Sabrın Sonu
Denemeler 10 Şubat 2010, Çarşambaselamet midir?
sefalet midir?
1. Sabır etmek için ümit gerekiyor.
2. Ümit beslemek ise çoğu zaman insanı zayıf düşürüyor.
3. Zayıf düşen insanın keyfi kaçıyor.
4. Beklemek canını acıtıyor.
5. Ne yapacağını bilemiyor.
6. Kafasındaki sorularla yaşamaya devam ediyor.
7. Tüm bu sabrının, beklediği şeye gerçekten değeceğini biliyor, ama vuslatın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden emin değil. İşte sorun da burada.
Şimdi bu adam,
sabretmeli mi?
vazgeçmeli mi?


10 Şubat 2010 Saat:18:04
kanımca sabretmeli.
10 Şubat 2010 Saat:20:23
Mesnevi’den:
“..Akıl, ümitsizlik yoluna gider mi hiç? Aşk lazım ki o tarafa koşsun! Hiçbir şeye aldırmayan aşktır, akıl değil. Akıl, faydalanacağı şeyi arar. Aşk yılmaz, canını sakınmaz, utanma nedir bilmez. Değirmen taşının altına girmiş gibi belalara uğrar, sabreder. Öyle pek yüzlüdür ki hiç arkasını dönmez. Bir fayda elde etmek ümidini öldürmüştür içinde. Neyi var, neyi yoksa ortaya kor, oynar, yutulur, bir ücret aramaz. Allah’ın aldığı gibi yine hepsini Allah’a verir, tertemiz olur…”
10 Şubat 2010 Saat:22:07
aty; yol gösterdiğin için teşekkür ederim cidden. Buna ihtiyacım varmış epey.
14 Şubat 2010 Saat:21:49
sabrın zorlugunun ve yıpratıcılıgının bilincindeyim ama değeceğini biliyorsun madem sabretmemen çok yazık olur bence…