Kendini Bükmek Online Denklem Düzenleyici
Sertalp Bilal in English Add to Technorati Favorites
May 03

Take by http://werol.deviantart.com/art/Crystal-Ann-69549388Tek yapmam gereken şey düşünmek. Anadolu’nun tam ortasında, bu masmavi gökyüzü altında, hafifçe kımıldayan yemyeşil ağaçlara bakarken, sorgulamak, kendime sormak; nereye gittiğini hayatımın? Yıllar biz istemesek de geçiyor. Annemin de dediği gibi onun o küçücük oğlu yok artık. 20 yılda yaşanan bir çok olay, yapılan birçok yanlış, dönülmüş birçok kavşak, en az 4′te biri bitmiş bi ömür görünüyor bu pencereden bakarken. Herkesin kendine göre doğruları var, bir amacı var. Kendi kriterlerine göre yaşıyor herkes hayatı. O yüzden demiştim süper kahraman olamıyoruz diye. Kimse kendisinin gerçek kötü olduğunu düşünmüyor. Herkes kendi yolunun en iyi olduğuna inanıyor.

Ama hiçbirimizin kriteri, kendi öz kriterlerimiz değil. Topluma göre yaşıyoruz hayatlarımızı. Hep başka hayatlara özeniyor, öyle olmaya çalışıyoruz. Kendimiz olduğumuzu sandığımız anda bile sadece bir “koyun”uz şu kocaman sürüde. Kariyeriymiş, mesleğiymiş şimdiden baş ağrıtıcı zaten. Kendimi bildim bileli okuyorum. Yıllar geçtikçe ben de değişiyorum. Çoğu insan aslında değersiz sayıyor beni gibi geliyor. Bunun nedeni de toplumun bazı insanları yükseltmesi. Onların yüksekte olabilmesi için değişmez bir kanun olarak bazılarının da alçakta olması lzım. Anlamak hakikaten zor ama imkansız değil şu gerçeği: Her insan bir hazinedir. Ama ne yaparsa yapsın insan yine de değerli göremiyor kendisini. Bu bizim değil, toplumun takdir edeceği birşey gibi geliyor. Bakışlarımızı yakınlarımızdan kaçırıp topluma bakıyoruz.

Yazdıklarımın tamamını okuyan, beni anlayabilen, benle konuşabilen insanlar benim aradığım. Bana düşünce kapılarını açabilecek, hayata bakışımı değiştirecek güce sahip insanlar. Küçümseyerek değil, karşısına alıp konuşabilecek insanlar. İstiyorum ki benim de gülümsemelerim içten olsun, ağlamalarım sel olsun. İçimden ne geçiyorsa en saf, en yalın şekilde anlatabilmek. Çünkü zaman geçiyor! Bırakın yılları, hangimiz elinde tutabiliyor, geri getirebiliyor bir saniyeciği. Ve insan, gerçekten bir hazine. Hangimizin duyguları yok içinde, hangimizin sevdiği hiç bir kimse yok? İnsanların değerli olduğunu anlayabiliyor musunuz?

Sordukça, düşündükçe yanıt alamıyorum sorularıma. Doğruyu bilsek bile uygulamıyoruz, uygulayanların sayısı çok az. Bile bile yanlış yapıyoruz bazen. Neden peki? Hep bir korku yüzünden, makam sevgisi yüzünden, çıkar beklentisi yüzünden, kişisel kaygılarımız yüzünden… Artık biz, biz miyiz sizce? İnsana değer veren bir sistem içinde yaşamadığımızdan mıdır bilmem, bazen çok boş geliyor hayatlarımız. Boşluk değil ama bu, sadece değersizliğin bir tasviri… Bu sözlerime virgül koyuyorum, az daha düşüneyim ben…

“Hayatlarımız” yazısına 7 yorum bırakılmış

  1. yalnizlik mavisi demiş kii:

    kalırsa bir soru kalır benden
    yanıtı var mıdır bilmem
    denizine göğüne toprağına,
    uçanına kaçanına
    bu dünyanın

    kalırsa bir soru kalır benden
    ölüm gelir,
    gün akşama kavuşurken

    kalırsa bir soru kalır benden
    yanıtı var mıdır bilmem
    yazar elim upuzun bir şiir
    söyler dilim içli bir türkü

    kalırsa bir soru kalır benden
    gökte yıldızdır o
    toprakta gömü
    kalırsa bir soru kalır benden
    bir de üç beş şiir, iyi kötü..

  2. fersiz demiş kii:

    yazılarını vakit buldukça okuyorum…insan beyninden geçenler o kadar fazla ve değişik ki yani düşüncelerimiz o kadar dinamik olabiliyor ki bazen biz bile yakalayamıyoruz ,sen yazılarında bunu nispeten başarıyorsun bu yazında bahsettiğin değerleme konusu çok mühim hem de haklısın biliyor musun…mesela biraz önce o kadar çok ağlıyordum ki sebebi başka bir insan yüzünden kendimi değersiz hissetmemdi ama bu işin içinde senin bahsettiğin bu değer görme hırsı barındığının farkındaydım..yazını okumak iyi geldi her insan bir hazine ama sorun şu ki herkes iyi insanlarla daha doğrusu iyi demeyeyim de kendisine uygun kişilerle karşılaşamıyor…katılıyorum herkes değerlidir Allah değer bilmeyenlerden kurtarsın ve bir daha karşılaştırmasın…ben de düşünmeye devam edeceğim..hayatım? böyle mi gitmeli? hayır üzülerek değil…daha fazla değil…neyse paylaştıkların için sağ ol…

  3. sertalp bilal demiş kii:

    @yalnızlık mavisi; kanka teşekkür ettim şarkı sözleri için. Şarkıyı hiç dinlememiştim, güzelmiş gerçekten sözleri. Sözlere bakınca aklıma geldi, arkada bir sorudan fazlası kalsın diye tutuyorum gibi geliyor bazen bu siteyi. Hayata dair söylenecek hala sözlerimiz varken, söyleyecek de zaman varken, içimizde tutmamalı…

    @fersiz; hakikaten insanın beyninden geçenler çok fazla. Daha önce aklıma gelmesine rağmen, ancak dün yazabildim bu konuda bir yazıyı. İnsanlarla uğraşmak hakikaten zor bir iş. İnsanların frekansları uyuşmayabilir. Evet uygun kişiyle karşılaşmak bazen çok güç de olabiliyor. Neyse ki, üzülmemeye dair bir karar vermen sevindirici. Çok egoist bir yaklaşım olarak görme ama, hayatında kimsenin “senden” daha önemli olmasına izin verme. En azından tam olarak güvenene kadar. Yorum için teşekkürler…

  4. hüseyin demiş kii:

    Yazdıkların şöyle bir kendini sorgulayan herkesin aklından geçen şeyler. Hayat bize adil mi, biz kendimiz için mi başkaları için mi yaşıyoruz/yapıyoruz çoğu şeyi. Bebekliğimizden beri taklit ederek öğrendik herşeyi, biz keşfetmedik, bizden öncekilerin yaşadıklarını ilk kez yaşayıp onun heyecanını duyduk, bunlarla mutlu olduk, kendi yeteneklerimizin, beğenilerimizin farkında olmadan…
    Belki kendimiz olabilsek daha vahşi ya da aksine daha medeni biri oluruz, ama bilmiyoruz, kendimiz olamıyoruz. Hayatın adaletine gelince; bence eskiler daha şanslıymış, onlar da şimdi herşey var diye bizi şanslı görürler. Biz herşeyin en lüksüne sahip olanlarla, en yüksektekiyle en aşağıyı ve arasındaki uçurumu görüyoruz, ama eskiden yokluk varsa toplumun genelinde vardı, zengin kesim çok azdı. Üniversite mesela, adam profesör olmuş, diyor: bizim zamanımızda üniversitede okuyan pek yoktu, muhtarlıktan ikametgah alıp gidip kayıt yaptırıyorduk. Şimdi ise milyonlarca kişi yarış içinde, ve okuyan milyonlarca kişi birbirinin aynı, aynı hayatlara özenip oluşan bu toplumsal sınıf içinde olmaya geyret ediliyor. Okusakta okumasakta marjinal birey olmaya çalışsak,
    -tabi farklı olmak için de saçmalamasak- gerçekten mutlu olduğumuz şekilde yaşamaya çaba göstersek, başkalarının gözüyle değil kendi değerlerimizle değerlendirebilsek yaşamı belki o zaman- o zaman mutlu oluruz :grin:

  5. sertalp bilal demiş kii:

    Gerçekten güzel söylemişsiniz. Hakikaten hep taklitle öğrendik bu yaşımıza kadar her şeyi. Okumanın anlamı hakkında da güzel bir düşünceye itti bu yorumunuz beni. Hakikaten başkalarının beğenisi, onların isteğiyle okuyoruz. Girebilen üniversiteye giriyor, bir sınıf oluşturuyor. Biz de üniversiteye hep toplumun istemesi ile geldik. Yorumunuz için tekrar teşekkürler.
    Umarım hayat boyu mutlu olursunuz :)

  6. lebiderya demiş kii:

    kimse kendisinin kötü olduğunu düşünmüyor
    çünkü kötüde ondan !

    öptüm ufaklık :=)

  7. sertalp bilal demiş kii:

    Eh bu da başka bir bakış açısı :) Sen öyle diyorsan öyle olsun Derya Abla :)

Ben de bir yorum bırakayım... :)

İfadeler:
ifadeleri eklemek için üzerlerine tıklayın..

Clicky Web Analytics Creative Commons License