Vakit, Nakit midir?
Denemeler 21 Kasım 2007, Çarşamba
Zamanını değerlendirmeyi pek bilmeyen birisi olarak, vakitin nakitten daha kıymetli olduğunu söyleyebilirim. Sonradan çok pişman oluyorum elimde olan vakitleri iyi değerlendirmediğime. Aslında birçok öğrenci de böyledir heralde. Vakit varken çalışmaz, ip atlar, top oynar, uçar, kaçar, sonra sınav günü bir sıkıntı gelir ki sormayın. Eh, vaziyet böyle olunca zaman konusunda birkaç satır karalamak istedim.
Aslına bakarsanız birçok yazımda zamanın önemine değinmişimdir. Ama bu defa farklı olsun. Bazen hayatta saniyeler bile değerlidir, bazen ise saatlerin, günlerin önemi yoktur. Eh malum, zaman göreceli bir kavram. Artık hepimiz biliriz, güzel zamanlarda vaktin nasıl da hızlı geçtiğini. Belki, saniyelerin gün gibi geldiği, sıkıntılı zamanlar da yaşamışsınızdır. Tamamen içinde bulunduğumuz duruma göre hızlanıp yavaşlayan bir kavram vakit… Yine de dünya üzerinde tükenmesi en kaçınılmaz, en kesin, en hızlı olan nesne de zaman.. Daha geçen haftanın başında o haftanın nasıl biteceğini düşünüyordum kara kara. Allah’a şükür o hafta da bitti. Hatta nasıl geçecek dediğim üniversite hayatımın neredeyse yarısına ulaştım…
Hayatın her anında zamanı iyi değerlendirmek lazım. Yapılacak işlerin tayinini yapmak, ona göre yaşamak lazım. Hani anlatılan bir hikaye vardır bir cam kavanoza konan taşlar hakkında.. İşte aynen orada olduğu gibi hayatımıza kavanoza konulduğu gibi büyük taşları, sonra küçük taşları, sonra da suyu koymak, ona göre zamanın kıymetini bilmek, ona göre yaşamak lazım. Bu sadece ileriyi düşünmek anlamında olmamalı. İnsan bulunduğu zamanı da en iyi şekilde değerlendirmeli, yapmakta olduğu işi en iyi şekilde yapmalı.. Çünkü maalesef, bu hayatın bir telafisi yok. Sonradan pişman olmaktansa, istediğimiz gibi güzel hayatlara sahip olalım.
Zamanın yönetilmesi ise zaman zaman zor olabiliyor. Kaç zamandır düzenleyemediğim uyku düzenimi yavaş yavaş kurmaya başladım ama zorluğunu iyice öğrendim. Bu sayede artık sabahları daha dinç kalkmayı ve akşamları da uyuklamadan, verimli geçirmeyi düşünüyorum. Bilgisayar konusunda yapmayı düşündüğüm tüm işleri rafa kaldırdım. Akşamları, değerli vakitlerimi kitap okumakla, ders çalışmakla geçirmeyi düşünüyorum. Çok vaktimi alan interneti ise sadece burada olan yeni yorumları okumak, takip ettiğim sitelerde yeni yazılan yazılara bakmak ve maillerimi kontrol etmek amaçlı olarak sınırlamayı uygun gördüm. Eh, o kadar zaman önemli, zaman önemli dedik.
Vaktini en güzel değerlendiren insanlardan olmanız dileğiyle..
(Bu arada yazı yazmaya da çok vakit bulamıyorum, o yüzden içerik olarak çok dolu olmayan yazılar olmaya başladı. Özür diliyor, kısa zamanda daha hoş yazılar yazmayı ümit ediyorum, sağlıcakla…)


21 Kasım 2007 Saat:16:50
Vakti olanın parası olmuyor, parası olanın vakti olmuyor. Ben de ikiside yok gerçi ama
21 Kasım 2007 Saat:17:17
bazı şeyleri -az da olsa- başarmış ve geçmesini beklediği zamanı geride bırakmış bir insan görüyorum karşımda… bu durumda bir atasözü kondurabilirim hemen:
–geçen zaman kolay gelir :=))
eminim yine “geçse idi şu zaman” diyeceğin tutacaktır… bakalım, “zamanın aslında çok kolay geçtiğini ve her şeyin hızla geride kaldığını bilmen” gerçeği, başka zor zamanların kolay geçmesini sağlayacak mı?
sağlayacak mı?
sağlamayacak…
bu -offf, geçse idi ifadesinde kendini bulan- kısır döngü hep devam edecek… sadece geçeceğini bileceksin öncekiler gibi, mutlaka geçecek diyeceksin ama yine de aynı yavaşlıkta yaşayacaksın içindeki zamanı…
21 Kasım 2007 Saat:18:24
insanlara iyilik yaranmıyorum..geçen vakitlerede bunu anlıyorum…
21 Kasım 2007 Saat:21:50
konuyla alakalı değil ama karşılık vermezsem ölecem
yaranmak için mi iyilik yapıyorsunuz?
düşünmeye başladığım vakitten bu yana ben de bunu anlamıyorum
ama vakit, sertalp’in de dediği gibi daha önemlidir nakitten; yaranmak için geçirilen vakitse, bizden en başta muttluluğumuzu çalar
21 Kasım 2007 Saat:22:00
ben şimdi utandım ama…
sadece bı anlık sınırle yazıldı..
kusura bakmayın…
21 Kasım 2007 Saat:22:03
Duygu her zaman duygularınla hareket etmemelisin
21 Kasım 2007 Saat:22:55
maalesef vaktin kıymetini ben de pek bilmiyorum..
çok kızıyorum kendime fakat yine yeniden tekrar ediyorum kendimi..
kısır bi döndü içinde boş boş vakit geçirdiğim çok oluyor..
olmaz böyle.. olmamalı..
da.. nasıl olsun o zaman..
benim lisans eğitimi hayatım 1.5 sene kaldı bilal! peeehhh.. geçiyor valla zaman.. dur durak bilmeden..
21 Kasım 2007 Saat:23:54
:cry: tamam…
zamanın değerını en iyi ben bılırım ama bunu da bılmış olunuz lütfen…Bilmem anlatabıldım mı?….
22 Kasım 2007 Saat:18:24
Ben de zamanın azizliğine uğrayanlardanım! Bir türlü anlayamıyorum şu zamanın nereye akıp gittiğini. Keşke Super Mario’nun mantar toplaması gibi biz de bir yerlerden zaman toplasak, o zaman günümüze eklense.. Böyle olanaksız şeyler düşünürken bile zaman kaybediyorum aslında
1 Aralık 2007 Saat:00:57
Aslında vakit bir aldatmaca. imtihan dünyasındayız ya.. sadece yapılması gereken şeyleri yapmak geciktirmeden en iyi şekilde yapmak gereklidir. vakit var, vakit yok, bunu şu kadar vakitte yapmalıyım gibi düşünceler yanlış. benim şimdiki görevim nedir diye düşünmeli insan. Eğer bir öğrenciysen ne için okul hayatında bulunduğunun farkındaysan, derslerin için yapman gereken şeyleri yapmayı seviyorsan ve yapmadan edemiyorsan zaten vakti düşünmezsin. şunun gibi: namazları işlerinizin arasına sıkıştırmayın. işlerinizi namazların arasına sıkıştırın. yani namaz kılmayı esas vazifeniz bilip esas namazı sevin. bu sözü bir hocaefendiden duymuştum. bir öğrenci de dikkat etsin: derslerini diğer işlerinin arasına mı sıkıştırıyor yoksa çok severek çalıştığı derslerinden kendini ayırdıkça mı diğer şeyleri yapmayı düşünebiliyor? Vakit değil bu daha önemlidir. Yoksa derslerine vakit ayırsan bile derslerini sevmedikçe o vakitten çok da hayır gelmez. Sevgide bereket vardır. Bir işe olan sevginin artması için o işte yapılması gerekenleri sıcağı sıcağına yani hiç geciktirmeden ertelemeden en iyi şekilde yapmayı alışkanlık haline getirmelisin. Katı prensipler değil sevgi daha çok önemlidir.
8 Aralık 2007 Saat:17:15
evet haklısın valla vaktını en ıyı sekılde kullanmalı ınsan… bır soz duymustum unlu bırının ama tam hatırlayamıcam.kısaca şöyle dıyordu: madem bır gunum 2 saat o zaman nıye 8 saatını uykuya harcıyım kı..?
boyle guzel bır blog her zaman saygıyı ve sevgıyı hakeder. senı baglantılarıma ekledım. derslerımın cok yogun olmasından dolayı pek ılgılenemıyorum blogla da dostlarımlada ama bos vakıtlerımde kosup hemen doldurmaya calısıyorum bu boslukları;) kolay gelsın dostum
9 Aralık 2007 Saat:20:19
Biraz daha karışık olmalı yazdıklarınız, karşınızdaki anlamamalı.
Kendinizle konuşuyor gibi olmalısınız. Unutmayın deneme yazıları onun bunun okuyacağı tipten olmaz. Karşınızdakinin anlamış ya anlamamış olması da sizi ilgilendirmiyormuş.. Deneme yazılarında
13 Aralık 2007 Saat:21:13
turuncu balık ne demek? merak ettim de….
13 Aralık 2007 Saat:23:04
hımm turuncu balık, bildiğiniz akvaryum balıkları yani..
özel olarak bir manası bulunmuyor, sadece bir takma isim de diyebiliriz.
burada da söylediğim gibi…