Aman Tanrım, Oda Arkadaşım Artık Küpeli!
Günlük Hayat 16 Eylül 2009, Çarşamba
Son günlerdeki satır başları;
- Oda arkadaşım artık küpeli! Durun açıklayacağım
Herşey çok hızlı gelişti, her ne kadar “iki kulağına bayanlar, tek kulağına da danalar küpe takar” dediysem de, mahalle baskısı kurduysam da Hüseyin gitti kendine küpe aldı. Artık hem uzun saçlı, hem de küpeli bir oda arkadaşım var. Nası açıklayacağım, yeni tanıştığım insanlara ne söyleyeceğim ben! Allah’tan sakalları kesmedi, yoksa “Bilkent’te yurtlar karma mı len” söylentileri çıkacak. Kandil akşamı hem de… Tövbe ya.
- Saçlarımı uzatsam mı kestirsem mi bir türlü karar veremiyorum.
- Bilkent kütüphanesinde -2.ci kat varmış, ciltli dergilerin bulunduğu. İlk defa gittim dün ve oldukça şaşırdım. Mezun olacağım, bak daha ilk defa gittim. İşin komiği okula yeni gelmiş bir çömez (ya da freshman diyeyim namı yürüsün) de kaybolup oraya gelmiş. Ben 4 senede bulamamıştım burayı, çocuk 2 günde bulmuş. Öpesim, tebrik edesim geldi, edecektim de, şayet çocuk oraya yanlışlıkla gitmiş olmasaydı.
- Bu sene ders aldığım tüm hocalar mükemmel. İlk defa aralarında sinir olduğum hiçbir ders veya hoca yok. İnanılmaz güzel bir duygu. İnsanın her derse gidesi geliyor.
- Kötü karakterlerin neden daha çok sevildiğini anladım. Çünkü iyi karakterler insanları sıkacak kadar iyiler. Halbuki insanlar iyi ve kötünün kombinasyonu oluyorlar. Ütopik karakterler insanı sinir ediyor. Yaşasın kötüler! (Laff-a-lympics‘te hepiniz gerçek kötüleri tutmuşsunuzdur, hadi itiraf edin.
)
- Haspam’ın mimini cevaplayacaktım, ama kapsamlı bir yazıyla birleştirmeyi daha uygun gördüm. Endüstri Mühendisliği hakkında biraz daha şey karalayıp sonra cevaplayacağım. Kusura bakmasın.
- Bitirme Projesi için bölüm yine çok iyi yerlerden proje ayarlamış. En bilinenleri şöyle; Arçelik, Aselsan, BSH, Coca-Cola, Eczacıbaşı, Ford, Intel, Man, P&G, Renault, Roketsan, TAI, Tofaş, Unilever. Bir de acayip gaz verdiler ki sormayın. Şimdi proje seçmeye çalışıyoruz. Çok heyecanlıyız, bakalım güzel birşeyler yapabilecek miyiz…
- Bilkent’in interneti biz hazırlıktayken müthiş hızlıydı. Saniyede 10 MB indirme hızını (kesinlikle abartmıyorum) görmüşlüğüm vardır. Ama yıllar geçtikçe yavaşladı. Şimdi gıdım gıdım yükleniyor siteler. Her gün de 23:30-23:40 arası bir kesinti oluyormuş sanırım. İlk zamanlar övünerek anlatırdık, şimdi bahsedemiyoruz bile başkasına.
- Geçen gün ilginç bir tartışma yaşadık. Akşam gazetesinde “Darbeyi Demirel’e inandıramadım” diye bir başlık vardı. Bir hata olup olmadığını çok tartıştık. Doğrusu “Darbeye Demirel’i inandıramadım” mı olmalı yoksa “Darbeyi Demirel’e inandıramadım” mı olmalı acaba. Yani “birşeye birisini inandırmak” ve “birşeyi birisine inandırmak” olarak düşününce ikisi de doğru gibi görünüyor, ama birinin daha doğru olması lazım. Yok mu elimizden tutacak bir edebiyatçı?
- Türkiye Eurobasket’te süper gidiyor (Hidayet hariç). Maçlarda hep son ana bırakıyorlar ama hep kazanıyoruz. Ersan son maçta özellikle çok iyi oynadı. Basket maçlarını da futbol maçı gibi izlemeye başladık. Helal olsun 12 dev adama. Bu arada bir arkadaş “Hidayet, İbrahim Kutluay’dan yakışıklı” dedi, dumur olduk. Son reklamından sonra Hidayet’i görmek istemiyordu 3lf, o geldi aklıma. Bu arada maç aralarındaki Turkcell reklamları çok komik. Onları da izleyin, gülün, eğlenin
- Ayrıca okurlarımın başta olmak üzere tüm İslam aleminin kandili mübarek olsun. Dualarınızı beklerim. Kalın sağlıcakla.


16 Eylül 2009 Saat:00:35
Kulağına küpe olsun diye tavsiyede de bulunamazsın şimdi sen ona. Zira kulağında yer kalmamış =)
16 Eylül 2009 Saat:00:40
Olsun bi kulağı hala boşta
Hehe
16 Eylül 2009 Saat:00:58
Allah bundan büyük dert vermesin, yakın arkadaşımın başına geldi bu elim hazin sona alışıyor insan bir süre sonra haha.
Uzat benceeeeeeeeeee!
Kusura bakmıyoruz, kusur görenindir.
Bir de sizin internetten biz komşu olarak alsak kullansak, kardeş kardeş, ne güzel olur di mi?
Hayırlı kandiller.
16 Eylül 2009 Saat:01:30
‘Yok mu elimizden tutacak bir edebiyatçı?’
öhöm öhöm
Biri bana mı seslendi
Şimdi Sertalpciğim hemen sizi bu muhalefetlik durumdan kurtarayım
Bence ilk cümle doğru .Yani verilmek istenen anlamı en iyi o karşılıyor diye düşünmekteyim. “Darbeye Demirel’i inandıramadım” olmalı bence .Hatta ”Demirel’i darbeye inandıramadım.” daha doğru olur. “Darbeyi Demirel’e inandıramadım.” derken sanki darbe Demirel’e inanmıyormuş gibi bir mana çıkıyor
Yani anlatım bozukluğu var bu cümlede
Ayrıca kütüphanenize karşı bu ilgisizliğin utanç verici bi durum
16 Eylül 2009 Saat:01:50
Bizim okulda olmadığı için şanslı bir arkadaşmış..
Türkiye, gerçekten iyi gidiyor. Dediğin gibi bir Hidayet kötü.. Oynamasının tek nedeni NBA görmüşlüğü galiba..
16 Eylül 2009 Saat:01:57
haspam; bakalım ben alışabilecek miyim
biz sizin internetten kullansak daha iyi olur komşu.
SeiNeP; teşekkürler yardım çağrımıza koştuğun için. Yorumu okurken daha fazla kafam karıştı ama
Bu arada kütüphaneyle aram iyidir normalde, o katta arşivlenmiş dergiler var, bu sene akademik çalışma yaptığım için ilk kez işim oldu orada. Yoksa severiz kütüphanemizi.
Ersin; bence de çok şanslı
Yoksa koparırlardı kulağını hehe.
Hidayet ilk maçlarda iyiydi sanki. Oynatmasalar daha mı iyi olur acaba?
16 Eylül 2009 Saat:02:28
Sertalp ne demek daha fazla kafam karıştı ? Halbuki gayet açık ve net izâh etmiştim
Teessüflerimi iletiyorum sana
Neyse kısaca özetleyeyim, ilk yazdığın cümle doğru bence
Yani Akşam gazetesinin attığı başlık yanlış
Yani doğrusu ‘Demirel’i darbeye inandıramadım ‘ olacaktı
Yani benden bu kadar
16 Eylül 2009 Saat:02:36
Yok yok senden kaynaklı değil
Dediğinde haklısın, Demirel’i başa alırsak daha hoş duruyor. Ama teorik olarak ikisi de doğru gibi. Di mi?
16 Eylül 2009 Saat:02:45
bende kanuniden bahsediceksin sandım kardeş alemsin valla
hakikaten ne çok küpen varmış senin… sanada hayırlı kandiller
16 Eylül 2009 Saat:02:50
Yok ikisi de doğru değil.Akşam gazetesinin başlığı olan cümlede bi anlam karışıklığı,anlatım bozukluğu var.Teorik açıdan da her açıdan da benim dediğim doğru
Ha ama belki arada virgül olsaydı olabilirdi .Mesela ‘Darbeyi,Demirel’e inandıramadım’ gibi
Ay iyice kafanı karıştırdım galiba
Tamam sustum
16 Eylül 2009 Saat:02:56
Tamam tamam ben sustum, senin dediğin doğru
İşin üstadı sensin en nihayetinde.
16 Eylül 2009 Saat:03:09
Estağfirullah dostum
Yani ben öyle diyesin diye yazmamıştım onları.Üstadlık ne haddimize
Sadece nacizane fikirlerimi paylaştım
16 Eylül 2009 Saat:09:18
kötüler akıllıdır. iyiler saflıklarıyla ve senaryo gereği kazanmış görünür.
saç için diyeceğim de ya çok kısa ya hayli uzun. arada tutma bence.
16 Eylül 2009 Saat:10:14
geç bile kalmış delip de takmak için, yakışmıştır eminim Hüseyin’e (;
ben de iki tane var
16 Eylül 2009 Saat:12:11
Evet, kafam karışmakta haklı imiş. Ancak bilcümle edebiyatçılardan da dinlediğimiz ve benimde düşündüğüm üzere, Demireli darbeye inandıramadım doğru gibi.
16 Eylül 2009 Saat:12:40
Mert: Abi Demirel diye birşey var, valla bak?
Darbe: İnanmam.
Bu diyalog için “Darbeye Demirel’i inandıramadım” lafı doğru oluyor.
—
- Abi, bu arada maç aralarındaki Turkcell reklamları çok komik.
- Sen daha komiksin Uğur.
- Arkadaşlar da öyle diyor abi.
16 Eylül 2009 Saat:13:05
BlahBlah; kararsızlık en kötü karardan daha kötüdür di mi
e.d; Hüseyin deldirmeden takıyor, garip bişey. O da senin yolunda ilerliyor ama
Diğer kulağına ne zaman takacak göreceğiz.
NS; ha darbe demirel’e inanmasın, ha demirel darbeye inanmasın. Yalnız iftarımızı karıştırdın bu tartışmayla. 2 dakika boyunca yemek yiyemedik.
Seamus; o muhabbetin aynısını biz de yaptık. Bu arada sen daha komiksin Seamus
16 Eylül 2009 Saat:13:05
Oraya koyduğun Yavuz Sultan Selim’le beni benden almış bulunmaktasın.. En karizma padişahdır bence ve küpesine de hayranımdır..
Bu yüzden Hüseyini kutluyorum.. Eminim küpe çok yakışmıştır.. Vi lav yu Hüseyiiin..
Sana gelirsek… Valla eğer öyle bi düşüncen varsa accık uzat bakalım saçlarını.. Bence sana yakışır…
Di mi amaaa.. Kötüler karizmatiktir, güzeldir.. Bence çok daha gerçekçidirler çünkü bir istekleri, hayalleri vardır.. “Welcome to the Dark Side of the Force” diyorum!
Ben kaçırdım ama geçmiş kandilin mübarek olsun diyeyim o zaman..
16 Eylül 2009 Saat:15:46
Nası blogcu dayanışması bu? Hüseyin’in benden daha popüler olduğunu düşünüyorum blog aleminde zaman zaman. Herkes ondan yana yahu. Len!
Doğru, istekleri olduğu konusuna hiç değinmemişim ama haklısın. “Dünyayı karanlık bir yer haline getirmek”, “Kötülüğü dünyaya egemen kılmak” felan derler, hepsi de ihlaslı gençlerdir.
17 Eylül 2009 Saat:23:31
Öncelikle senin de geçmiş kandilin mübarek olsun.
Şu yazıyı okuyup da artık oda arkadaşlarımın olmayışı gerçeğini sindiremedim bir anda.. Küpeli müpeli ama kıymetini bil, mezun olduktan sonra ararsın bu günleri
18 Eylül 2009 Saat:01:08
20 Eylül 2009 Saat:16:11
niye bilal abi ben ce abime küpe çok yakışmış hem benim abime herşey çok yakışır