Tavşanların Cenneti
Bilgisayar, Resim Albümleri 29 Ocak 2009, Perşembe
Eskiden bloglarda gördüğüm bir mim vardı, herkes kendi masaüstünün resmini çekip bloguna koyuyordu. Bu mim bana ulaşamadı, zaten ulaşsa da masaüstüm çok dağınık olduğu için o resmi hayatta koymazdım. Ben masaüstü resmini sık sık değiştirmeyi seven biriyim. Nasıl müzikler bana birşey hatırlatıyorsa, masaüstü resimlerim de birşeyler çağrıştırıyor. Bugünlerde masaüstümde kullandığım mükemmel bir resim var, bunu sizinle paylaşmak istedim. Bakalım siz beğenecek misiniz “Tavşanların Cenneti“ni?
Resim hakkında fikir belirtmek, masal yazmak serbest
Etiketler: blog, doğa, havuç, hayvan, masaüstü resimleri, resim, tavşan, wallpaper


29 Ocak 2009 Saat:14:02
alice’in tavşanının ana vatanı gibi geldi bana =)
29 Ocak 2009 Saat:16:20
şimdi”bir tıp öğrencsisin hazin masalı” nı yazmak isterdim. ama masalın kahramanının bir an önce bilgisardan ayrılıp çalşması lazım.yarın büyük gün.dönem finali.insallah yarın sınavda şu devasa havuça bön bön bakan tavşiler gibi bakakalmam sorulara.umarım benim de hepimizin de hep masallarımız güzel ilerler güzel biter..
29 Ocak 2009 Saat:16:29
Aritmik; sınavınızda tekrar tekrar başarılar dilerim.
Sınavdan sonra rahat rahat yazarsınız masalınızı
BlahBlah; olabilir sanırım :))
29 Ocak 2009 Saat:19:59
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel içinde, kalbur saman içinde. Deve tellal iken, horoz imam iken, manda berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken… Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten… Annem kaptı maşayı, babam kaptı küreği, gösterdiler bana kapı arkasındaki köşeyi… O öfke ile Tophane minaresini cebime sokmayayım mı borudur diye…
abooo… ora nasıl bir yer. toprağın altındada meğer bi hayat varmış. meğer havuçlar alemi tavşanlara kızmış kendilerini çekmeye çalışnları onlarda oraya hapsediyomuş..havuç, benim yüz bin milyon kat büyüklüğünde çıkmaya gör
çevreme şöle bi baktım anamın anası mı dersin, yoksa kaybolan kardaşım mı dersin herkes orda bana ” naberr” deyip nanik yapmasınlar :O sonra geri döndüm havuça bakıyordum ki o ara benim teyzeoğluda flaşı patlatıvermiş.. sonrası malummm manşet olmuşuz sertalp bilalin masasın üstüne…
O öfke ile Tophane güllesini cebime doldurmayayım mı darıdır diye… Orada buldum iki çifte bir kayık. Çek kayıkçı Eyüb’e…
yüb’ün kızları haşarı… Bir tokat vurdular enseme, gözlerim fırladı dışarı… Orada gördüm bir kız… Adı Emine, gittim yanına… Bir tarafı tozluk dumanlık, bir tarafı çayırlık çimenlik, bir tarafı sazlık samanlık…
Bir tarafta boyacılar boya boyuyor renk ile… Bir tarafta demirciler demir dövüyor denk ile… Bir tarafta Mehmet Ali Paşa cenk ediyor şevk ile… Anan yahşi, baban yahşi, kurtuldum ellerinden… vardım masal ilineeeeeeeeeeeeeeeee
neyse üstadım ben bir tavşan iken öteki hayatımda bir sabah anamın yanına vardım
”ana ana anaaaaaaaaaaaaaaaaaa ben artık üyüdüm. çalışmak istiyorum” dedim. anamda bana ” eyi o zaman get şu karşıda ki tarlaya gir havuçları topla, ama dikkat et bazıları pek fenadır ” dedi. neyse ben anama inanmadım fenalık konusunda. bir havuç ne kadar fena olur ki diye geçirdim içimden.. sonra tarlaya vardım. bir havuç, iki havuç, üç havuç çıkardım derken. birini çıkartamadım. kökü bi türlü gelmiordu elime. inat ettim ”benim olacaksın namuzsuz ” dedim. sonra tam tuttum çekiom beni toprağın altına girmeyeyim
gökten 3 elma düşmüş. biri benim başıma biri havucun tepesine biri de sertalp’in başına biri de bunu sabırla okuyan benden sonra ki yorumcuya
4 mü etti ne
6 Şubat 2009 Saat:22:12
benim cennetimde, dünyanın dört bir yanına uçak biletleri var
selamlar bilalcim, keyifler yerindedir umarım. görüşmek üzere.
7 Şubat 2009 Saat:10:36
Oooo Emrecim
bununla alakalı bir resim bulursam Emre’nin Cenneti adıyla koyarım siteye
Simarigim; bu güzel hikaye için çok teşekkür ettim. Bi sen cesaret edebildin, ayın çalışanı seçtim seni