1454333230_f450fd0491“İnsan Ne İle Yaşar?” adında bir kitabı var Tolstoy’un, mutlaka okumuş-sunuzdur, ya da hiç olmazsa görmüşsünüzdür. Çok etkileyici bir kitap, onu ayrı tutuyorum, ama kitabın başlığına hiç bu kadar takılmamıştım. “İnsan Ne İle Yaşar?”… Bu sorunun bir türevi de “İnsan Ne İçin Yaşar?” Aslında hayatta sorulabilecek en temel sorulardan birisi. Kim bu soruya ne yönde bir cevap veriyorsa ona göre şekillendiriyor çünkü hayatını. İnsan mutlulukla mı yaşar, aşkla mı, parayla mı, ünvanla mı, gördüğü saygıyla mı, arkadaşlarıyla mı, başarılarıyla mı… Herkes yaşama amacını ya da aracını başka şeylerde arıyor. Hepimiz bir arayış içindeyiz. Arayış içinde olmayanımız ise yaşamın mânâsız olduğunu düşünüyor (ki bence sayısal olarak çok küçük bir oranı temsil ediyorlar).

Ben bu soruya bir türlü tam bir cevap veremiyorum. Arayış içinde olan insanlar arasında, bir de bu türlüsü var benim gibi; “ne arayacağını arayanlar”. Ne tarafa yönelsem, dikkatimi odağımı nerede bir araya getirsem buna bir türlü karar veremiyorum. Aynı kararsızlık beni başka işlerde de rahat bırakmıyor. Uzun düşüncelerin ardından artık yüksek lisans okumaya karar verdim, ama okul seçimi bile beni deli etmeye yetiyor. Bir insanın “kararsızlık” diye bir karakteri olabilir mi?

Gerçi bu konu biraz değişik, önceleri fazla seçeneğimiz olduğu için kararsız kalıyorduk, artık seçeneğimiz neredeyse yok diye. Enes “fazla seçeneği olan insan mutsuzdur” demişti. Anladık ki, az seçeneği olan insan da mutsuzmuş. Sanırım bu yüzden toplumun en mutlu kesimi gelir olarak orta ve orta-üst kısımda bulunanlar. Optimal nokta meğerse oralardaymış.

Bu soruya kendi cevabımı aramayı bir kenara bıraktım, diğer insanların da ne cevap verdiğine dikkat etmeye çalışıyorum. Çok da anlayamıyorum sanırım. Sosyoloji hocamız “insan davranışları karmaşıktır, sosyoloji bunu bir düzene koymak ister” demişti. Sandığımdan da karmaşık. Ne düşündüğünü anlayamadığım bir sürü insan var.

Her ne ise…

Bu yazıyı paylaşın