“Sen” mi , “Siz” mi? Vakit, Nakit midir?
Sertalp Bilal in English Add to Technorati Favorites
Kas 18

Manevi Evlat ProjesiEvet, seyahatlerimiz dur durak bilmeden devam ediyor efendim. Bugün de Cabi ile birlikte üniversitemizde faaliyet gösteren TDP (Toplumsal Duyarlılık Projesi) kapsamında, MEP grubu ile birlikte Ümitköy Huzurevi’ni ziyarete gittik. Aslında ben TDP üyesi değilim, Cabi üye. Onun oldukça yoğun olan ısrarları sonucu sabah erkenden kalkıp yola düştük. İyi ki gitmişim dedim, iyi ki kalkmışım sabah erkenden.

Ümitköy’ü bileniniz var mıdır bilmiyorum, gerçekten dört dörtlük bir yer. Caddeleri sokaklarıyla sanki bir ütopya şehri. Evler 2 katlı, bahçeli, yollar deseniz yepyeni. Giderek büyüyor Ümitköy, halbuki bundan 15 sene önce neredeyse hiçbir yerleşim yokmuş. İşte Ümitköy Huzurevi böylesine güzel bir mekana bakan manzarası ile gerçekten güzel ve nadide bir yerde bulunuyor. İçerdeki insanlar ise hepsinden daha güzel, tabiri caizse pırlanta gibi.

Biz Cabi ile genel olarak Nazım Dede adında biriyle sohbet ettik. Adliye Bakanlığı’nda teknisyen olarak çalışmış yıllar boyunca. Ankara’ya 1945 yılında gelmiş çalışmak için, o zamandan beri Ankara’daymış. Aslen Bayburt’lu olmasına karşın “Ankara memleket oldu.” diyor. Son 15 yıldır gidemiyormuş zaten Bayburt’a. Kardeşi oradaymış, arada bir telefonla haberleşiyorlarmış. Herşeye rağmen yüzünden gülümsemesi hiç eksik olmadı Nazım Dede’nin. Huzurevi’nin tüm meselelerini çözmüş bir filozofu andıran bir duruşu var. Orada gördüğümüz tüm dedelerimiz hakkında bilgisi var. Bize kimin ne kadar sigara içtiğini, kaç yıldır burada olduğunu, neyi ile meşhur olduğuna dair birçok şey anlattı. Yaptığımız esprilere güldü, biz de onun yaptığı esprilerle gülümsedik. Hayata dair bulunmaz şeyler de anlattı. “1-2 çocuktan fazla yapmayın sakın!” dedi. Onun da 2 çocuğu varmış. “Derslerinize gayret edin, okuyun.” dedi. Şeker gibi biri gerçekten Nazım Dede.

İnsan düşününce üzülmüyor değil yine de. “Buraya geleceğimizi o zamanlar hiç düşünemezdik.” deyince Nazım Dede, insan bir garip oluyor. Bize de öyle geliyor ya şimdi. “İstanbul Ankara gibi yerlerde gidiyor yaşlılar Huzurevi’ne” diyor Nazım Dede. Dediğine göre Bayburt’ta böyle bir şey olsa ayıpla karşılarlarmış. Orada olsak gidemezdik diyor. Öyle ya, insanın elinden hayatın ipleri bir gün kayıp gidiyor. Bir bakıyorsunuz yıllar geçmiş. Şu an bile hayatımın (en uzun ihtimalle) 4′te birini tamamlamışım ben de. Ne de çabuk geçmiş yıllar. Sonra biz de yaşlanacağız, sonra da başımızı toprağa koyacağız. Öyle çok uzun bir zaman gibi görünüyor ama Erkin Koray’ın dediği gibi “Öyle bir geçer zaman ki..”

Elimizdeki nimetleri görebilmek lazım, şükrünü eda edebilmek lazım. Aynı geçen iki günün üzerinden canım sıkılıyor diye çok utandım şimdi. Madem zaman çok kıymetli, madem dünyaya bir kere gelme hakkımız var, madem bu dünya bir sınav ve madem güzelliklerle dolu yaşanabilecek bir hayatımız var.. O halde en iyisini yapalım di mi?

Hayatınız boyunca tüm güzelliklerin sizinle olmasını diliyorum. Şu fani dünyada bir iz de biz bırakabiliyorsak ne mutlu bize…

# Resim buradan alınmıştır.

Etiketler: , , , , , , ,

“Manevi Evlat Projesi (MEP)” yazısına 7 yorum bırakılmış

  1. nymphea demiş kii:

    merhabalar..
    bi gece yarısı ödev hazırlarken canım sıkıldı ve nette gezerken oylesıne, gordum yazılarınızı.İçerik olarak güzel konular var.kutluyorum
    ayrıca insanın hissettiklerini aktarması da cok önemli bi yetenek bana göre ve siz bunu ii bi şekilde yapıyosunuz emin olun.yazmayıda hiçbir zaman bırakmayın.ii geceler…

  2. missing86 demiş kii:

    O nedir seni kızdıran memnun edeceği yerde
    Bak bir garip diyor ki nerede o yarim nerde?
    Anılara kapılıp kanma dünyanın da düzeni böyle
    Öyle bir geçer zamanki dediğim aynı ile vaki
    Öyle bir geçer zaman ki
    ………………
    şarkının en sevdığım kısmıdır burası..
    ……………..
    Huzur evıne gitmen çok hoş bi şey olmuş..Yarın bizimde orada olmayacagımızı kım bılebılır ki…Hayat kısa,nerden ne gösterecegı hıç bellı olmuyor…
    Huzur evıne gıtmeyı bend çok severdım…Tog ile hatta LÖSEV ede gitmiştik…Ordakı çocuklar..Canlarım yaa…
    Her iki bölümede artık gitmiyorum..gidemıyorum..Çünkü bu hafta gittiğim zıyarette hoş beş muhabbet etiğim bi amca,yada teyze,yada bır dünya tatlısı çocuk..ikinci defa onları oraada görememmek..ben çok etkılemıstı…aayaklarım hep gerı gıttı..bu yüzden gıdemıyorum pek…biliyorum onların ıhtıyacı var..ama bende kendımı depresyona sokamam..ben çok çabuk alısan kaynasan bırıyım ve o kışıyı kaybetmeye asla dayanamam….
    …………….
    allah herkesın yardımcısı olsun..biliyoruzkı onlara 3 gün 5 gn 2 yıl gıdıp sonra tamammen ılsışkıyı kesmek daha bır acımasızlık olur…Bu yüzden gıttıgımız merkeslerde ,ordakı ınsanlara 2. kes gelıcem dıye söz vermeyın..siz ne kadar umursamazasınıda onlar çok fazla umursuyor.. :cry:
    ……….
    görüşürüz sertalp…
    kusura bakma uzun oldu bırazcık :roll:

  3. beyazgelinciik demiş kii:

    güzel bir yazı olmuş kendine ders çıkarabileceğin ve görüyorum ki çıkarmışsın da..! aslında sadece sen değil herkesin ders çıkarması gereken durup düşünmesi gereken bir yazı olmuş.. genciz daha okuyoruz yolun başındayız daha bişi görmedik yapacağımız göreceğimiz bir çok şey var yani yaşa yaşa bitmez diyoruz öyle düşünüyoruz dimi.. oysaki insan dediğin bir var bir de yok.. ne kadar ömrümüz var bilmiyoruz oysa.. o yüzden bize verilen her nefes paha biçilmez bir nimet şükürlük… dediğin gibi iyi değerlendirmeliyiz.. kıymet bilmeliyis..

  4. e.d. demiş kii:

    gerçekten de çok can sıkıcı bi durum. yaşlanmaktan korkmuyorum fakat “yaşlanıp da bir kenara atılma” fikri beni perişan ediyor düşündükçe..

    ben hiç ‘huzur evlerini’ ziyaret edecek fırsatı bulamadım.. isterdim gitmek.. değer vermek lazım oradaki insanlara.. yaşlılara…

    zor, valla çok zor (olsa gerek!). yalnız başına oğullarından - kızlarından - akrabalarından - eşten - dostan ayrılıp da oralara gitmek…

    gençliğimizin ve hayatımızın değerini bilelim inşallah..

  5. melis demiş kii:

    güzel ama beni aradığım site bu değildi :shock: :shock: :shock: :sad: :sad:

  6. aynur demiş kii:

    Merhabalar…Yazınızı tesadüf eseri okudum,ve çok mutlu oldum,neden diyeceksiniz,ben “o”huzurevinde çalışıyorum,…sizin gibi insan sevgisiyle donanmış gençleri görünce gururlanıyorum…Tespitiniz de tam yerinde “Nazım amca muhteşem bir kişilik”ve böyle her birinin yaşamından ders çıkaracağımız 100 tane değerli kişilik mevcut orda,eger gerçekten almasını bilirsen…Yüreğinize ellerinize sağlık,başarılar diliyorum…

  7. Sertalp Bilal demiş kii:

    Yorumunuz beni çok sevindirdi. Çok da şaşırdım bu tesadüfe. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Gerçekten hepsi birbirinden değerli insanlar. Bu dönem de ziyaretlerimiz sürecek, umarım yine güzel vakit geçireceğiz.
    Tekrar teşekkür ediyorum, kolay gelsin.

Ben de bir yorum bırakayım... :)

İfadeler:
ifadeleri eklemek için üzerlerine tıklayın..

Clicky Web Analytics Creative Commons License