Sevgili blog,

Çok yorgunum. Yapılacak işler üstüme üstüme geliyor. Napıcam bilmiyorum. Her sabah binbir iş oluyor kafamda. Oradan şuraya, şuradan buraya, buradan öteye, öteden beriye.. Kaç gündür halsizim. Kolumu kaldıracak kadar bile gücüm olmuyor. Gözlerim zaten epeydir ağrıyor. Dışarıdan birşeyim yok gibi ama içten çürüyorum galiba :D Belki de pilim buraya kadar yetti, 4.sınıfa gelmek beni fena yormuş demek. Dersler üstüme yürüyor ya. Kendimi zombiler arasında gibi hissediyorum. Ya da hayal görmeye başladım. Allah’ım, sana geliyorum :D

Econ dersini uzuuuuun çalışmalar sonucu bırakmaya karar verdim. Tüm akademik camiaya hayırlı olur umarım. Cumartesi günü o kadar çalıştığıma yanıyorum şimdi. Uyuklarken insan saçma cümleler yazmaya başlar ya, o anı bile yaşadım. Ve yıllar sonra ilk defa ders çalışırken uyuyakaldım. Vay be :) Bu arada pazar günü de Econ’a Nina Noctis’le baktık biraz. O da ne kadar vahim durumda olduğumu anlayınca dersi bırakmamı tavsiye etti, benim de meyilim varmış, öylece gitti. :) Onunla da tanışmış olduk.

Bugün akademik hayata dair bilgilendirici bir sunum dinledik. Doktora yapmaya meylettim şimdi de. Allah’ım, nedir bu bendeki kararsızlık ya. Cabi’ye kararsız deyip duruyordum, kendim daha beteri oldum.

Yıllık yazıları işi de acayip yordu beni. Bloga birşey yazacak halim kalmamıştı, son enerjimle yazıyorum. Yazdığım yazılardan Hüseyin’inkini yayınladım zaten, bir demet halinde de yazarken beğendiklerimi yazarım. Nasıl cümle kurdum ben ya?

Enes diyor ki; dengesiz davranışlar karakter bozukluğunun bir göstergesidir. Bu lafını çok beğendim sanırım. Her ne kadar hümanist biri olsam da, bazı insanlardaki davranışsal dengesizlikler beni deli ediyor. Bir gün iyi, bir gün kötü davrananlar. Arkadaşım bi tutarlı davransana. Neyse gece gece, uykusuzluk da bastırdı, saçmalamadan gideyim ben.

Çooook yakında, yurttan ve dünyadan son gelişmelerle yine buradayız.

Bu yazıyı paylaşın