Şehitlerimiz, bayrak, Türk bayrağı

Son günlerde artan terör olaylarında, sabrı taşıran damla geldi. 12 tane daha şehit verildiği haberi Türkiye’de yayıldıktan sonra binlerce insan meydanları doldurdu. Bölücü terör örgütü aleyhine sloganlar atıldı, gözyaşları döküldü, yeminler edildi. Şimdi tüm gazetelerde, tüm televizyonlarda ve aklımızda bu konu var. Acaba artık son bulacak mı kan? Artık müdahele edecek miyiz olaylara? Devlet üzerine düşen görevi yerine getirebilecek mi?

PKK’nın son zamanlarda yaptığı eylemlerin hedefinde Türk insanının sabrını taşırmak var. Amaçları kaos yaratıp, halkı galeyana getirip, Türk-Kürt ayrımcılığı tetiklemek. Bunu yapabildikleri takdirde sosyal çözülme yaşanacak ve daha kötü olaylar patlak verecek. Bunların en tehlikelisi şüphesiz PKK yandaşı olmayan Kürt vatandaşlarımızın da desteğini terör örgütüne kaydırması. Şu anda Türkler ve Kürtleri bir arada tutan yegane ve en kuvvetli bağ din kardeşliğidir.

Düşünün Allah aşkına, bizim bu insanlarla Allah’ımız bir, dinimiz bir, peygamberimiz bir. Nasıl bir yöntem izliyorlar ki bize düşman ediyorlar bu insanları. PKK Marksizm tarafarı, din düşmanıdır. Dini inançları boşaltılmış bir toplum olduğumuzdan aradaki tek bağımızı yavaş yavaş kaybediyoruz ve herşey giderek daha kötüye gidiyor. Biz tek yürek, tek vatan, tek bayrak inancına inanan insanlarız. Yapmamız gereken Türk-Kürt ayrımı yapmadan bir araya gelebilmektir. Devletin son yıllarda Güneydoğu’ya yaptığı yatırımları hepimiz biliyoruz. Sağlık, eğitim ve ekonomi alanında aktarılan paraların haddi hesabı yok. İşte bunlar bizim lehimizedir, devletin her vatandaşına nasıl sahip çıktığının belgesidir. Ortalığı karıştırmak yerine, insanlara bunlar anlatılmalıdır. Televizyonlarda böyle birleştirici unsurlar nazara verilmelidir. İnsanları devlet düşmanlığına itmektense, devletin son yıllarda yaptıkları insanların önüne sunulmalıdır. Oradaki vatandaşlarımıza, kardeşlerimize el uzatılmalıdır. Son yıllarda PKK’nın güç kaybetmesinin en önemli sebebi, bölge halkının artık huzur istemesi ve bu huzuru devletin gölgesinde bulabilmeye başlamış olmasıdır.

Şehitlerimiz; gözlerimizde yaş, kalbimizde sızı. Her şehit haberinin ardından mahvolan aileleri düşündükçe insanın içi yanıyor. Daha hayatının baharında, eşinden, annesinden, babasından, kardeşinden koparıyorlar evlatlarımızı. Tüm bunlara rağmen soğukkanlı olmamız lazım. Yapılması gerekileni sakince yapmaya çalışalım. Binaları basmakla değil, devletimizin yapacağı müdahalenin arkasında durarak gösterelim nefretimizi.

Yüce Allah’tan şehit ailelerine başsağlığı, şehitlerimize rahmet diliyorum.

Yuvaları yıkan, yüreğimizi yakan terörü, binlerce kez lanetliyoruz.

Etiketler: , , , , , ,