Bizde tartışma kültürü hiç yok. Eften püften konularda birbirimizi kırana kadar, ağzımızdan acayip kelimeler çıkıncaya kadar tartışmayı bir marifet sayıyoruz. Lafta altta kalmamak gibi bir anlayış var her nedense. Bırak kardeşim, isteyen istediğini desin. Cidden, sahiden soruyorum; karşındaki sana ters birşey söylediği zaman, cevap vermeyince bunu kabul mu etmiş oluyorsun? Hiç alakası yok. Cevap vermemek senin erdemini gösterir bazen. Söz gümüşse sükut altındır lafı öyle hava civa olsun diye söylenmemiş di mi? Herkes konuşur, herkes tartışır. Tartışmayı bitirebilmek asıl marifet.

Tartışma  KültürsüzlüğüFutbolda olsun, siyasette olsun, bunları da geçtim, eften püften şeylerde olsun bu durum hep böyle. Biz cidden nasıl farklı fikirler sergilenir bilmiyoruz. İçimizde nasıl bir kin, nasıl bir sinir, nasıl bir ego varsa artık fikirlerimizi karşımızdakinin kafasına vura vura söylüyoruz. Herşeyin doğrusunu sen mi biliyorsun? Dünyayı sen mi kurtarıyorsun, kime bu havan?

Bir de işin komik tarafı, bu tip tartışmalar uzadıkça iki taraf da kendi söylediklerinde tutarsızlık yaşıyor. Çünkü o an tartışmada üstün çıkabilmek için ne gerekiyorsa söylüyor, ama ilk söylediği cümlelerden fersah fersah uzak. Laflar boş yere savruluyor iki taraf arasında. O kadar karmaşıklaşıyor ki sonradan… Bu yüzden iki kişi tartışmaya başlamışlarsa alırım çantamı, uzaklaşırım oradan.

Ne zaman adam oluruz? Kendimizi beğenmişliğimizi aşıp, karşıdakini dinleyip, farklı fikirlerdeysek bile gaza gelip saçma sapan sözler ağzımızdan çıkmadığı zaman…

Bu yazıyı paylaşın