Karar Veremiyorum…
Bir Cümle 22 Kasım 2009, PazarAnladım ki, insan ne kadar derinleşirse, onu anlayan insan sayısı o kadar azalıyor. Şimdi karar veremiyorum; bu sığlıktan kurtulup denemeli mi derinleşmeyi, yoksa herkesle sığ sularda mı beklemeli…
Anladım ki, insan ne kadar derinleşirse, onu anlayan insan sayısı o kadar azalıyor. Şimdi karar veremiyorum; bu sığlıktan kurtulup denemeli mi derinleşmeyi, yoksa herkesle sığ sularda mı beklemeli…

23 Kasım 2009 Saat:12:53
Söz uçar yazı kalır diyerek Facebook’tan bir yorumu buraya aktarayım…
Vehbi:
Buna benzer düşüncelerin beynimi kemirdiği bir dönemde, ender dinlediğim Humanity dersindeki bir efsanede ve sonrasında Atatürk’ün bir sözünde buldum kendi cevabımı.
Hubris diye bir kavramdan bahsediyordu hoca. Başarılardan sonra gelen gururla, kibirlenme ve etrafındakileri küçümseme duygusu… Ben de o dönem etrafımda beni anlayan çok fazla kişi olmamasından muzdariptim zihnimde. ( Kimseyi sığ görmemeye veya küçümsememeye çalışırım, o ayrı ) Ama yine de anlayamamalarını, kendi üstün yetilerime bağlıyordum bilinçsizce. Bazen zihnimde şu nakarat tekrarlanırdı ( Yerim yurdum dar geldi, elimde olan az geldi, çok bilmek dünya derdi, derdim beni vurdu yola – Demir Demirkan ) Oysa ki kendimi ifade edemiyorsam, o kadar da üstün yetilerim yok diye düşündüm bir an. Belki de hubris dediği şeydi hocanın yaşadığım.
Sonrasında Atatürk’ün bir sözünü okudum bir yerde. “Aydın insan, halkın önünde giden fakat dirseği halka temas eden insandır” tarzı bir söz. Artık problemi tanımlamıştım…. Devamı
Sonraki basamaklar, rutin mühendislik basamakları; then analyse the problem, generate solution alternatives, evaluate them and identify better ones…