Şimdi yine blog ahalisi “reklam yapıyosun” diye başıma üşüşecek ama aklıma geldi yazmadan edemeyeceğim. Google yani internetin anahtarı olmasa başımıza neler gelirdi düşünmesi bile korkunç sanırım. Hayatımıza öyle girmiş ki ne ihtiyacımız olsa google’a soruyoruz, neredeyse bir şeyimizi kaybetsek onu da ona soracağız.

Az çok bilirsiniz Google’nın hikayesini. İki öğrenci ödev olarak hazırlamışlar, özellikle de vurgulanır “bir yurt odasında.” Sanırım diğer birkaç büyük site de böyle yurt odasında hazırlanmış. Tesadüf müdür yoksa var mıdır bir hikmeti bilinmez. Kaç senedir yurtta kalırım (3 sene lise, 2.5 sene üniversite) hala zengin olamadım :D Neyse konuyu saptırmayalım. Google aslında çok mübarek bir buluş. İnternette bir yerde okumuştum sanırım, “Google olmasa bu okul nasıl biterdi” demiş bir arkadaş. Valla okuyunca ben de farkettim. Bizim Hüseyin’in küçük bir kız kardeşi var (Hercai) ilkokula gidiyor. İnternete girip, google’ı açıp oyun aratmış. Hüseyin bunu anlatırken ikimizin de yüzündeki şaşkınlığı görmeliydiniz. Yani 7′den 77′ye lafı pek de yalan değil hani, herkes kullanıyo google’ı.

Artık internetsiz yaşayamaz bir duruma geldiğimizden aslında pek de garip değil sanki :D Evde de bişeyi arayacağımız zaman hemen annemize sormaz mıyız :) Evin Google’ı annedir derim ben. Neyin nerde olduğunu anneler bilir :D Bu açıdan evdeki hayatımızın da yarısı annemizdir diyebiliriz sanırım.

Neyse tekrar tekrar Google’a dönüyorum. Yahu Google eğer bir arama motoru olarak kalsa iyiydi. Ama annemizle yarış etme heyecanı içinde olduğunu sandığım google Adsense işine felan da girerek evin babası rolünü de üstlenmek istedi sanırım. O da yetmedi “ben büyük birader (big brother) olacam” dedi ve google maps’i çıkardı. Sağım google, solum google, döndüm baktım dünya google oldu vallahi. Reader’ıydı, GMail’iydi derken etrafımızı iyicene sardı. Bundan sonra da bu böyle devam eder sanırım. :)

Şikayetçi miyim peki? Yok valla değilim. Eğer ilerde Google’da çalışırsam çok da sevinecem ayrıca. Çalışma masamın üzerinde, Google bana yolladığı mektup hala duruyor, ilerde mülakata felan gidersem bu mektubu gösterip “siz bana umut verdiniz nolur geri çevirmeyin” diyecem :) Der miyim, derim :D

Bu arada Google Maps’in hayatımıza ne kadar girdiğinin küçük ve esprili bir örneği olan bu videoyu izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Etiketler: , , ,