İçinden Geleni Yapmak*

İnsan ne yaparsa yapsın kaderinden kaçamıyor. Ne olması gerekiyorsa, ne yazılmışsa kaderine onu yaşıyor. Sevmek de, sevinmek de, üzülmek de, ağlamak da, ümit etmek de insan için. İnsan, duygularıyla var olduğu kadar var. Duygudan kopan her bir insan, kendini “eşref-i mahluk” yapan özelliğinden kaybetmeye başlamış demektir. Her ne kadar düşünceye önem veren insanlar başarılı gibi gözükse de, aslında gerçek başarı, kaç kişinin kalbinde güzel hatırlandığınızdır. Öyle bir hayat yaşamalı ki insan, bu kaderin ördüğü çerçeve içinde, en iyisini, en güzelini istemeli. Yapamasa bile pes etmemeli, zira yolda olmak, yolun sonuna varmaktan daha güzeldir.

Karanlıktan aydınlığa çıkan insanın gözü kamaşır. Algılayamaz karşısına çıkan güzelliği. Gözleri yanar, acı çeker. Aydınlığa alışıncaya dek, pişmandır aydınlığa vardığına. Ama aydınlığı anlayan insan, bin kez şükreder buna. Ama aydınlık herşeyin çözümü değildir. Öyle olsaydı çok düşünen insanlar en güzel yolu bulur onu gösterirlerdi. Düşünce güneşinin aydınlığı insanın yolunu açar, burada beis yok. Ama yine de salt düşünce insana mutluluk getirmeyebilir.

Hayalleri vardır insanın. İnsanı duyguyla buluşturan hayalleridir. Her hayalin de önemli bir kişisi vardır, her insanın hayatında çok önemli biri olduğu gibi. Bu bazen annedir, bazen baba, bazen kardeş, bazen dost, bazense eştir. Kim olursa olsun hayaller onun içindir. Kendini düşünen insan mutlu olabilir mi? Etrafındakiler harap bitap iken “gerçek bir insan” mutlu olabilir mi? O yüzden bazı felsefi kaynaklarda, insanın mutluluğun o özel kişiyi mutlu etmekte olduğu anlatılır.

Bazen insan düşüncelerini bir kenara bırakır, rafa asar. Yaptıklarının doğru mu yanlış mı olduğunu düşünmez, sadece yapar. Sonra tuhaf bir pişmanlık olur, “acaba yanlış mı yaptım” diye.. Sonra der ki içinden; “hep hayaller kuruyorum, sonra onlar olmayınca üzülüyorum, kendi kendimi üzüyorum.” Olsun, hayat bu değil mi zaten? Sürekli hayallerimizin peşinden koştuğumuz ama elbette bazen kazanıp bazense kaybettiğimiz bir oyun değil mi? Yalnızca bir oyun değil, aynı zamanda bir sınav. Garip değil mi?

İnsan kaderinde olanı yaşayacaksa hata yapmaktan korkmamalı. Yaptıklarından pişman olmamalı. Bazen, sadece içinden geleni söylemeli, öyle yapmalı… mı acaba?

Etiketler: , , , , , , ,