Farklı Bir İnsan Olmak
Denemeler 22 Ocak 2010, Cuma“If you wake up at a different time in a different place, could you wake up as a different person?” diyor Fight Club’ta.
Yani farklı bir zamanda, farklı bir yerde uyansaydınız, farklı bir insan olarak uyanmış olur muydunuz? Bana öyle geliyor nedense. Ama yanlış sanki, değil mi? Aslında bizi biz yapan, sadece içimizdeki biz. Ne giydiğimiz, nerede yaşadığımız, neleri başardığımız, neleri mahvettiğimiz aslında bizi değiştirir mi? Ya da şöyle sormak lazım; bizi değiştirmeli mi? Karakter manasında demiyorum sadece. Benzer durumlarda vereceğimiz tepkiler bile değişmemeli. Değişiyorsa, o zaman bu sadece bir kişilik sorunudur. Ülkemizde önemli mevkilere gelenlerin yetkilerini çıkarları için kullanması gibi mesela.
Eğer farklı yer ve zamanlarda, farklı karakterlere bürünüyorsak beynimizde bir sorun vardır. İşte bu güzel bir filmden çıkarılabilecek güzel bir mesaj


22 Ocak 2010 Saat:10:40
değişimle ne kastettiğin önemli. kişinin fikirleri hür olmalı bence, değişimden korkmamalı. farklılıklara açık olmalı. elbette temelde bazı karakter özellikleri korunmalı ama inanç ve davranışlar kalıplaşmış olursa, kafa da kalıplaşmış olur zannımca. o temel karakterler de her an her farklı ortama göre değşiyorsa tabi, onun adı ise karaktersizlik olur.
bence insan gelişip değişmeye açık olmalı, muhafazakarlık kişiye sadece olduğu yerde saymayı, hiç bi ilerleme gerçekleştirememeyi vaadediyor.
22 Ocak 2010 Saat:13:02
Mimlendinnn,hem de çok pisss :))
22 Ocak 2010 Saat:15:20
e.d.; tabii kalıplaşmadan bahsetmiyorum. İnsan öğrendikçe değişen bir insandır. Kasteddiğim sadece, insanın fikirlerini şekillendirirken, “zaman, mekan ve güç” unsurlarının etken olup olmaması. Yoksa insanların fikirlerinin öğrenme yoluyla ilerleme yoluyla değişeceğine inanmasak, dediğin gibi kalıplaşmış kafalar oluşur.
Umarım yanlış anlaşılmadım, çünkü savunduğum muhafazakarlık değil
Buket; çok pis cevaplarız o halde
22 Ocak 2010 Saat:18:05
haydi kolay gelsin cnm
22 Ocak 2010 Saat:18:49
“Eğer farklı yer ve zamanlarda, farklı karakterlere bürünüyorsak beynimizde bir sorun vardır.”işte bu cümle siyasetçileri anlatıyor:)
25 Ocak 2010 Saat:11:37
Aaa biri mim dedi, aklıma yıllar önceki mimin geldi.Teesüflerimi bildiriyorum burdan, hıh.
Yazı, fikirler iyi hoş da biz hep çevre faktörü, aile faktörü cart curt faktörü kişiliğimizi etkilemiştir, genetiğin dışında gibi zırvalıklarla büyüdür.Aslında enine boyuna, düşününce pek de zırvalık gibi de gelmiyor hani.Hayata bakış açım, bir Alman’dan, İngiliz’den, Ermeni’den kısacası herkesten farklı ama biz Türkler olarak bir noktada birleşebiliyoruz, en azından hepimizin bir ortak noktası var -Türk olmak gibi:P- gelenek, göreneklerimiz en azından, bizi biz yapan şeyler bunlar mı ondan da emin değilim ama, en azından toplum olmamızı sağlayan şeyler.
Ama şimdi yazına tekrar bakınca yanlış düşünmüş olabileceğimi anladım.Bu hâlimle başka bir yerde uyanmış olsam hiçbir şey olmazdı, aynı ben olurdum tabi ki, ailenizin haspamı.Üstteki yorumu da silmeyeyim kalsın madem.
31 Ocak 2010 Saat:13:12
Ne yaptığımız ne giydiğimiz, insanların bize olan tepkilerini değiştirir. Sosyal varlıklar olduğumuz için biz de değişiriz. Başka zamanların ideolojileri de farklı olurdu, ve etkilenirdik bence. Jane Austen İngiltere’sinde doğmuş olsam, hayatta tek amacım çeyizime uygun yıllık gelirli bir erkek bulmak olurdu mesela.
Bu Fight Club mantığından uzak ama; yine de bir bakış açısı
16 Şubat 2010 Saat:23:30
paylasım için teşekkürler