2009 Bitmeden..
Günlük Hayat 29 Aralık 2009, Salı
Finaller yarın başlıyor bizim okulda. Yaa işte böyle hızlıyız biz. Her sene erken başlarız erken kapanırız. Hiç Haziran ayını bulmaz okulun kapanışı. Hal böyle olunca da yeni yıl başlamadan finaller başlıyor. Ne acelemiz var ya? Ne ara geçti bu dönem? Daha dönem başında almayı düşündüğüm cepli klasörü alamadım ki ama! Elimde olsa bağlayıp herkesi okula zorla ders yaptırıcam. Evladım bi durun ya, bitmesin bu dönem. İkinci dönem daha da hızlı olacak çünkü, hiçbir şey anlamadan mezun olacağık… Pff…
Madem yılbaşı yaklaştı sevgili okurlarıma 2009′un son yazısı olarak “Ara”yı okutmak istemedim. Hepimiz için ilginç bir sene olmuştur umarım. Şöyle bir düşününce epey bir hareketli geçti 2009. Özellikle Ağustos’tan Aralık ayına kadar başvuru koşuşturmasıyla geçti. Haziran-Temmuz aylarında staj yollarındaydım. Çok sıkıcı bir 4 haftayı bitirmişim stajda, ama her mesai bitiminde deli gibi de gezmişim
İstanbul’un altını üstüne getirmişim. Daha öncesinde 3.sınıfın 2.dönemi olarak acayip derslerle ve projelerle uğraşmıştık. Her mailde “bu sonnn” “bu sonnnnnn” şeklinde, dosyanın son kayıtlı olup olmadığını N harfini sayarak buluyorduk. 21 Mayıs tarihi aklımda, simulasyon projesini sabahlayarak tamamlamıştık. Zor ama zevkli zamanlarmış meğer. Yüksek bir notla da çalışmalarımızın karşılığını almıştık. Güzeldi ya cidden.
Buradan önceleri biraz karanlık. Arşivde göz gezdirdim biraz. Geçen sene Ocak ayında kendi kendime daha aktif bi insan olayım demiştim, kısmen olmuşum onu gördüm. Başka neler yapmışım yazalım bakalım,
- Yes Man’i izlemiş, çoook beğenmiş, sonra bi daha izlemişim.
- Hasta olmuşum (bu klasik zaten
)
- Arçelik Genel Merkezi’ne gitmişiz gezmeye.
- İstanbul’a 5 defa gitmişim farklı zamanlarda.
- Kaplumbağalarım Necati’yi Şubat, Asuman’ı Temmuz ayında almışım.
- Sami Türk’e düzenlenen saldırıda çok korkmuşum.
- Fotoğraf kursumu tamamlamışım, sertifikamı almışım, Her Güne Bir Fotoğraf hareketini başlatmışım ve fotoblog açmışım
- Necati’nin masadan yere atlayıp ölmemesine şaşmışım.
- Londra’dan 2 ve İzmit’ten 1 kartpostal almışım, çok sevinmişim.
- Arada bir depresif olmuşum
- Bi düzine sınava girmişim. Ales, Gre, Toefl, sayısız final, 4 tane sunum, 2 staj sınavı vs vs..
- Akadamik işlere bulaşmışım ucundan.
- USNews sitesini üniversite aramak adına aşındırmışım.
- Ve sanırım en önemlisi bu sene epey bi insanla tanıştım.
2010 ne gösterecek tabi bilemiyorum ama 2000′li yılların bitişi üzdü biraz beni. Kısa ömrümün yarısı, ve belki de en fırtınalı zamanları bu yıllarda geçmiş. 2010′lu yıllar daha da fırtınalı olur diye umuyorum, kendimi farklı memleketlerde, farklı insanlarla bulmayı diliyorum.
Ve sizler için dileklerim… Herkese, ve özel olarak; blogumu okuyan herkese, aileme, yakın ve uzak tüm arkadaşlarıma, Bilkent ailesine, yeni yıla girdiğimizin bile farkında olmayanlara, işten dersten başını kaldıramayanlara, uykusuz geceler geçirenlere her zamankinden farklı duygular yaşayacağınız ve “ne güzel geçti” diyeceğiniz bir 2010 diliyorum. Yeni yılınız kutlu olsun


30 Aralık 2009 Saat:07:26
Ben de Amiiiiiiiinnnn diyorum ya. Hadi, bu sene olcak inşallah..
30 Aralık 2009 Saat:19:13
izmitden bir londradan 2 kartpostal aldın demek,aferin sana…benim attıklarım ne oluyodu peki?
2 Ocak 2010 Saat:13:43
Güzel dileklerin için çook teşekkür ediyorum kendi adıma, bir takipçin olarak :)Senin de yeni yılın kutlu mutlu olsun
İnşallah 2010 dediğin gibi çoook güzel anacağımız bir yıl olarak kalır hatıralarımızda.
Bir de bir şeyi fark ettim, mezun olmadan önce okulun kıymetini bilen nadir insanlardan birisin
Gerçekten de mezun olduktan sonra çook özlüyor insan okulunu.. O ortamı bir daha bulmak zor. Hele yurt hayatın varsa daha da zor.. Neyse, en azından geçmişine bakıp “ne güzel senelermiş hey gidiii” diyebileceğimiz bir üniversite hayatımızın olması bile sevindirici bence
3 Ocak 2010 Saat:05:33
Ben de yorumun için teşekkür ediyorum
Sizi pek nadir buralarda görüyoruz ama, 2010′da daha çok yorum bekleriz.
Okulumu seviyorum cidden, arkadaşlarımla bir arada bulunmak beni mutlu ediyor. Tatillerde bile kısa zaman sonra canım sıkılıyor, biliyorum. Dediğin gibi bu ortamı bir daha zor bulacağımın farkındayım ve tadını çıkartmaya çalışıyorum. Biraz daha kolay olsa dersler de herşey 10 numara olacak aslında