Her zaman nefretin sevgiden daha güçlü bir duygu olduğunu düşünmüşümdür. Çünkü nefret içten gelir, taşar, insanı hiç yapmayacağı şeyler yapmaya zorlar, ve bazen yaptırır. Kavga eden bir adamın samimiyetinden şüphe etmezsiniz. Ama sevmek öyle mi?

Belki de yapamadığımız şeylerin başında geliyor sevmek. Hislerimizi, isteklerimizi ve hırsımızı, biz açıkçası bazen sevgi sanıyoruz. Ama sevmenin başka bir hisle desteklenmesine gerek yok, eğer cidden katıksız ise.

Samimiyetinizden şüphe duymayacağınız kadar sevdiğiniz birisi cidden var mı? Karşılık beklemeden, ama cidden karşılık beklemeden.. Ömür boyu yalnızca seveyim, isterse o beni sevmesin, hatta tanımasın bile diyebileceğiniz birileri mesela. Katıksız sevginin ilk kuralı bu, sevilmeyi beklemeden sevmek.

Düşündüm, sevmek mi sevilmek mi istiyorsun dedim kendi kendime bugün. Belki de sevilmek insanın kendini iyi hissetmesini sağlıyor, ama samimiyet dolu bir sevgiden daha güzel olabilir mi? Bugün sevdiğim birisini izlerken anladım ki, sevmek sevilmekten daha güzel benim için.

Unutmuşum, halbuki hayatıma yön veren güzel fikirlerden biridir: Yolda olmak, yolun sonuna varmaktan evladır. Ne mutlu yolda olabilene..Sevgiyle kalmanız dileğiyle.

Fotoğraf: Deviantart

Bu yazıyı paylaşın