Bluetooth BilalŞu Euro 2008 de bitince içimde heyecan kalmadı. Bence bu turnuvalarda bu kadar maç yetmez :D Daha fazla maç yapsınlar. Bir haziran boyunca maç izledik sayılır. Gerçi final maçına çok bakmadık ama olsun. Gol atılırken izliyordum hiç olmazsa. Neyse bakalım. Birkaç gün önce göz muayenesine gitmiştim. 0.75 olan gözlerim 1.00 olmuş (astigmat). Onun için gözlükçüye uğramak gerekti bugün. Popüler kültüre olan ilgisizliği nedeniyle kendisini çok takdir ettiğim ablam da kendine bir çerçeve seçti. Son zamanlarda kayda değer olaylardan biri buydu sanırım. Bunun yanı sıra otomobille aram bayağı iyileşti :) 3 kez Ünye-Ordu arasında, 1 kez de Ünye-Çarşamba arasında ve sayısız kez şehiriçinde araba kullandım.

Araba konusu açılmışken söylemekte fayda var, annemler Ağustos sonuna doğru kendilerine bir araba alacaklar (inşallah :D ) Böylelikle bizim araba da bana kalacak. Gerçi babam arabayı bana çoktan sattı ama neyse :) Keyifli iş cidden otomobil kullanmak.

Aklıma gelmişken yıllardır aklımı kurcalayan bir sorunu sizinle paylaşmak isterim. Bu Wireless ve Bluetooth teknolojilerini göreniniz vardır. Yani kablosuz iletişim. Bir alıcı ve bir de vericiden oluşan şu sistemlerde veri nereden aktarılıyor, orası bir muallak. Bir tanıdığım “nasıl yani, bu wireless internette, internet sitesi benim içimden mi geçip giriyor bu bilgisayara” demişti :D Cidden insan şaşırıyor, yanlış hatırlamıyorsam kablosuz şarj cihazları da çıkmış. Artık elektrik de içimizden geçiyor demek ki :) Bu teknolojinin başındaki adam seslenmek isteriz: “Bırak şöyle garip işleri. Bu işler bize gelmez. Adam gibi yap halattan kabloyu, biz onu bağlayalım. Öyle kablosuzluk, estetiklik bize göre değil. İçimden değil, kablodan geçsin geçecek olan.”

Bu aralar Hong Kong’a çok işim düşüyor. Bazı lazım olan şeyler vardı, uygun fiyata oradan alıyorum. Eve de habire kargo gelip duruyor haliyle. Yalnız birşey farkettim, şu Hong Kong’luların ingilizcesi pek de iyi değil :) Bir şey soruyorum, adam alakasız bir cevap veriyor. Ben de çok üzerlerine gitmeyeyim dedim :) Çok da ilginç bir olay yaşadım. Alacağım bir şey konusunda pazarlık ediyorduk. Adam istediklerim için 180 Dolar isteyince çok şaşırdım. “You should be wrong about price, can you check what you offer?” dedim. (Fiyat konusunda bir yanlışınız olmalı. Önerinizi gözden geçirir misiniz?) Meğer adam Hong Kong Doları cinsinden söylüyormuş. Ve öğrendim ki 6.7 Hong Kong Doları, 1 Amerikan Doları’na eşitmiş. E haliyle fiyat 27 Dolar gibi birşeymiş. Nasıl sevindim anlatamam :D Vay be dedim kendi kendime, elin Hong Kong’lusu o kadar kilometre öteden sevindirsin beni, olacak iş mi :roll: Bi buradakiler üzmeye çalışır zaten bizi. Amaaan konu nereden nereye geldi.

1 ay sürecek staj için 6 Temmuz’da yine yollarda olacağım, yolculuk Ankara’ya. Birçok arkadaşım stajlarına başladılar, memnun olmayan yok gibi. İnanın hiç içimden gelmiyor şu staj onca yaşanan olaydan sonra ama yine de heyecanlıyım. Hepinize selamlar, iyi günler. Bu arada takip ettiğim sitelerden BlahBlah Abla, Blogcu.com’un bitmek bilmeyen sorunları yüzünden olsa gerek, yeni bir site açıp oraya taşınmış. Hayırlı olsun :)

Etiketler: , , , , , ,