii. Onlar ayrı bir boyut. Hayata bakışları, sözleri gerçekten insanı etkiliyor.
Bakın Haldun Armağan çizgi filmler hakkında ne diyor:
Çizgi filmlerin böyle bir etkisi, hatta yararı var: Önyargılarımızı ters yüz etmekle kalmıyor; hayatta herşeyin mümkün olabileceğine inandırdığı gibi, aynı zamanda dünyada yaşayan her varlığa saygı duymamızı istiyor ve bunu da büyük ölçüde başarıyor.[1]
İnsana düşünmediğini düşündüren şeyler bu çizgi filmler. Belki de televizyonların belgeseller ve haberler dışında yayınladıkları en yararlı şeyler. Şahsen bir diziyi izlemekten veya kutu açarak para kazanılan bir yarışmayı izlemekten çok daha faydalı ve bunun yanında zevkli olduğunu düşünüyorum. Mesela bir Pembe Panter’in insana kazandırdığı o keskin zekayı hangi dizide bulabilirsiniz ki
Maske’nin insana kattığı o delilik yapma coşkusunu hangi yarışma veriyor
Çizgi film izleyen herkes bir şekilde “çizgi film karakteri olsaydım keşke” dediğine göre, var bu çizgi filmlerde birşeyler di mi?
Bizim klasik çizgi filmlerimizin ötesinde çizgi filmler de var. Bu tür çizgi filmler insanda bağımlılık yapıyor zaten. Tom ve Jerry olmadan yaşayabilirsiniz ama bir hafta Bleach bölümü izlemeden duramazsınız. Peki ne farkı var ikinci tip çizgi filmlerinin? Öncelikle tüm bölümler ana bir hikaye üzerinde ilerliyor. Bizim küçüklük zamanlarımızın efsane çizgi filmleri Küçük Golcü ve Pokémon bunların Türkiye’de en bilinenleri. Her zaman aynı mesele tekrarlanmıyor. (örneğin tom ve jerry’de her bölüm jerry, tom’u alt eder, tom plan kurar vs vs…) Karakterler daha karizmatik, olaylar hayalgücünü zorlayan şekilde ilerliyor. Bu çizgi filmlerin bir çoğunu Japon abilerimiz yapıyor ve “anime” adıyla anılıyor. Yalnız Batı’nın da yaptığı bu doğrultuda çizgi film yok değil.
Peki benim favori çizgi filmlerim hangileri?
1. Bleach: Gerçekten gelmiş geçmiş en iyi çizgi film desem hiç abartmış olmam. Kardeşim sen bu kadar şeyi nasıl düşündün, nasıl kurguladın yaa? Bir kere kurgu dediğim gibi süper. Çizimler de aşağı değil. Türkiye’de yayınlanmayan bu anime’nin internette ingilizce altyazılı indirebileceğiniz bir adres var. İsterseniz Türkçe altyazılarını yazmaya kendini adamış bir arkadaş da var.
2. Naruto: Bu da kendi çapında apayarı bir buud. Bu çizgi filmi düşünen adamında da aklına şaşmamak elde değil. Çizimler süper. Birçok karakter olması olayı daha da güzelleştiriyor. Tek eksiği bir anafikri yüz defa anlatması (Yalnız büyüyen çocuğun psikolojisi gibi bir şey var da, kardeşim her 10 bölümde bir anlatılmaz ki…)
3-4-5 ve diğerleri: İşin aslı listeyi daha da uzun yapmak mümkün ama diğerlerinin sadece isimlerini ve bilgi alabileceğiniz adreslerini vereyim. Pokémon, Dragon Ball, Death Note, Avatar: The Last Airbender, Afacan (Lui)
Bunlardan bazıları halen devam ediyor, bazıları ise serisini tamamladı. Ben de izleyebildiğim kadarını internetten sürekli olarak indiriyorum. Allah’tan babam ADSL’yi sınırsıza geçirdi de bir sorunum kalmadı.
Hepinize çizgi film dolu günler diliyorum
Etiketler: anime, bleach, çizgi film, naruto, televizyon


2 Eylül 2008 Saat:23:09
çizgi film manyaklarından biride benim aslında…
ha çizen kişiliklerden birise benim..özellikle manga çizmeyi çok severim…kaliteli çizermiyim,bilenler evet dıyor..ama ben yolun basındayım derim..bi fırın ekmek yemem lazım..o da bana çok uzak geliyo valla…
benım favorı cigi filmim taş devri ve şeker kız candy idi…
2 Eylül 2008 Saat:23:16
Bu ne hız yahu, daha yazıyı yazalı 10 dakika olmadı
2 Eylül 2008 Saat:23:19
hiiii hep yazmışsın erkek çizgileri nerde kız çizgileri :=))
benim favorim ay savaşcısı usagi idi :=)
hee birde hayal meal hatırlıyrm lulu ‘yu severdim :=))
2 Eylül 2008 Saat:23:41
kahretsin sertalp ben böyleyım..
bu arada emreden haberın varmı..
2 Eylül 2008 Saat:23:44
Onları da siz yazmışsınız işte abla

Duygu: Evet Emre döndü Türkiye’ye şimdi memleketteymiş.. senin nasıl haberin yok şaştım doğrusu
3 Eylül 2008 Saat:00:35
Bence güzel bir çizgi filmi artık büyüdüm diye, ya a çevreden gelecek tepkilerde çekinip izlememek büyük hata…
Yukarıda saydıklarından Avatar ve Afacan Lui! yi tek geçerim.
3 Eylül 2008 Saat:09:03
nerde o eski çizgiler =P
şirinler, şeker kız candy, nils ve uçan kaz, red kit, ten ten…
aaaah, aaaaaaaaah!
3 Eylül 2008 Saat:12:10
Çizgi film seven ne kadar tanıdık varmış yahu
Red Kit’i felan nasıl unutmuşum anlamadım, ama say say bitmiyo ki bu çizgi filmler.
Bi de dün gece aklıma geldi, hızlı koşan bir hayvan ve onu yakalamaya çalışan tilki vardı.
Hatırlayan varsa çizgi filmin adını söyleyebilir mi ya?Ekleme:Meep meep sesi çıkaran bu karakterin çizgi filminin adını bir arkadaş hatırlattı: Road Runner
3 Eylül 2008 Saat:15:45
o arkadaş benim…

ben bir çizgi filim delisiyim…
yehhooo…
3 Eylül 2008 Saat:17:17
benimde favorim ay savaşçısıydı,hatta dişçi randevumu bile onun bitiş saatine göre ayarlardım


Nedense benim ‘çizgi karakteri olsaydım’ diye düşündüğüm herkes erkenden Hakkın rahmetine kavuşmuş oluyodu
Pokemon’u bende severdim,hatta cipslerden taso biriktiricem diye günde bikaç paket alıyodum,sonra bianda hepsini Nadir’e kaptırınca lanet etmiştim tasolara da Nadire de
5 Eylül 2008 Saat:13:48
çizgiler güzeldir ya, cidden insanın zihninin sınırlarını zorlamasıyla oraya çıkan şeylerdir. hele animasyon filmler daha bi başkadır
Ratatouille, monster inc., shrek, toy story, ve daha aklıma gelmeyen bir sürü animasyon…