Kuvvetler Ayrılığı
Gündem'den 22 Ocak 2009, Perşembe
Eğer gündemi bir parça takip ediyorsanız, Abdullah Gül’ün yaptığı “Erkler Toplantısı”ndan haberiniz vardır. Ben yaptığı işin doğru mu yanlış mı olduğunu söyleyecek kadar konuya vakıf ve yetkili biri değilim ama toplantıdan sonra Sayın Deniz Baykal’ın yaptığı açıklama beni hayretler içinde bıraktı. İnanın inanamadım. Sayın Baykal “Kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı oldu” demiş. Ben siyasetle hiç ilgilenmediğim halde kuvvetler ayrılığının madde anlamında bir ayrılık anlamına gelmediğini biliyorum da, ana muhalefet partisi lideri bilmiyor mu?
Kuvvetler ayrılığı; bir devletin devamını sağlayan “yasama, yürütme, yargı” organlarının birbirinde ayrı kurumlar tarafından yürütülmesini sağlayan sistem adıdır. Demokratik devlet düzeni kuvvetler ayrılığı ilkesi üzerine oturur. Zira meclis yasamadan sorumludur, hükümet yürütmeden. Eğer hükümet yargıdan da sorumlu olsaydı, illegal bir iş yaptığında yargı elinde olduğundan dolayı yargılanamazdı. Yani bu güç odaklarının birbirinden bağımsız çalışması gerekir, ama bağımsız demek uyumsuz demek değildir. Kuvvetler ayrılığı bu karar mekanizmalarının bağımsız işlemesidir, bunların başındaki kişilerin görüşme yapması kuvvetler ayrılığını bozar mı? Elbette bozmaz. Kuvvetler ayrılığı fiziki birşey değil ki?! Okuduğum haber yorumlarından birinde “Görende kuvvetler ayrılığı olması için birbirlerini görünce sırt dönüp kaçmalılar sanır” demiş. Deniz Baykal bunu böyle mi sanıyor? Yargının iktidara mesafeli olması gerektiğini söylemiş. Yani yargı iktidarı sorgulayabilir, mahkeme açıp kapatabilir elbette. Ama illa ters durması gerekmiyor. Tüm bu insanlar Türkiye’de söz sahibi insanlar. Kedi-köpek gibi kavga edeceklerine, iyi anlaşmaları iyi bir şey. Kimse bir yemek yedi diye kuvvetlerini birleştirmiyor ya.
Ben gerçekten bu sözden birşey anlamadım. Ya Baykal daha ileri birşey ifade etti, ya da resmen saçmaladı. Muhalefet yapmak için böyle saçma bir cümle söylemesi gerçekten ilginç. “Ergenekon davası varken, böyle bir görüşme yanlış anlaşılabilinir” dese çok daha tutarlı bir cümle olur. Ama kuvvetler ayrılığını mevzu bahis etmek? Şaka gibi.
Resim: #


22 Ocak 2009 Saat:15:38
sırf birşeyler demiş olmak için demiş sanırım.
22 Ocak 2009 Saat:16:03
Bu adamın kendi içinde bir tek kendisinin anlayabildiği ve anlam verebildiği bir felsefesi var. Ruhen bizden çok farklı bir yerde yaşadığından kuşkulanıyorum. Ya da ne bileyim alzheimer bunama falan bir şeyler oluyor artık. E yaş ilerliyor haliyle. Yani komple bir soru işareti denizi gerçekten bu Baykal.
Resim cuk oturmuş.
22 Ocak 2009 Saat:17:22
sen ona saçmaladı deme hakkına da sahip değilsin kaç defa deidm politik yorumlara bulunma diye
22 Ocak 2009 Saat:18:08
mehtaphilal; Zaten saçmaladı demedim, “ya saçmaladı ya da ..” dedim ablacım
GM; Valla Deniz Baykal dediğin gibi farklı bir insan. Yine de seviyorum ben bu adamı ya.
BlahBlah; muhalefette yaygın bir yöntem sanırım “illa ki karşı çık ama nasıl çıkarsan çık”
sanırım gerçekten öyle yaptı, birşey demeden geçmesin diye.
23 Ocak 2009 Saat:22:04
valla bilalcim, açıkcası ben tayyip’in kendini kaybettiği bu güç gösterilerine dur diyecek birilerinin varlığını gerekli görüyorum bu memlekette. hiç bi devlet başkanı, arkasındaki oy sayısını bahane edip de bu kadar ileri gitmeye cüret etmemeli bence. o yüzden baykalın her davranışını tasvip etmesem de tayyip’e karşı olan, onu eleştirmeye yönelik olan söylemlerini destekleme düşüncesi içerisindeyim. zira akp hükümetinin türkiye için yarardan öte zarar olduğu fikrini savunmaktayım bi süredir.
güçler ayrılığına gelirsek, eğer ki yargı biran için kendini kaybedip de hükümet ile anlaşma yollarına giderse (bu hükümet gerek sağcı bi hükümet olsun gerekse de solcu), kendini kaybetmesi ve işlevini yitirmesi içten bile değil. yargı, hükümetin yaptığı her icraata şüpheyle yaklaşmalı, her hareketin altında bi bit yeniği aramalıdır. aksi taktirde,amacı dışına çıkar, hükümet yalakası olur, gözleri kararır, aklı körleşir, işlevi bozulur, amacından sapar…
dolayısıyla, yargının, yasama yahut yürütme ile aynı masaya oturup da birbirilerinin fikirlerine anlayış göstermeleri düşünülemez, kabul edilemez. bence…