Silinmiş Hayatlar
Denemeler 6 Haziran 2009, Cumartesi
Bugün eski bir arkadaşımı gördüm. Soğuk bir tokalaşma, samimi olmayan bir muhabbet, birbirinden kaçan gözler… Yılların araya girmesinden kaynaklanan soğukluk bir yana, daha da ötesinde bir şey. Sonra hayatımda bu şekilde yer alan kişileri düşündüm. Aramızda çok büyük soğukluk bulunan kişileri. 21 yılda üzerini çizdiklerimi, üzerimi çizenleri. Sanki hiç yoklarmış gibi davransak da, hatırlamak üzüyor insanı. Boşa geçirilmiş zamanlar gibi geliyor. Ne kötü ki insanların çöpe attıkları eşyaları gibi, çöpe attıkları anıları, arkadaşları da var. Belleklerden silinmiş olanları.
Yazık. Verilen onca emeğe, onca sevgiye yazık. Keşke hiç karşılaşmasaydık arkadaşım. Senin beni silmiş olduğun gibi, ben de seni sildim şimdi. Yakında gözümü kısarak hatırlayacağım biri olacaksın. Üzgünüm.


6 Haziran 2009 Saat:13:33
sayın turuncu balık,öyle düşünmeyin bence,belki de şu aralar kötü şeyler yaşamıştır arkadaşınız bu yüzden düşüncelerini toparlayıp kimseyle iletişim kuramıyordur ya da belki de karşılaşmanızdan bir kaç dakika önce üzücü bi haber almıştır..daha bir sürü şey olmuş olabilir.ee bana yansıtmak zorunda mıydı diye de düşünülebilir normal olarak ama her zaman herşeyi doğru yapamıyo insan.
yargılamak çok kolay,zor olan anlamak insanları..ve hayat o kadar kısa ki.çok bilmiş maydonoz
gibi görünebilirm böyle deyince ama yanlış anlamalar yüzünden insanların birbirini kaybetmesine üzülüyorum gerçekten.
6 Haziran 2009 Saat:19:07
Yok yanlış anlaşılma olduğunu zannetmiyorum, daha önceleri de iletişim kurmaya çalıştığımda benzer tepkiler vermişti. Değerli yorumun için teşekkürler.
6 Haziran 2009 Saat:19:44
depozito adlı yazımda şöyle demiştim;
”en kötüsünü yaptık biz, aşkımızı, sevgimizi, dostluğumuzu depozitoya bağladık. 3′e 5′e ne verirlerse satıyoruz”
araya yılların gitmesi, bazı yaşanmış hatıraların üzerlerini karla kaplayıp donduruyor bizleri.. ve biz kalakalmış vaziyetimizle bir daha asla ısınamıyoruz.. insanlar bu dünyada en çok kavgaları, çekişmeleri, kıskançlıkları öğreniyorlar.. yazık ki bu hengamenin içine bizim sıcak dostluklar eriyip kayboluyor.. sonra bi yol kenarında karşımıza hiç tanımadığımız bi ifadeyle tekrar çıkıyorlar.. ne mi yapıyoruz; kaçıyoruz! çünkü en kolayı bu..
7 Haziran 2009 Saat:14:33
Ben de senin gibi düşünüyordum Bilal, bu durum benim de kalbimi kırıyordu. Ama sonra kendimi başka bir şeye inandırmak istedim. Yıllar geçtikçe farklı insnalarla tanışıyor, farklı arkadaşlıklar ediniyorsun. Dolayısıyla eski arkadaşlarının yerini onlar almaya başlıyor. Çünkü hem eski arkadaşlarla görüşme imkanı çok kısıtlı oluyor hem de yeni arkadaşlarınla büyümenin de verdiği olgunlukla paylaştığınız şeyler daha derin daha anlamlı oluyor. Bu tadı aldığımız geçmişteki arkadaşlarımız da bir elin parmağını geçmeyecek kadar az oluyor maalesef..
8 Haziran 2009 Saat:09:20
bazen silmek iyi geliyor, yenilere yer açtığı için.
10 Haziran 2009 Saat:10:43
imspoiled; hakikaten öyle sanırım. Kaçmak (tekrar düşününce) daha kolay geliyor.
Tuuce; sen yaşıyo muydun ya?
Sen mezuniyetinle uğraş bakiim. Yorumun için teşekkürler. Haklısın aslında, yeni arkadaşlarla birlikte büyümek daha güzel.
BlahBlah; tek cümlede, derin mânâlı özet için çok teşekkürler
24 Haziran 2009 Saat:20:07
Sanırım yaşıyorum
Ama belli edeceğim artık yaşadığımı; mezun oldum çok şükür, zamanımı siteme ayırmayı ciddi ciddi düşünüyorum
29 Ekim 2009 Saat:15:47
Uzun zamandır yazmayı düşünüyorum ama bir şeyler beni engelliyordu birkaç defa yazacak oldum ama bilmiyorum..Belki bu seferkini de yollamayacağım..Belki yukarıdaki yazıda düşündüklerinin arasında bende vardım yada direk soğuk diye suçladığın bendim önemli deil sadece yazmak istedim.
Gökyüzünde hala bir yerlerde özgürce yankılanan kimi zaman kitapların arasında ölümünü bekleyen bir albümde, yıllar sonra eski bir platoniğini hatırladığında, bir tekerleki mousu gördüğünde ,internette aranan eski bir oyunun demosundan bulduğunda ya da şu an uçuk gelen ama o zamanlar kesin gözüyle baktığın hayallerin saniylikte olsa aklına geldiğinde durduramadığın,durdurmak istemediğin gülümsemeye neden olan anılarımıza bir gün bana dönün yoksa sizle işim olmaz diye şart koşmak biraz haksızlık değil mi?Atma onları Sertalp,silme onları çünkü suçlu olan onlar değil.
Ben hiç bir kitabımı çöpe atmam kıyamam hiç birine.. Hepsinin kütüphaneme bir gün okuyacağıma söz verip özenle yerleştirir
Ne yazık ki ne zaman elime bir kitap alıp yatağıma kurulsam kapıdan içeri hayat diye bir çocuk gelir önümde dikilir
Benimle oyna! benimle ilgilen! yoksa ağlarım odayı başına yıkarım dünyayı sana zindan ederim der bende naparsın oynarım.. ilgilenirim.. yorulup uyuya kalırım..Yarım kalır diye okumaya hiç başlamam ertesi gün kitabı tekrar raftan alırım kapağına şöyle bir özlemle baktıktan sonra söz verir,yerine geri koyarım belki hiç bir zaman bu velet bunları okumama izin vermeyecek ama onun yüzünden de vaz geçecek değilim
Sadet..:)
Sertalp kimsenin kalbini kırmaya kimseyi üzmeye dayanamam,
Geçen sene çok iyi bir dönem geçirmedim ve yoğun stres altındaydım ve bla bla..ESAS; seni hiç bir şekilde keyfi olarak da geri çevirmedim çevirmemde aklımın ucundan bile geçmedi geçmezde, içine akıttığın bir damla göz yaşı bile benim boğulmama yeter.Eğer seni kırdıysam “ÖZÜR” dilerim.Bence figürlerimizi sekronize yapamadık, birbirimize ayak uyduramadık ben yavaş dans ederken sen hızlı dans ettin belki sen figürlerin hepsini hatırlıyordun ama benim hatırlamak için biraz zamana ihtiyacım vardı.İyi yönden bakarsak 70 yaşında değiliz hala genciz ve öğrenmeye tekrar denemeye enerjimiz var ben derim ki tekrar başlayalım.Eğer diyorsan ki köprüleri yaktım birlikte geçirdiğimiz günler arada kaynamasın onların suçu yok..
Son yazınla ilgili?
ya ellerin bağlı olmasaydı sana vaat edilenleri farkında olsaydın ve istediğin zaman bakabilecek durumda olsaydın ama ışığa baktığında kaybedeceklerin gözünü korkutsaydı hayatın bakmakla bakmamak arasında ikilemle geçseydi ruh sağlığın ne kadar düzgün olurdu.Bu anlatılan mağaranın üstünden binlerce yılda geçti seni oradan zorla çekip ışığa zorla baktırcak insanlarda yok.O kadar uzun süre kararsız kalırsın ki artık niçin ikilemde kaldığını değil sadece ikilemde kaldığını hatırlarsın
Çocukluğunu hatırla Sertalp o elinde topla aşağıda seni bekleyen arada zile basan çocuğa sor seni nasıl mutlu edebilirim diye emin ol çocuk günlerdir kafanı kurcalayan sorunun cevabını verecektir.İnsanlar büyüdükçe çocukken sahip oldukları o muhteşem mutlu olma yetisini varlığıyla birlikte unuturlar.
Ayrıca Amerika işin umarım olur başarılar diliyorum şimdiden kendine iyi bak :)))(bayaa uzun oldu istersen okuduktan sonra silebilirsin)
30 Ekim 2009 Saat:00:32
Heheh ne uzun yorum olmuş bu yoruldum vallahi

Baştan belirtmek isterim ki yazıda bahsettiğim kişi sen değildin. Yorumunu yazıp yolladığın için teşekkür ederim.
Anlatmak istediğini anlıyorum aslında. O kitaba verilen sözlerin hep tekrarlandığını bilirim. Aslında figürler benim de aklımda değildi, ama hatırlamaya hevesliydim sadece. Bana sen çok hevesli değilmişsin gibi gelmişti. Ama madem diyorsun ki “ben de istekliyim”, o zaman ben de eski hatıraları silmeyi hiç istemediğimi söyleyebilirim. Zaten bu yazı bir sinirle aniden yazılmıştı. Yoksa cidden anılara sadık kalmaya çalışan bir insanım.
Sadet
Beni kırmadın, ve bence de yeterince enerjimiz var.
Umarım olur Amerika işi, gerçi biraz ümidim kırıldı bazı nedenlerden ama hayırlısı. Umarım yakın zamanda görüşürüz, tekerlekli mouslardan, KKND’den yine konuşuruz