3.Sınıf Finalleri ve Rafting
Günlük Hayat 31 Mayıs 2009, PazarEn nihayetinde bir seneyi daha devirdim. Yine ilginç bir final döneminin ardından tatmakta olduğum şu özgürlük duygusunu, dünyanın her yerinde bulmak mümkün olmaz sanırım. Gerçi dönem içinde açıköğretim okur gibi pek gitmiyorduk derslere ama final sınavlarını tamamlamış olmanın keyfi ayrı. Çarşamba günü finaller bitti, cumartesi günü (yani dün) de Enes’le birlikte Düzce’ye raftinge gittik. Herşey bir anda belli oldu, gidip gitmemek arasında tereddüt yaşadım, ama iyi ki gitmişim. Çok hoş vakit geçirdik, deli dalgalarla ve kayalarla boğuştuk. İşte “Her Güne Bir Fotoğraf”ta ikinci seri:

Albümlerimizin değişmez konuğu Necati. Yakından çekilmiş ilginç fotoğrafı ile burada. Bugün veya yarın, Necati’yi çimlere götüreceğim. Biraz dışarıda gezsin hayvancık.

Kalite dersinin finaline çalışırken çektiğim bir makro. Tek yere odak, ve arkasının bulanık çıkması çok değişik bir fotoğraf çekmemle sonuçlandı. Ders çalışacaklar için güzel bir masaüstü resmi olabilir belki

Rafting kıyafetleri içinde Enes ve ben. Arkadaki yer, üzerinde saatlerce deli gibi rafting yaptığımız Büyük Melen çayı. Enes’in tabiriyle, eğer biraz daha kaskı öne çekip, yüzümüze ciddi bir tavır takınsaydık, Nazi Askeri gibi olacaktık
Enes’in bu ikinci, benim ise ilk rafting maceramdı. Benim yüzümdeki hafif korku belli oluyor mu bilemiyorum

İşte rafting sonrası ıslanmış saçları ve değişik bakışıyla Enes. Bize Alexander Rybak’ı hatırlattı, o yüzden bu fotoğrafa “Alexander Rybak (Made in PRC)” ismini vermeyi uygun gördük
Yüzündeki hafif tebessüm cidden ilginç görünüyor. Yorgunluk da okunabiliyor sanırım.

Rafting sonrası, tekrar başladığımız yerdeyiz. 12 km’lik Büyük Melen raftingini başarıyla bitirdik. Çok yorulduk. Enes’le ben botun ön tarafındaydık ve “bir-ki-üç-dört” diye sürekli ritim tuttuk. Sürekli kürek sallamaktan da kollarımız epey ağrıdı. Yine maceramızın bir yerinde botları kenara bağlayarak tramplen benzeri bir yapıdan atlayarak yüzdük. Akıntı o kadar kuvvetliydi ki, karşıya geçene kadar kollarımız koptu sandık. Tarzanın atladığı cinsten bir iple de dereye atladık. Acaip yorucu ve bir o kadar güzeldi. Rafting yapmak sanıldığı kadar zor değil. Hiç bilmeyenler için orada kısa bir eğitim veriliyor zaten.
Bizim gittiğimiz tesisin adresi burada var. Gitmeyi düşünürseniz bir iki tavsiye vereceğim.
1) Botun ön kısmına oturun. 6 kişilik botta arkada oturduğunuz zaman hiçbir şey anlamıyorsunuz. Önde oturmazsanız sonradan pişman olursunuz.
2) Suya düşmekten korkmayın, çünkü derin değil. Ayrıca üzerinizde can yeleği olduğu için hep yukarıda kalıyorsunuz zaten.
3) Rafting biter bitmez duşlara gitmek için acele edin. Çünkü sıra beklemek kötü oluyor. Biz raftingi ilk bitiren ekiptik, ve bu hiç sıra beklemeden işimizi hallettik.
4) Rafing sırasında sadece nehri değil, etrafındaki muazzam dağları da izleyin. Su geçirmeyen (veya kılıfı olan) bir fotoğraf makineniz varsa yanınızdan ayırmayın. Çekilecek çok fotoğraf var
5) Verdikleri elbiseleri giymeniz sizin yararınıza. Çünkü gerçekten bu iş için yapılmış. Kıyafeti giymek istemeyenler epey üşüdüler diye tahmin ediyorum.
Artık eve dönüş vaktim geldi. Salı günü eve, Ünye’ye döneceğim. Artık tatil benim için başlıyor
Bu hafta çektiğim fotoğrafların tamamına buradan bakabilirsiniz.


31 Mayıs 2009 Saat:22:33
Haaah! Sonunda hayallerini gerçekleştirdin… Baya çekincelerin vardı ama atlatmışsın..
Yok valla.. Ben hayatta yapmam.. Uyuşuğum ben.. elim ensemde keyif tam benlik.. peeeh!
Eee?? gelecek sefer ne tür bi atraksiyon yapacaksınız çok merak ediyorum..
1 Haziran 2009 Saat:08:50
on parmakta on marifet insanlara bayılırım.
1 Haziran 2009 Saat:15:06
U went rafting!! That’s so cool!! It’s so exciting!!
I went rafting 2 years ago, I remember that I was quite wet
1 Haziran 2009 Saat:19:38
Nina; aslında bence sen de denemelisin. Belki tatil anlayışın değişir
Bir dahaki sefere bungee jumpinge gideceğiz!
BlahBlah; o sizin marifetiniz
Emma; thanks for the comment
yeah, it was really exciting for me. It is always wet and funny. I hope I can do it again!
(Not: Emma benim Hong Kong’dan bir arkadaşım, bilmeyenler için not düşüyorum
)
2 Haziran 2009 Saat:02:09
oo epey güzel geçmiş gotoğraflardan da anlaşıldığı üzere

düzce.. güzeldir.. melen çayı.. bilirim :)küçükken giderdik hep.. teyzemler düzcede de benim ondan yani
necati de pek bi iyi çıkmış .) Enes ve sen de..
final sonrası iyi bir plan olmuş..