Necati - Close ShotDün annem hastanede nöbetçi olduğu için babamla yemek hazırlıyorduk. Ben de biz bununla uğraşırken, sevgili kaplumbağam Necati hava alsın diye içinde bulunduğu küçük yoğurt kutusunu balkona koydum. (Necatinin aslında akvaryumu var, fakat Ankara’dan taşınırken yoğurt kutusuna koymuştum geçici olarak.) Biz içeride babamla makarna yaparken, bir ara boş kaldım, gidip Necati’ye bakayım dedim. Yoğurt kutusunun üzerine de oynamayı sevdiği bir siyah kapak vardı, onu bırakmıştım.

Balkona gittiğimde kutuda Necati’yi göremedim. Kapağın altındadır diye geri dönüyordum ki içimde bir şüphe uyandı. Geri dönüp kapağı kaldırdım vee… Necati kapağın altında yoktu. İnanın, gözlerimden şüphe ettim. Oradan tırmanıp kaçmasına ihtimal veremiyordum çünkü. Aslında geçen gün ellerini yukarıya koymuşken yakalamıştım ama böylesi bir tırmanma gücü… Çok panikledim. Balkonda masanın üzerindeydi kutu, kutudan kaçmış. Daha fecisi, masadan aşağı atlamış (ya da düşmüş). Daha sonra ölçtüğüme göre, Necati’nin boyunun yaklaşık 9 katı uzunluğunda.

Balkonun bir köşesinde bana mahmur mahmur bakarken yakaladım tekrar. Köşelerde yürüdüğü için üzeri toz olmuş biraz. Tatlı kaplumbağa ya, içinde bir ninja kaplumbağalık yattığını da bilmiyor değildim. Mikelenjelo Necati!

Kaplumbağanın birşeyi yok çok şükür. Sağına soluna iyice baktım. Kutudan alıp akvaryuma yerleştirdim. Şimdilik keyfi yerinde gibi. Zaten alıştığı yerine dönmüş oldu. Akvaryum’un tepesi kapalı olduğu için artık kaçmasına imkan yok. Arada bir gezdirmem lazım Necati’yi sanırım. Ya da yanına bir tane arkadaş almak lazım. Peki size Necati neden atladı :)

Etiketler: , ,

Bu yazıyı paylaşın