Son günlerdeki satır başları;

- Oda arkadaşım artık küpeli! Durun açıklayacağım :D Herşey çok hızlı gelişti, her ne kadar “iki kulağına bayanlar, tek kulağına da danalar küpe takar” dediysem de, mahalle baskısı kurduysam da Hüseyin gitti kendine küpe aldı. Artık hem uzun saçlı, hem de küpeli bir oda arkadaşım var. Nası açıklayacağım, yeni tanıştığım insanlara ne söyleyeceğim ben! Allah’tan sakalları kesmedi, yoksa “Bilkent’te yurtlar karma mı len” söylentileri çıkacak. Kandil akşamı hem de… Tövbe ya.

- Saçlarımı uzatsam mı kestirsem mi bir türlü karar veremiyorum.

- Bilkent kütüphanesinde -2.ci kat varmış, ciltli dergilerin bulunduğu. İlk defa gittim dün ve oldukça şaşırdım. Mezun olacağım, bak daha ilk defa gittim. İşin komiği okula yeni gelmiş bir çömez (ya da freshman diyeyim namı yürüsün) de kaybolup oraya gelmiş. Ben 4 senede bulamamıştım burayı, çocuk 2 günde bulmuş. Öpesim, tebrik edesim geldi, edecektim de, şayet çocuk oraya yanlışlıkla gitmiş olmasaydı.

- Bu sene ders aldığım tüm hocalar mükemmel. İlk defa aralarında sinir olduğum hiçbir ders veya hoca yok. İnanılmaz güzel bir duygu. İnsanın her derse gidesi geliyor.

- Kötü karakterlerin neden daha çok sevildiğini anladım. Çünkü iyi karakterler insanları sıkacak kadar iyiler. Halbuki insanlar iyi ve kötünün kombinasyonu oluyorlar. Ütopik karakterler insanı sinir ediyor. Yaşasın kötüler! (Laff-a-lympics‘te hepiniz gerçek kötüleri tutmuşsunuzdur, hadi itiraf edin. :) )

- Haspam’ın mimini cevaplayacaktım, ama kapsamlı bir yazıyla birleştirmeyi daha uygun gördüm. Endüstri Mühendisliği hakkında biraz daha şey karalayıp sonra cevaplayacağım. Kusura bakmasın.

- Bitirme Projesi için bölüm yine çok iyi yerlerden proje ayarlamış. En bilinenleri şöyle; Arçelik, Aselsan, BSH, Coca-Cola, Eczacıbaşı, Ford, Intel, Man, P&G, Renault, Roketsan, TAI, Tofaş, Unilever. Bir de acayip gaz verdiler ki sormayın. Şimdi proje seçmeye çalışıyoruz. Çok heyecanlıyız, bakalım güzel birşeyler yapabilecek miyiz…

- Bilkent’in interneti biz hazırlıktayken müthiş hızlıydı. Saniyede 10 MB indirme hızını (kesinlikle abartmıyorum) görmüşlüğüm vardır. Ama yıllar geçtikçe yavaşladı. Şimdi gıdım gıdım yükleniyor siteler. Her gün de 23:30-23:40 arası bir kesinti oluyormuş sanırım. İlk zamanlar övünerek anlatırdık, şimdi bahsedemiyoruz bile başkasına.

- Geçen gün ilginç bir tartışma yaşadık. Akşam gazetesinde “Darbeyi Demirel’e inandıramadım” diye bir başlık vardı. Bir hata olup olmadığını çok tartıştık. Doğrusu “Darbeye Demirel’i inandıramadım” mı olmalı yoksa “Darbeyi Demirel’e inandıramadım” mı olmalı acaba. Yani “birşeye birisini inandırmak” ve “birşeyi birisine inandırmak” olarak düşününce ikisi de doğru gibi görünüyor, ama birinin daha doğru olması lazım. Yok mu elimizden tutacak bir edebiyatçı? :D

- Türkiye Eurobasket’te süper gidiyor (Hidayet hariç). Maçlarda hep son ana bırakıyorlar ama hep kazanıyoruz. Ersan son maçta özellikle çok iyi oynadı. Basket maçlarını da futbol maçı gibi izlemeye başladık. Helal olsun 12 dev adama. Bu arada bir arkadaş “Hidayet, İbrahim Kutluay’dan yakışıklı” dedi, dumur olduk.  Son reklamından sonra Hidayet’i görmek istemiyordu 3lf, o geldi aklıma. Bu arada maç aralarındaki Turkcell reklamları çok komik. Onları da izleyin, gülün, eğlenin :)

- Ayrıca okurlarımın başta olmak üzere tüm İslam aleminin kandili mübarek olsun. Dualarınızı beklerim. Kalın sağlıcakla.

Bu yazıyı paylaşın