Hayatınızda Bir Çiçek
Denemeler 8 Haziran 2009, PazartesiSiz de her sabah uyandığında “yine benzer bir gün” diye yakınıyor musunuz?
Hayat, her ne kadar birçok süprizle dolu da olsa, bazen monotonlaşmaya başlıyor. Alıştığınız işler, alıştığınız konuşmalar doluyor etrafınız. Aynı gazete, aynı arkadaşlar, aynı ev… Bu nedenle hayatlarımızda yaptığımız küçük değişiklikler bizi sevindiriyor, bambaşka biri gibi hissetirebiliyor.

Her gün yürüdüğünüz sokakta yürürken şöyle düşünün: Aslında her zaman gitmek isteyip de bir türlü gidemediğiniz “o şehrin” sokaklarında yürüyorsunuz. Ben lisedeyken bunu Samsun’da yapmayı çok severdim. Bilmediğim sokaklarından geçerken kendimi Amerika’daymış gibi düşünürdüm. 5 saniye sürse bile gerçekten farklı bir duygu. Görmediğimiz yerleri görmek, oradaki hayatları tanımak bile gerçekten inanılmaz bir keyif.
Can sıkıntısı insanın aslında yapacak işinin olmamasından ileri geliyor sanırım. Her insanın sıkıntısı başka türlü giderilir, ama benim hayata dair keşfettiğim bir küçük sır var; çiçek bakımı. Öyle botanik bahçesi bakar gibi de değil, mesela sadece küçük bir menekşeye bakmak gibi. Geçen sene bakmaya başladığımız Mahmut adında bir menekşemiz vardı. Biraz hastalanınca annemin yanına bırakmıştım, şimdi kocaman bir çiçek oldu. Pembecik çiçekleri, yemyeşil yapraklarıyla hayatımda minik bir güzellik oldu bu bitkicik.
Pencerenizin kenarında bir çiçek bakmak o kadar zor değil. Belli aralıklarla suyunu verip (ve sadece bunu yapıp) ortaya çıkan o mükemmel canlıyı izlemek insanda çok değişik duygular bırakıyor. Evrenin büyüklüğü içinde kendi acizliğinizi tadabileceğiniz bir uğraş. Sizin hiçbir etkiniz yokken ortaya çıkan o pembe çiçekler size bir yaratıcının varlığını da ispatlıyor gibi.
Çiçek bakmayı felsefi bir eyleme de dönüştürmeyin. Sadece bakın. İnsana sorumluluk kazandıracak bir iş varsa çiçek bakmaktır. Hastalandığını, güneşi iyi alamadığı bir yerde olduğunu anlamak, ona göre çözümler üretmek bile hayatınızda küçük de olsa bir fark oluşturuyor. Sonra çiçeğinizi gören arkadaşlarınızın onu beğenmesi, istemesi… Hiç öyle normal kişisel gelişim kitaplarındaki gibi saçma önerilere de benzetmek istemiyorum, ama pencerenizdeki bir çiçek size daha hoş bir hayat getirebilir. Şu 3 günlük dünyada tatlı bir şey yapmak isterseniz, hadi, siz de kendi çiçeğinizi beslemeye başlayın. Minicik saksıdaki bir menekşe bile olsa


8 Haziran 2009 Saat:16:47
ayrılık bıdı bıdısı başlayınca ben de köpek istedim. sonra o kuşa döndü. şimdi de öyle amaçsızca dolanıyorum. sorumluluk gerekli birşey. en azından onun hayatının sana bağlı olduğunu bilince yapmamak canavarlık gibi oluyor.
9 Haziran 2009 Saat:09:58
bu değerli yorumların için teşekür ederim sertalp
benimde kendi evimde baktığım çiçekler var gerçekten bir an unuturuyor bana hayatın sıkıntısını onlarla ilgilendiğim zaman. ve bu arada en sevdiğim çiçek menekse
9 Haziran 2009 Saat:17:41
mahmuta selam
10 Haziran 2009 Saat:10:40
aleyna ve aleyküm selam güzel kardeşim diyor Mahmut