Atlantis
Denemeler, Resim Albümleri 12 Nisan 2008, Cumartesi
Atlantis, dünyanın kayıp uygarlığı. Çocukken hep görürdüm Atlantis ile alakalı çizgi filmleri. Aslında Atlantis’in hala var olduğu, ama gizli olduğu anlatılırdı. Çok merak ediyordum. Gerçekten bambaşka bir yer mi acaba diyordum içimden. Büyümeye dair hayallerimin içinde Atlantis’i bulmak vardı. Bi gün, ama mutlaka bi gün, Akdeniz’de bir yerlerde saklı olduğunu sandığım kayıp kıtayı bulup, orada yaşayacaktım. Belki de onları dünya ile barıştırıp tekrar yeryüzüne çıkmalarını sağlayacaktım. Olmaz mı? Olabilir
Atlantis aslında Eflatun‘un naklettiği bir yermiş. Wikipedia’da Atlantis’in “Ad-land” (Ad Ülkesi) olarak adlandırıldığı, bunun da Kur’an’daki Ad Kavmi ile bir alakasının olabileceğinden bahsedilmiş. Bu durumda bizim hayallerimizde büyüttüğümüz Atlantis’in aslında öyle pek de ahım şahım bir yer olmadığı anlaşılıyor. Bunun da ötesinde lanetlenmiş (helak olmuş) bir memleket bile olabilir. İşler sandığımızdan da karışık, Mu adında bir uygarlığın da kayıp olduğuna inanılıyor. Hatta ispat olarak Naacal Tabletleri diye bir şeyden bahsediliyor. Ve bir iddiaya göre Atlantis, Mu Uygarlığının bir kolonisiymiş. Aslında Eflatun yalnız değilmiş
Onun tanımladığı Atlantis ile günümüzdeki imajı arasında ciddi farkların bulunduğu biliniyor.
Eflatun’un bunu uydurduğu düşünülüyor
Hatta bunun masal olduğuna inanlar arasında öğrencisi Aristo da var. İnsan talebesine bile güvenemiyormuş demek ki o dönemde
İnternet üzerinde Atlantis’in varlığına dair birçok tartışma var. Nedense ben artık Atlantis’in varlığına pek inanamıyorum. Kesin yoktur da demiyorum da biraz uçuk bir fikir gibi geliyor. İşin garibi herkes Atlantis’in farklı bir yerde olduğunu iddia edip (bunların arasında Çanakkale ve Manisa da var
) orayı araştırmaya gidiyor. İşleri güçleri yok mudur başka diye düşünmekteyim. Var olmuş olsun ya da olmasın ismi bir çok yere verilmiş Atlantis’in. Bana Atlantis artık reklam amaçlı bir öğe gibi gelmeye başladı. Hiç büyümese miydik acaba?
Bu konu nereden açıldı diyebilirsiniz. Campanella’nın Güneş Kent’ini okuyorum bu aralar. Ütopya deyince aklıma hep Atlantis geliyor. Denizlerin altında, hala yaşayan mükemmel bir imparatorluk, insanların mutlu olduğu, gelişmiş, bilim ve sanatta çok ileri gitmiş mükemmel bir yer. Bir parça ütopya tattıralım size, bunlar da Atlantis Resimleri…
Atlantis by *Iribel on deviantART
The Forgotten Atlantis by ~firedudewraith on deviantART
atlantis by ~XstrengthXbeautyX on deviantART
Atlantis by ~Frasko on deviantART
Atlantis by ~Piratentunte on deviantART
Atlantis by ~TheOnlyFallacy on deviantART
Greetings from Atlantis by ~insanitydealer on deviantART
Atlantis by ~zootso on deviantART
Atlantis by ~MechaDaveO on deviantART
Etiketler: aristo, atlantis, campanella, eflatun, güneş kent, kavim, kıta, plato, ütopya


13 Nisan 2008 Saat:00:24
keşfedilmemiş mutluluk dünyası olsaymış.. dediğin gibi denizin altında

ve bir tutam mutluluk alabilmek için gidilebilseymiş en umutsuz anlarda..
ütopya ama güzel
13 Nisan 2008 Saat:05:48
Ad kavmi ile ilişkilendirme cok mantıklı olmuş bana kalırsa.
13 Nisan 2008 Saat:12:20
Bilinmeyenler, gizemler hep ilgi çekici gelmiştir insanoğluna… Atlantis de böyle bir şey. Atlantis’te insanı kendine çeken bir diğer unsur da denizin altında, kendini dış dünyaya karşı izole etmiş olması. Özellikle çocuklar için fevkalade bir düşünce bu. Hangimiz evde sadece kendimizin girebileceği küçük çadırlar kurmaya çalışmadık ki?:D Şahsen ben çok denedim. Ama mimarlık yeteneği yokmuş ben de hepsi yok oldu gitti
Mutlulukla dolup taşmış bir su altı dünyası… Nasıl da cennet tasvir edilmiş aslında.
Belki Ütopya değildir ha? Bence inanmaya devam. Ne kaybederiz ki?
13 Nisan 2008 Saat:13:00
@minare; aslında aradaki fonetik benzerlik bana da çok mantıklı geldi, ilk okuyunca heyecanlandım bile
Bence de mantıklı durmakta ama hayalimdeki Atlantis imajının çizilmesi beni üzmekte…
Üstadım, siz var derseniz vardır, inanmaya devam derseniz inanırız
Şaka bir tarafa, hakikaten şu izole olma teorisi hoşuma gitti. İnanması, inanmamaktan daha güzel göründü gözüme
@GM; hocam, hoşgeldiniz. Verdiğiniz rehberlik dökümanı için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Allah sizi başımızdan eksik etmesin
13 Nisan 2008 Saat:15:34
Sertalp “Prestij” filmini izledin mi bilmiyorum. Sihirbazların çekişmesi ile ilgili hoş bir filim. Orada “kandırılmak istiyorsunuz” diyor ihtiyar. Sanırım bu Ad kavmi olayı senin hayallerini tırmalıyor. Bu Atlantis konusunda kandırılmak istiyorsun. Ama tabi hoş bir istenç. Ben de olsam, utopik dunyama zarar verecek her fikirden ve dusunceden korkardım
13 Nisan 2008 Saat:19:26
Güzel bir yorum ve değerlendirme yapmışsın. Fight Club’ı izledikten sonra bu tip kandırılma, sürü psikolojisi düşüncelerine karşı çıkmaya başlamıştım. Bu konuda ben de sana Mağara Alegorisi’ni okumanı tavsiye edebilirim. Tam olarak dediğin konuda yazılmış güzel bir yazı.
Düşündüm, her ne kadar kandırılmayı sevmesek de, birkaç tane küçük “kandırık katılmış hayal”in belki de zararı olmaz bize. Zaten Ad Kavmi’ni değil, hayalimde canlandırdığım bir yeri özlüyorum. Adı Atlantis veya Matlantis olsun. Önemli olan güzel hayallere sahip olmak
13 Nisan 2008 Saat:21:36
mutluluklar şehri
mutlulukların kayıp şehiri
zaten mutlulukta kayıp değil mi ?
14 Nisan 2008 Saat:08:46
hala benim hayallerimde güzel ve büyülü ülke ama…